VERGI DÜZENLEMESİ KABUL EDİLDİ: 72 AY TAKSİT VE YENİ İSTİSNALAR
Vergi Borçlarına Yapılandırma ve Yabancı Kaynak Girişini Teşvik Eden Kanun Teklifi TBMM’de Kabul Edildi
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, vergi borçlarının 72 aya kadar vadelendirilmesi ve yabancı kaynak girişini teşvik eden önemli düzenlemeleri içeren kanun teklifi kabul edildi. Teklif, vergi tahsilatında yeni imkanlar sunarken, aynı zamanda yurt dışı kazançlara yönelik teşvikleri de beraberinde getiriyor.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile birlikte, vergi borçlarının yapılandırılması ve farklı alanlarda vergi istisnaları gündeme geldi. Teklif kapsamında, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, borçluya vergi borçlarını 72 aya kadar faizle birlikte tecil etme imkanı tanınıyor. Borçlu, ödemenin kendisini çok zor durumda bırakacağını ispat etmesi ve teminat göstermesi durumunda bu haktan yararlanabilecek. Ancak, tecil edilen borç toplamının 1 milyon TL‘yi aşmadığı durumlarda teminat şartı aranılmayacak. Bu tutarın üzerindeki borçlar için ise 1 milyon TL’yi aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterme zorunluluğu getiriliyor. Cumhurbaşkanı’nın bu tutarları 10 katına kadar artırma veya indirme yetkisi bulunuyor.
Ayrıca, Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, Türkiye dışında elde edilen ve gelir vergisinden istisna tutulan kazanç ve gelirler için, bu istisnadan yararlanılan süre içinde veraset yoluyla intikal eden mallar için veraset ve intikal vergisi oranı yüzde 1 olarak belirlendi. Bu düzenleme, yurt dışı kaynak girişini teşvik etmeyi amaçlıyor.
Teklif, teknogirişim şirketlerinde çalışan personele verilen bedelsiz veya indirimli pay senetlerine yönelik gelir vergisi istisnasında da önemli değişiklikler öngörüyor. İstisna, ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı ile sınırlandırılırken, pay senetlerinin elde tutulma sürelerine göre vergi istisnasının geri alınma oranları da yeniden düzenlendi. Örneğin, pay senetlerinin 2 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, 3 ila 4 yıl arasında elden çıkarılması halinde yüzde 75‘i, 5 ila 6 yıl arasında ise yüzde 25‘i gecikme faiziyle işverenden tahsil edilecek.
Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen yeni madde ile, Türkiye’de yerleşik sayılan gerçek kişilerin, son 3 takvim yılında Türkiye’de ikametgahı veya vergi mükellefiyeti bulunmaması şartıyla, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna olacak. Bu istisna, 1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’ye yerleşenlere uygulanmak üzere yürürlüğe girecek.
Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na eklenen “Nitelikli hizmet merkezi” tanımıyla, en az 3 farklı ülkede faaliyet gösteren ve gelirlerinin en az yüzde 80‘ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketlerine yönelik düzenlemeler getirildi. Bu merkezlerde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin belirli bir kısmına gelir vergisi istisnası uygulanacak. İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri için bu istisna oranı brüt asgari ücretin 5 katına kadar çıkabilecek.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, yurt dışından alınan malların Türkiye’ye getirilmeden yurt dışında satılması veya aracılık edilmesiyle sağlanan kazançlar için indirim oranı yüzde 95 olarak belirlendi. İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlar için bu oran yüzde 100 olacak. Bu düzenlemeler, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlayarak geçerli olacak.
Ayrıca, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027‘ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi imkanı getirildi.
Finans Hattı Yorum:
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen vergi düzenlemeleri, hem bireysel hem de kurumsal düzeyde önemli fırsatlar ve yükümlülükler getiriyor. Vergi borçlarının 72 aya kadar vade ile yapılandırılabilmesi, ödeme gücü zorlanan mükellefler için önemli bir nefes alma alanı yaratırken, potansiyel olarak tahsilat oranlarını da artıracaktır. Bu durum, makroekonomik istikrar açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
Yabancı kaynak girişini teşvik etmeye yönelik adımlar ve özellikle teknogirişim şirketlerine sağlanan gelir vergisi istisnaları, Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon alanındaki potansiyelini güçlendirebilir. 20 yıl boyunca yurt dışı kazançlardan gelir vergisi alınmaması ve nitelikli hizmet merkezlerine yönelik teşvikler, özellikle uluslararası yatırımcılar ve global ölçekte faaliyet gösteren şirketler için cazip bir ortam oluşturma potansiyeli taşıyor. Bu tür düzenlemeler, döviz girişini artırarak cari açık üzerinde olumlu bir etki yaratabilir.
Yatırımcıların ve şirketlerin bu düzenlemelerden en iyi şekilde faydalanabilmesi için, ilgili bakanlıklar tarafından yayımlanacak usul ve esasları dikkatle takip etmeleri önem arz ediyor. Özellikle 31 Temmuz 2027‘ye kadar yurt dışı varlıkların bildirimi, söz konusu varlıklara sahip olanlar için kritik bir son tarih olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki indirim oranlarının İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösterenler için yüzde 100‘e ulaşması, bu bölgeyi yabancı sermaye çekme konusunda daha da iddialı hale getirecektir. Gelecek dönemde, bu düzenlemelerin pratikteki uygulamaları ve ekonomik etkileri yakından izlenecektir.












