Eylül ayında 52,8 milyar dolara gerileyen açık, beklentilerin oldukça altında kaldı; Trump’ın tarifeleri ve güçlü ihracat dengeleri değiştirdi.
ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, ülkenin dış ticaret açığı Eylül ayında sert bir düşüşle 52,8 milyar dolara gerileyerek son beş yılın en düşük seviyesine indi. Piyasa beklentisi açığın 62 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi. Bu rakam, küresel tedarik zincirlerinin Covid-19 pandemisinden henüz toparlanmaya başladığı Haziran 2020’den bu yana görülen en düşük açık seviyesi olarak kayıtlara geçti. Ağustos ayı verisi ise 59,55 milyar dolardan 59,3 milyar dolara revize edildi.
Verilere göre, Eylül ayında ihracat yüzde 3 artışla 289,3 milyar dolara yükselirken, ithalat yüzde 0,6’lık sınırlı bir artışla 342,1 milyar dolar oldu. İhracattaki bu güçlü performansı, altın ve ilaçlar dahil olmak üzere tüketim malları ihracatındaki artış yukarı çekti. İthalat tarafında ise denizaşırı ülkelerden satın alınan tüketim ürünlerinin değeri artsa da, bilgisayar ve elektronik ithalatındaki düşüş bu artışı dengeleyerek ithalat büyümesini mütevazı seviyede tuttu.
Veriler, Başkan Donald Trump’ın uygulamaya koyduğu yüksek tarifeler nedeniyle ticaret kalıplarının değişmeye başladığını gösteriyor.
Finans Hattı Yorumu:
ABD dış ticaret açığındaki bu sert ve sürpriz düşüş, Trump yönetiminin korumacı ticaret politikalarının (yüksek tarifeler) somut etkilerinin görülmeye başlandığının en net işaretidir. İthalatın, özellikle elektronik gibi stratejik alanlarda baskılanması, Washington’un tedarik zincirlerini yeniden şekillendirme hedefiyle örtüşüyor. Açığın beklentilerin yaklaşık 10 milyar dolar altında kalması, ABD’nin 3. çeyrek GSYH büyümesi için yukarı yönlü bir revizyon ihtimalini kuvvetlendiriyor; zira azalan açık, net ihracat kaleminin büyümeye pozitif katkı vereceği anlamına gelir.
Ancak ihracat artışının altın gibi volatil kalemlerden kaynaklanması, bu iyileşmenin “yapısal” bir sanayi ihracatı artışından ziyade konjonktürel olabileceğini düşündürüyor. Ayrıca ithalattaki zayıflık, ABD iç talebinde bir soğuma sinyali olarak da okunabilir. Bu veri seti, doları kısa vadede destekleyebilir ancak küresel ticaret hacmindeki daralma riskini de beraberinde getiriyor.
