İnsanlık tarihinin sıfır noktası olarak kabul edilen Anadolu’nun kadim mirası, Roma’daki büyük başarısının ardından şimdi de Almanya’nın başkenti Berlin’de tarih meraklılarıyla buluştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Berlin Museuminsel kompleksi içindeki James-Simon Galerie’de gerçekleştirilen özel bir sergiyle, 12 bin yıllık eşsiz tarihi Avrupa’nın kalbine taşımanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.
Açılışta yaptığı konuşmada Bakan Ersoy, serginin ziyaretçileri insanlık tarihinin en erken ve en çarpıcı dönemlerine götürdüğünü belirtti. Göbeklitepe ve çevresindeki Taş Tepeler projesi sayesinde gün yüzüne çıkan bu mirasın, insanlığın ortak geçmişine ışık tuttuğuna dikkat çekildi.
Medeniyet Tarihini Değiştiren Keşifler
Arkeolojinin sadece toprağı kazmak değil, aynı zamanda insanlığın ortak hafızasındaki tozu silmek olduğunu vurgulayan Ersoy, geçmişin modern dünyaya hala öğretecek çok şeyi olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin yürüttüğü arkeolojik çalışmaların dünya çapında ses getirdiğini belirten Ersoy, Taş Tepeler Projesi’nin bilinen tarihi gerçekleri kökten değiştirdiğini şu sözlerle aktardı:
“Medeniyet kavramının filizlendiği ve Bereketli Hilal olarak bilinen coğrafyanın Türkiye sınırları içinde kalan bölümünde, özellikle Şanlıurfa ve çevresinde, insanlığın yönünü belirleyen en önemli değişim ve dönüşümlerin yaşandığı ortaya çıkmıştır. Neolitik Çağ’da, avcı-toplayıcı yaşam biçiminden yerleşik hayata ve besin üretimine geçiş sürecinin en erken izleri, 12 bin yıllık geçmişiyle Göbeklitepe ve Taş Tepeler adı altındaki yerleşim alanlarında keşfedilmiştir.”
Sergilenen eserler, tarım toplumlarından çok daha önce karmaşık toplumsal yapıların, inanç sistemlerinin ve sanatın var olduğunu kanıtlıyor. Göbeklitepe, Karahantepe ve Sayburç gibi alanlardan çıkarılan buluntular ışığında sergide öne çıkan temalar şunlardır:
- Neolitik insanın doğa ile kurduğu ilişki ve dünyayı algılayış biçimi.
- Sembolik düşünce, ortak ritüeller ve kamusal yaşamın erken örnekleri.
- Mimari ve heykeltıraşlık alanındaki şaşırtıcı ustalık.
- Günlük yaşam pratikleri ve toplumsal örgütlenme modelleri.
Kültürel Diplomasi ve Uluslararası İş Birliği
2021 yılında başlatılan Taş Tepeler Projesi, sadece yerel bir kazı çalışması olmanın ötesinde, uluslararası bir bilimsel iş birliği ağına dönüşmüş durumda. Bakan Ersoy, projenin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Göbeklitepe ile birlikte bölgedeki diğer çağdaş Neolitik yerleşimleri de kapsadığını hatırlattı. Bu kapsamda atılan somut adımlar ve gerçekleştirilen etkinlikler, projenin küresel çapta ne denli yankı uyandırdığını gösteriyor.
Tablo: Taş Tepeler Projesi Kapsamında Öne Çıkan Etkinlikler ve Lokasyonlar
| Etkinlik / Lokasyon | Detaylar |
|---|---|
| Dünya Neolitik Kongresi (2024) | Şanlıurfa’da düzenlendi. 64 ülkeden 487 kurumu temsilen 1.000’i aşkın bilim insanı katıldı. |
| Roma Sergisi (2024-2025) | Kolezyum’da “Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi” başlığıyla düzenlendi ve yoğun ilgi gördü. |
| Uluslararası Konferanslar | Kazı ekipleri tarafından dünyanın farklı ülkelerinde 100’ü aşkın konferans verildi. |
| Fotoğraf Sergileri | Isabel Munoz’un eserleri İstanbul, Ankara ve Madrid’de sergilendi. |
Ersoy, önümüzdeki süreçte Birleşik Krallık, Japonya ve Fransa’daki kurumlarla da benzer sergiler için görüşmelerin sürdüğünü müjdeledi.
Almanya ile Köklü Arkeolojik Bağlar
Türkiye ve Almanya arasındaki bilimsel iş birliğinin derinliğine vurgu yapan Bakan Ersoy, 1929 yılında İstanbul’da kurulan Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün katkılarına değindi. Konuşmasında, Göbeklitepe’nin dünyaya tanıtılmasında büyük emekleri olan merhum Prof. Dr. Klaus Schmidt ve Alman Arkeoloji Enstitüsü eski Müdürü Harald Hauptmann‘ı saygıyla andı.
Açılışa katılan Almanya Federal Hükûmeti Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer de serginin Müze Adası’nda yer almasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Weimer, sergilenen eserlerin insanlık tarihi açısından olağanüstü bir öneme sahip olduğunu belirterek, bu bulguların arkeolojide yeni ufuklar açtığını ifade etti. İki bakanın açılış öncesi yaptığı görüşmede, geleceğe dönük ortak projelerin de ele alındığı bildirildi.
Bakan Ersoy konuşmasının sonunda, serginin hazırlanmasında emeği geçen Prof. Dr. Barbara Helwing, Prof. Dr. Necmi Karul, ünlü fotoğraf sanatçısı Isabel Munoz, Türk Hava Yolları ve ilgili tüm kurum çalışanlarına teşekkürlerini sundu.

