USD45,98
%0.02
EURO53,66
%0.56
GBP62,05
%0.47
BIST13.903,92
%-0.44
Petrol94,32
%-3.57
GR. ALTIN6.650,95
%1.48
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
4 Haziran 2026, Per
  1. Haberler
  2. SEKTÖREL HABERLER
  3. OECD: Çelik Sektörü Çin Sübvansiyonları ve Enerji Maliyetleriyle Zorlanıyor

OECD: Çelik Sektörü Çin Sübvansiyonları ve Enerji Maliyetleriyle Zorlanıyor

OECD, Çin sübvansiyonları ve artan enerji maliyetlerinin küresel çelik sektöründe devasa kapasite fazlası ile rekabet krizi yarattığını duyurdu.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Küresel Çelik Sektörü, Çin’in Sübvansiyonları ve Artan Enerji Maliyetleri Nedeniyle Baskı Altında

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan güncel bir rapor, küresel çelik sektörünün karşı karşıya olduğu ciddi zorluklara dikkat çekiyor. Rapora göre, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji maliyetlerini artırması ve Çin’in çelik üretimine yönelik yoğun devlet sübvansiyonları, sektörde kapasite fazlası ve adil rekabetin bozulması gibi önemli sorunlara yol açıyor.

OECD’nin “Çelik Görünümü 2026” başlıklı raporu, çelik talebinde bir daralma yaşanmasına rağmen küresel üretim kapasitesinin artmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Bu durum, kapasite kullanım oranlarını sürdürülebilir seviyelerin oldukça altına indirerek sektör karlılığını olumsuz etkiliyor. Raporda, küresel atıl çelik üretim kapasitesinin geçen yıl 640 milyon tona ulaştığı ve 2028 yılına kadar 745 milyon tona yükseleceği öngörülüyor. Bu rakam, geçen yılki yaklaşık 1,8 milyar tonluk toplam küresel çelik talebinin üçte birinden fazlasına karşılık geliyor. Küresel çelik talebinde ise 2030 yılına kadar yıllık sadece %0,9 gibi mütevazı bir büyüme bekleniyor.

Raporda, küresel çelik fazlasının önemli bir kısmının (%54) Çin’den kaynaklandığı vurgulanıyor. Pekin yönetiminin, Çinli çelik üreticilerine sağladığı sübvansiyonların 2019’dan bu yana neredeyse iki katına çıktığı ve bu desteğin OECD ülkelerindeki üreticilerin aldığı desteğin 15 katına ulaştığı belirtiliyor. Bu sübvansiyonlar, Çinli firmaların uluslararası pazarları dampingli ve sübvansiyonlu ürünlerle doldurmasına olanak tanıyor. 2025 yılında Çinli çelik üreticilerinin 131 milyon tonluk rekor bir ihracat gerçekleştirdiği ve bunun 2020’ye göre %153‘lük bir artışa işaret ettiği aktarılıyor. Bu rakam, Avrupa Birliği’nin 2025 yılındaki toplam çelik üretimini bile geride bırakmış durumda. Çin’de iç pazarın yavaşlaması, üreticileri ihracata yönlendirirken, adil rekabeti tesis etme çabalarının ticari önlemlerin etrafından dolanılarak etkisizleştirildiği gözlemleniyor.

Rapor ayrıca, ham madde arzı üzerindeki artan baskılara ve enerji maliyetlerindeki yükselişe de dikkat çekiyor. Dünyada hiçbir çelik üreticisinin ham madde tedarikinde tam anlamıyla kendi kendine yetemediği bir ortamda, 42 ülkenin hurda ihracatını kısıtlaması, sektör için ek bir zorluk teşkil ediyor. Enerji, çelik üretim maliyetlerinin %40‘ına kadar çıkabilen önemli bir kalem olduğundan, Orta Doğu’daki çatışmaların tetiklediği enerji maliyetlerindeki artış, çelik sektörüne ek bir yük getiriyor.


Finans Hattı Yorum:

OECD raporunun ortaya koyduğu bulgular, küresel çelik sektörünün yapısal bir krizle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Çin’in devlet destekli üretim modeli ve bunun yarattığı kapasite fazlası, uluslararası piyasalarda adil rekabeti imkansız hale getiriyor. Bu durum, özellikle enerji maliyetlerinin zaten yüksek olduğu bir dönemde, Türkiye gibi çelik üretimi yapan ülkelerin ihracatını ve karlılığını doğrudan etkiliyor. Bu global dinamikler, yerli çelik üreticilerinin stratejilerini yeniden gözden geçirmesini ve teknolojik yatırımlarla verimliliklerini artırmasını zorunlu kılıyor.

Yatırımcılar açısından bakıldığında, çelik sektörü hisseleri üzerindeki baskının devam etmesi beklenir. Çin’in sübvansiyon politikaları ve artan enerji maliyetleri, mevcut değerlemeleri daha da riskli hale getirebilir. Sektördeki bu türden makroekonomik gelişmeler, yatırımcıların daha temkinli hareket etmesini gerektiriyor. Teknik olarak, çelik üreticisi şirketlerin hisselerinde belirgin bir dip oluşumu görülmedikçe, pozisyon almak yerine piyasa gelişmelerini izlemek daha rasyonel bir yaklaşım olacaktır. Canlı borsa verileri üzerinden sektördeki genel eğilimi takip etmek önem taşıyor.

Bu raporda belirtilen küresel kapasite fazlası ve sübvansiyonlara dayalı rekabet koşulları, Türkiye’nin çelik sektörü için önemli bir risk faktörü olmaya devam edecektir. Yatırımcıların, şirketlerin sadece finansal sonuçlarını değil, aynı zamanda uluslararası ticaret politikalarındaki olası değişiklikleri ve jeopolitik riskleri de dikkate alması büyük önem taşımaktadır. Sektördeki potansiyel bir toparlanma, öncelikle Çin’in sübvansiyon politikalarında bir değişiklik yapmasına veya küresel talebin beklenenden daha hızlı artmasına bağlı olacaktır.

OECD: Çelik Sektörü Çin Sübvansiyonları ve Enerji Maliyetleriyle Zorlanıyor
0
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, yatırım ve kalkınma bankaları ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde ve yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Gerek bu yayındaki, gerekse bu yayında kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların ve/veya ilgili kişilerin uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kâr yoksunluğundan, manevi zararlardan ve her ne şekil ve surette olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı FinanHatti.Com sorumlu tutulamaz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finans ve İş Dünyası ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

FinAI ile Sohbet Et

FinAI ile Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir