Bakan Danly, Yaptırımların Sonuçlarındaki Belirsizliği Kabul Ederken, Stratejik Petrol Rezervini Yeniden Doldurmanın Görevleri Olduğunu Vurguladı
ABD’den, küresel enerji piyasalarını yakından ilgilendiren iki önemli konuda dikkat çekici açıklamalar geldi. Abu Dabi’de düzenlenen ADIPEC enerji konferansında konuşan Enerji Bakan Yardımcısı James Danly, hem Rusya’ya uygulanan yaptırımların öngörülemeyen etkilerine dikkat çekti hem de ABD’nin Stratejik Petrol Rezervi’nin (SPR) azaldığını ve yeniden doldurulması gerektiğini açıkça ifade etti.
Rusya’ya uygulanan yaptırımların olası sonuçlarına ilişkin endişeleri ele alan Danly, “Bu yaptırımların etkisinin ne olacağını tahmin etmek zor” diyerek, Washington’un karşılaştığı zorluğu kabul etti. Bakan Yardımcısı, bu yaptırımların etkilerinin müttefikler ve dost ülkeler tarafından ciddi şekilde hissedilmeyeceğini umduğunu da sözlerine ekledi.
Konuşmasında ABD’nin enerji rezervlerinin durumuna da değinen Danly, ülkenin acil durumlar için tuttuğu petrol stoklarına ilişkin net bir tablo çizdi. Danly, “ABD’deki Stratejik Petrol Rezervi azaldı ve bizim görevimiz bunu yeniden doldurmaya çalışmak” ifadelerini kullandı.
Finans Hattı Yorumu: Bakan Yardımcısı Danly’nin bu iki açıklaması, ABD’nin mevcut enerji politikasının karşı karşıya olduğu ikilemi ve kırılganlığı net bir şekilde ortaya koyuyor. Bir yanda, Rusya’ya karşı sert bir duruş sergilenirken, bu yaptırımların küresel petrol akışını nasıl etkileyeceğinin ve özellikle Avrupa gibi müttefik ekonomilerde ne tür bir maliyet yaratacağının tam olarak öngörülememesi, Washington’un elini zayıflatan bir belirsizlik unsuru. “Etkiyi tahmin etmek zor” itirafı, yaptırımların istenmeyen sonuçlar doğurabileceğine dair bir endişenin üstü kapalı bir kabulüdür.
Diğer yanda ve belki de daha önemlisi, Stratejik Petrol Rezervi’nin azaldığının kabul edilmesidir. SPR, ABD yönetiminin petrol fiyatlarındaki ani yükselişlere karşı kullandığı en güçlü silahtır. Bu rezervin düşük olması, OPEC+ gibi büyük üreticiler karşısında Washington’un pazarlık gücünü azaltır. Dahası, rezervi yeniden doldurma ihtiyacı, ABD hükümetini piyasada bir “alıcı” konumuna getirecektir. Bu durum, petrol talebini artırarak, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü değil, tam tersine yukarı yönlü bir baskı oluşturma potansiyeli taşır.
Özetle, ABD, bir yandan jeopolitik hedefleri için enerji piyasasını istikrarsızlaştırma riski taşıyan bir adım atarken (yaptırımlar), diğer yandan piyasayı istikrara kavuşturacak en önemli aracının (SPR) zayıfladığını kabul ediyor. Bu hassas denge, önümüzdeki kış aylarında küresel enerji fiyatlarının seyrinde belirleyici bir faktör olacaktır.

