Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve petrol fiyatlarındaki yüzde 10’luk şok artış, Dow Jones ve S&P 500’de son yılların en sert günlük düşüşlerine yol açtı.
ABD borsaları, Orta Doğu’da derinleşen çatışmalar ve petrol fiyatlarındaki tarihi yükselişin tetiklediği panik satışlarıyla Perşembe gününü son yılların en sert kayıplarından biriyle tamamladı. Piyasalar, jeopolitik risklerin küresel ekonomi üzerinde yaratacağı baskıyı ve artan enflasyonist endişeleri fiyatlamaya başladı.
Dow Jones Endüstriyel Ortalaması, %1,56’lık düşüşle 739,42 puan kaybederek 46.677,85 seviyesine indi. Bu, endeksin 5 Mart 2026’dan bu yana kaydettiği en büyük günlük puan ve yüzde düşüşü oldu. Son üç işlem gününde 1.000 puanın üzerinde değer kaybeden Dow, son 10 günün sekizini düşüşle tamamladı.
Geniş tabanlı S&P 500 Endeksi de %1,52’lik sert bir düşüşle 103,18 puan kaybederek 6.672,62 seviyesine geriledi. Bu, 12 Şubat 2026’dan bu yana görülen en büyük günlük düşüş olarak kayıtlara geçti. Endeks, yılbaşından bu yana toplamda %2,53’lük bir kayba ulaştı.
Teknoloji ağırlıklı NASDAQ Composite Endeksi ise %1,78’lik düşüşle 404,16 puan kaybederek 22.311,98 seviyesine indi. Bu da yine 12 Şubat’tan bu yana en kötü günlük performans oldu.
Piyasalardaki bu çöküşü tetikleyen ana unsur, aynı gün petrol fiyatlarının %10’dan fazla yükselerek Covid döneminden bu yana en büyük günlük artışını kaydetmesi oldu. ABD Enerji Bakanı’nın, Hürmüz Boğazı’nda gemilere eskort sağlamak için donanmanın henüz hazır olmadığını açıklaması, arz güvenliğine ilişkin endişeleri zirveye taşıdı.
MAI Capital Management Strateji Direktörü Chris Grisanti, durumu, “Gerçeklik nihayet piyasaya yansıyor. Hisse senedi piyasasındaki rehavetin sona erdiğini düşünüyorum,” sözleriyle özetledi.
Bu gelişmeler yaşanırken, ABD Başkanı Donald Trump ise Fed Başkanı Jerome Powell’a faizleri “derhal” düşürme çağrısını yineledi. Ancak yatırımcılar, yükselen petrol fiyatlarının enflasyonu artıracağı ve Fed’in faiz indirimlerini yıl sonuna kadar erteleyeceği beklentisiyle pozisyon almaya devam ediyor.
Finans Hattı Yorumu:
Perşembe günü yaşananlar, piyasaların aylardır görmezden geldiği jeopolitik risklerin acı bir şekilde fiyatlara yansımasıdır. Bu bir “uyanış çağrısıdır”. Yatırımcılar, uzun süredir teknoloji hisselerinin yarattığı iyimserlikle hareket ederken, savaşın ve petrol şokunun küresel ekonomi için ne anlama geldiği gerçeğiyle yüzleşti. Bu, basit bir kâr satışı değil, temel bir senaryo değişikliğidir.
Piyasanın en büyük korkusu gerçekleşiyor: Stagflasyon riski. Bir yanda petrol şokunun tetiklediği yüksek enflasyon, diğer yanda ise artan maliyetler ve belirsizliğin yol açacağı ekonomik yavaşlama. Bu, hisse senedi piyasaları için en zehirli kokteyldir çünkü şirket kâr marjlarını çift yönlü olarak sıkıştırır. Bu denklemde, Trump’ın “faiz indirin” çağrısı artık tamamen anlamsızlaşmış durumda. Piyasalar, Trump’ın siyasi taleplerini değil, savaşın ekonomik gerçeklerini fiyatlıyor ve bu gerçeklik, Fed’in faiz indirmesine değil, aksine daha uzun süre “şahin” kalmasına işaret ediyor.
S&P 500’ün yılbaşından bu yana negatif bölgeye geçmesi, teknik olarak da önemli bir kırılmadır. Bu, yükseliş trendinin sona erdiğini ve piyasanın bir düşüş trendine girdiğini teyit eden güçlü bir sinyaldir. Dünkü kayıplar, muhtemelen daha derin ve uzun süreli bir düzeltme hareketinin sadece başlangıcı olabilir. Yatırımcıların, artık “her düşüş bir alım fırsatıdır” anlayışını bir kenara bırakıp, “nakit kraldır” stratejisine geçmesi gerekebilir.
