Türkiye’nin 1994 yılında başlayan mobil iletişim serüveni, 5G teknolojisinin devreye alınmasıyla birlikte bambaşka bir boyuta taşınıyor. İletişimden sanayiye, eğitimden sağlığa kadar pek çok alanda köklü değişimlerin kapısını aralayacak olan bu teknoloji, yarın düzenlenecek törenin ardından 1 Nisan itibarıyla resmen kullanılmaya başlanacak. Kesintisiz ve yüksek güvenlikli haberleşme imkanı sunacak olan 5G, Türkiye’nin dijital dönüşümünde kritik bir rol üstlenecek.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Tarihi Tören
Türkiye’de mobil iletişimin 32. yılında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde özel bir tören gerçekleştirilecek. Bu törenin ardından 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisine geçiş süreci başlayacak. İlk sinyalin alınmasıyla birlikte hizmetler, belirlenen bir takvim doğrultusunda ülke geneline yayılacak. Hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz yıl üç operatörün katılımıyla yapılan 5G yetkilendirme ihalesinden 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde edilmişti.
Türkiye’nin Mobil İletişim Kronolojisi
Türkiye’nin kablosuz iletişimle tanışması 1986 yılına, araç telefonlarında kullanılan 1G teknolojisine kadar uzanıyor. Ardından gelen süreçte teknolojik sıçramalar şu şekilde gerçekleşti:
| Teknoloji | Giriş Yılı | Öne Çıkan Gelişme |
|---|---|---|
| 1G | 1986 | Araç telefonları ile ilk tanışma. |
| 2G | 1994 | SMS ve veri aktarımı başladı; ilk cep telefonu görüşmesi yapıldı. |
| 3G | 2009 | Mobil veri hızı ve internet kullanımı önem kazandı. |
| 4,5G | 2016 | İnternet hızında 10 kat artış sağlandı. |
| 5G | Gelecek | 10 kat daha fazla hız ve kesintisiz haberleşme. |
Türkiye’de ilk cep telefonu görüşmesi, 23 Şubat 1994 tarihinde dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i aramasıyla tarihe not düşülmüştü. 2009’da 3G’ye geçen Türkiye, 1 Nisan 2016’da ise 4,5G ile mobil internet hızını 10 katına çıkarmıştı.
Yerli ve Milli Teknoloji Önceliği
5G dönüşümünde Türkiye’nin en temel vizyonu, teknolojiyi sadece tüketen değil, aynı zamanda yerli imkanlarla üreten bir ülke olmak. Bu kapsamda, 5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilere kademeli olarak artan oranlarda yerli malı belgesine sahip ürün kullanma zorunluluğu getirildi. Şirketlerin yüzde 60’a varan oranlarda yerli ürün, ürün tedarik durumuna göre de yüzde 30’a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanması gerekecek.
Sektörün gücünü artırmak amacıyla kurulan Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK), 160’tan fazla firma ve 8 bini aşkın çalışanıyla faaliyet gösteriyor. TÜBİTAK ve UDHAM destekli “Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi” ile baz istasyonlarından yazılımlara kadar pek çok kritik bileşen yerlileştirildi. Nitekim Hasdal Akıllı Yol Projesi’nde yerli 5G çekirdek şebeke ve ULAK baz istasyonları başarıyla test edilerek devreye alındı.
Sektör Temsilcilerinden Stratejik Vurgu
Türkiye’nin dijitalleşme sürecine dair değerlendirmelerde bulunan Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı, 32 yıldır bu yolculuğa öncülük ettiklerini belirtti. Kazancı, şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizin rekabet gücü, veri ekonomisi ve dijital bağımsızlığı açısından stratejik önemde bir çağ başlıyor. Turkcell olarak, bu yeni dönemin de merkezinde yer alıyoruz. 5G hamlesiyle haberleşme standartlarını yükseltmekle kalmıyor, Türkiye’nin sanayiden sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar her alanda küresel rekabet gücünü perçinliyoruz. 5G ile birlikte yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermeyecek, Türkiye’nin yarınlarını da daha sağlam bir altyapı üzerinde şekillendireceğiz.”
TÜRKSAT’ın altyapı desteği, ULAK’ın milli üretimi ve GSM operatörlerinin yatırımlarıyla Türkiye, bilişim çağında daha bağımsız ve güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyor. Külliye’de düzenlenecek törenle “Dijital bağımsızlıkta stratejik önemde bir çağ başlıyor” mesajı verilecek.

