ABD Başkanı İran’ın Hürmüz Boğazı Girişimlerine Sert Tepki Gösterdi
21 Mayıs 2026 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden ticari geçişler için ücret talep etme girişimlerine karşı net bir duruş sergileyerek, bu tür bir uygulamanın kabul edilmeyeceğini belirtti. Trump, konunun yakından takip edildiğini ve uluslararası bir su yolu olan Hürmüz’ün ticari geçişlere açık kalması gerektiğini vurguladı.
Beyaz Saray’da gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, İran’ın askeri olarak mağlup edildiğini öne sürerken, Tahran yönetimi ile müzakerelerin devam ettiğini ve İran’ın nükleer silah edinmesine kesinlikle müsaade edilmeyeceğini ifade etti. İran’ın Umman üzerinden Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerden ücret alma yönündeki spekülasyonlara yanıt veren Trump, “Bu konuyu inceliyoruz, haberimiz var. Ücretli geçiş istemiyoruz, burası uluslararası bir su yolu. Daha önce de müzakere etmişler, onlarla görüşmüşler, neler olacağını göreceğiz” şeklinde konuştu.
ABD Başkanı ayrıca, İran limanlarına yönelik uygulanan ablukanın sürdüğünü ve etkin bir şekilde uygulandığını dile getirdi. Trump, “Bizim onayımız olmadan geçebilen tek bir gemi bile olmadı ve donanmamız harika bir iş çıkardı. Bizim onayımız olmadan hiçbir gemi, İran’a girmiyor veya İran’dan çıkmıyor” ifadelerini kullandı. Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ABD tarafından alınıp alınmayacağına dair bir soruya ise Trump, “Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu biz alacağız, ona ihtiyacımız yok, muhtemelen aldıktan sonra da imha edeceğiz ama onların elinde kalmasına izin vermeyeceğiz” yanıtını verdi.
Finans Hattı Yorum:
ABD Başkanı Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari geçişler için İran’ın talep edebileceği ücretlere karşı gösterdiği sert tepki, küresel enerji piyasaları ve jeopolitik gerilimler açısından kritik bir gelişme olarak değerlendirilmelidir. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği hayati bir güzergah olduğundan, bu tür bir adımın bölgedeki istikrarsızlığı artırma potansiyeli yüksektir. ABD’nin bu konudaki kararlılığı, İran’ın ekonomik baskı altında olduğu bir dönemde daha da önem kazanmaktadır.
Yatırımcılar açısından, bu tür jeopolitik açıklamalar petrol fiyatları üzerinde kısa vadeli dalgalanmalara neden olabilir. İran’ın olası bir ‘geçiş ücreti’ politikası gütmesi, deniz taşımacılığı maliyetlerini artırarak küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyebilir. Dolayısıyla, bu durumun uluslararası Canlı Altın Fiyatları ve enerji emtiaları üzerindeki etkileri dikkatle izlenmelidir.
Potansiyel bir risk faktörü olarak, ABD’nin bu konudaki “sert duruşunun” bir askeri tırmanışa dönüşme olasılığı göz ardı edilmemelidir. Ancak mevcut durumda, Trump yönetiminin önceliğinin diplomatik ve ekonomik baskı olduğu düşünülmektedir. Yatırımcıların bu gelişmeleri yakından takip etmesi ve portföylerinde jeopolitik risklere karşı dengeleyici unsurlara yer vermesi tavsiye edilir.












