Cari Açık Mart Ayında Rekor Kırdı: 3 Yılın En Yüksek Seviyesine Ulaştı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan mart ayı ödemeler dengesi istatistiklerine göre, ülkenin cari işlemler açığı 9 milyar 672 milyon ABD doları ile son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin piyasalara yansıdığı bir döneme denk geldi.
Mart ayında ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 9 milyar 515 milyon ABD doları olarak kaydedildi. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 3 milyar 886 milyon ABD doları açık verdi. Ekonomistlerin beklentisi, mart ayı cari açığının 9,7 milyar dolar civarında seyredeceği yönündeydi. Şubat ayında aylık cari açık 7,5 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.
Yıllıklandırılmış verilere bakıldığında, mart ayında cari açık yaklaşık 39,7 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi 77,8 milyar ABD doları açık verirken, hizmetler dengesi 63,1 milyar ABD doları fazla verdi. Birincil ve ikincil gelir dengesi ise sırasıyla 23,8 milyar ABD doları ve 1,1 milyar ABD doları açık kaydetti.
Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler mart ayında 2.592 milyon ABD doları olarak gerçekleşti. Bu kalemde taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden elde edilen net gelirler sırasıyla 1.627 milyon ABD doları ve 2.246 milyon ABD doları oldu.
2026 yılı mart ayı yıllıklandırılmış cari açığının finansmanında net doğrudan yatırımlar 2,1 milyar ABD doları, krediler 38,6 milyar ABD doları ve ticari krediler 3,0 milyar ABD doları katkı sağladı. Buna karşılık, net portföy yatırımları 3,3 milyar ABD doları ve net efektif ile mevduatlar 19,7 milyar ABD doları negatif etki yarattı. Merkez Bankası net rezervlerinde ise 52,5 milyar ABD doları azalış yaşandı.
Mart ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net çıkışlar 212 milyon ABD doları olarak kaydedildi. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye toplam doğrudan yatırımları 1.015 milyon ABD doları artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 1.227 milyon ABD doları arttı.
Gayrimenkul yatırımları tarafında, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 187 milyon ABD doları gayrimenkul alımı gerçekleştirdiği, yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 243 milyon ABD doları net gayrimenkul alımı yaptığı gözlemlendi.
Yurt dışı yerleşiklerin sahip olduğu yatırım fonu paylarından kaynaklanan yükümlülükler, TCMB Ödemeler Dengesi İstatistikleri’ne Ocak 2022’den bu yana dahil ediliyor. Mart ayında yurt dışı yerleşiklerden 3.094 milyon ABD doları net satış gerçekleşti.
Mart ayında portföy yatırımlarında toplamda 14.800 milyon ABD doları tutarında net çıkış yaşandı. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi ve DİBS piyasalarında sırasıyla 1.079 milyon ABD doları ve 6.399 milyon ABD doları net satış yaptığı tespit edildi. Tahvil ihraçlarında ise yurt dışı yerleşiklerin diğer sektörler ihraçlarında 870 milyon ABD doları net alış, bankalar ve Genel Hükümet ihraçlarında ise sırasıyla 897 milyon ABD doları ve 1.213 milyon ABD doları net satış yaptıkları görüldü.
Yurt dışından kredi kullanımlarında bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 1.026 milyon ABD doları ve 1.190 milyon ABD doları net kullanım gerçekleştirirken, Genel Hükümet 22 milyon ABD doları net geri ödeme yaptı.
Diğer yatırımlar kategorisinde, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatlarında TL ve döviz cinsinden sırasıyla 4.131 milyon ABD doları ve 2.784 milyon ABD doları net azalış kaydedilerek toplamda 6.915 milyon ABD doları net düşüş yaşandı. Resmi rezervlerde ise bu ay 43.420 milyon ABD doları net azalış söz konusu oldu.
12 aylık cari açık toplamda 39,7 milyar dolar olarak açıklandı.
Finans Hattı Yorum:
Mart ayına ait cari açık verilerinin beklentilerin üzerinde ve son üç yılın zirvesinde gelmesi, Türkiye ekonomisi için önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Özellikle dış ticaret açığındaki artış ve hizmetler dengesindeki toparlanmaya rağmen cari açığın genel seyrinin yükselmesi, ithalata bağımlılığın ve küresel emtia fiyatlarındaki değişimlerin etkisinin sürdüğünü gösteriyor. Bu durum, döviz kuru üzerindeki potansiyel baskıyı artırabilir ve Merkez Bankası’nın para politikası kararlarında dikkate alması gereken bir faktör olarak öne çıkıyor.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, artan cari açık rakamları, ülkenin dış finansman ihtiyacını vurguluyor. Özellikle net portföy yatırımlarındaki ve efektif ile mevduatlardaki çıkışlar, uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye yönelik risk algısını etkileyebilecek unsurlar arasında yer alıyor. Hizmetler dengesindeki olumlu seyrin sürdürülmesi ve doğrudan yatırımların artırılması, bu açığın finansmanında kritik rol oynayacaktır.
Önümüzdeki dönemde, küresel ekonomik gelişmeler, emtia fiyatlarındaki seyrin ve jeopolitik risklerin cari açık üzerindeki etkileri yakından takip edilecektir. Reel sektörün ihracat performansını destekleyici politikaların yanı sıra, ithal ikamesini teşvik edecek adımlar ve doğrudan yabancı yatırım çekme çabaları, cari açığın sürdürülebilir bir seviyede tutulması açısından önem taşıyacaktır. Teknik olarak, döviz kurlarındaki hareketliliğin ve faiz oranlarındaki potansiyel değişimlerin piyasa aktörleri tarafından izlenmesi gerekmektedir.










