43 gün süren ve ekonomiye ağır darbe vuran hükümet kapanması, Temsilciler Meclisi’nin de onayıyla resmen sona erdi. Gözler şimdi ekonomideki toparlanma sürecinde.
ABD Başkanı Donald Trump, ülke tarihindeki en uzun hükümet kapanmasını sona erdiren geçici bütçe harcama yasasını imzalayarak 43 gündür süren siyasi krize son verdi. İmza, tasarının Temsilciler Meclisi’nde onaylanmasından sadece iki saat sonra geldi.
Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi, Senato’dan geçen paketi 209’a karşı 222 oyla kabul etti. Trump’ın imzasıyla birlikte, 43 gündür ücretsiz izinde olan yüz binlerce federal çalışanın bugünden itibaren işlerine dönmesinin yolu açıldı. Ancak, kapanma nedeniyle aksayan tam hükümet hizmetlerinin ne kadar sürede normale döneceği belirsizliğini koruyor.
Yasa, federal hükümetin finansmanını 30 Ocak’a kadar uzatacak ve bu süreçte ülkenin 38 trilyon dolarlık borcuna yılda yaklaşık 1,8 trilyon dolar ekleyecek. Kapanmanın sona ermesi, özellikle Şükran Günü tatili öncesinde havaalanlarında yaşanan aksaklıkların giderilmesi ve seyahat güvenliğinin sağlanması açısından kritik önem taşıyor.
Ekonomistler, rekor düzeydeki kapanmanın altı haftalık süreçte gayri safi yurtiçi üründen (GSYİH) her hafta onda birden fazla puan sildiğini tahmin ediyordu. Kamuoyunun krize tepkisini ölçen Reuters/Ipsos anketine göre ise Amerikalıların %50’si kapanmadan Cumhuriyetçileri sorumlu tutarken, %47’si Demokratları suçladı.
Finans Hattı Yorumu:
43 günlük rekor kapanmanın sona ermesi, piyasalar için kısa vadeli bir rahatlama nefesi anlamına geliyor. Siyasi belirsizliğin ortadan kalkması ve federal hizmetlerin yeniden başlayacak olması, özellikle kapanmadan doğrudan etkilenen havacılık ve turizm gibi sektörler için pozitif bir gelişme. Ancak bu, hasarın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Ekonominin her hafta GSYİH’den bir miktar kaybetmesi, büyüme rakamlarına olumsuz yansıyacaktır ve bu etkinin tam olarak ne kadar olduğu, gecikmiş ekonomik veriler açıklandıkça netleşecektir.
Bu anlaşmanın sadece 30 Ocak’a kadar geçerli olan “geçici” bir çözüm olduğunu unutmamak gerek. Bu, altta yatan bütçe anlaşmazlıklarının çözülmediği, sadece ertelendiği anlamına geliyor. Washington’daki siyasi kutuplaşma devam ettiği sürece, birkaç ay sonra yeniden bir kapanma riskiyle karşı karşıya kalma ihtimali masada duruyor. Yatırımcılar ve piyasalar, bu geçici ateşkesin kalıcı bir bütçe anlaşmasına evrilip evrilmeyeceğini yakından izleyecektir. Anket sonuçlarının da gösterdiği gibi, siyasi maliyetin iki partiye de yakın bir şekilde dağılması, gelecekteki müzakerelerde tarafların ne kadar uzlaşmacı olacağı konusunda belirsizlik yaratıyor.












