Washington’ın 15 maddelik barış planı haberiyle S&P 500 ve Nasdaq vadeli işlemlerinde keskin yükseliş kaydedildi.
ABD hisse senedi endeks vadeli işlemleri, Washington’ın İran’a savaşı sona erdirmek için 15 maddelik kapsamlı bir öneri sunduğu haberlerinin ardından Salı gecesi keskin bir yükseliş kaydetti. Günün erken saatlerinde yükselen Hazine tahvil getirileri ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle düşüşle kapanan ana endeksler, geç saatlerde gelen diplomatik haberlerle yönünü yukarı çevirdi. S&P 500 vadeli işlemleri %0,8 artışla 6.657,0 puana ulaşırken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 vadeli işlemleri %1 sıçrayarak 24.443,75 puana çıktı. Dow Jones vadeli işlemleri ise %0,8 tırmanışla 46.792,0 puan seviyesine yükseldi.
Piyasalardaki bu iyimser hava, New York Times‘ın ABD’nin İran’a sunduğu barış planını duyurması ve ABD Başkanı Donald Trump‘ın açıklamalarıyla desteklendi. Trump, Tahran’ın bir barış anlaşması yapmaya “istekli” göründüğünü ve nükleer silah hedeflerinden vazgeçebileceğini ifade etti. Ancak İranlı yetkililerin doğrudan müzakereleri reddetmesi, diplomatik süreçteki kalıcı belirsizliğin sürdüğünü gösterdi.
Ateşkes umutları küresel petrol piyasalarında arz endişelerini de hızla hafifletti. Salı günü fırlayan petrol fiyatları, Çarşamba günü Asya seansında %5’in üzerinde değer kaybederek keskin bir geri çekilme yaşadı. Enerji maliyetlerindeki bu düşüş, enflasyonist baskıları azaltarak kurumsal kar marjları için daha olumlu bir makroekonomik görünüm sundu ve hisse senedi piyasalarındaki alımları tetikledi.
Finans Hattı Yorum:
Piyasalarda dün gece yaşanan hareketlilik, “jeopolitik fiyatlama” mekanizmasının ne kadar hassas ve çift yönlü çalıştığını bir kez daha kanıtladı. Gün içindeki seansta yüksek tahvil getirileri ve savaş tamtamları nedeniyle baskılanan Wall Street, Trump’ın “İran mantıklı konuşuyor” çıkışıyla bir “rahatlama rallisine” imza attı. Finansal açıdan buradaki en kritik veri, petrol fiyatlarındaki %5’lik sert düşüştür. Petrolün bu denli geri çekilmesi, küresel ölçekte enflasyonla mücadele eden merkez bankalarının elini rahatlatan bir unsur olarak görülüyor. Eğer enerji fiyatlarındaki bu düşüş kalıcı olursa, hisse senedi piyasaları için “altın oran” (düşük enflasyon – stabil büyüme) senaryosu yeniden masaya gelebilir.
Ancak yatırımcılar için madalyonun öbür yüzünde ciddi bir “dezenformasyon riski” bulunuyor. Trump’ın “anlaşmaya istekli görünüyorlar” beyanına karşılık İran’ın “görüşme yok” açıklaması, piyasaların şu an için sadece sözel yönlendirmelerle hareket ettiğini gösteriyor. Somut bir imza veya ateşkes mekanizması kurulana kadar endekslerdeki bu yükselişin “ayı piyasası rallisi” olarak kalma riski mevcuttur.
Hürmüz Boğazı üzerindeki tehdidin azalması, özellikle enerji yoğun sektörler ve havayolu şirketleri için marj genişlemesi anlamına geliyor. Finans Hattı olarak analizimiz; piyasanın şu an için Trump’ın diplomatik manevra kabiliyetine “avans” kredi verdiği yönündedir. Ancak taraflar arasındaki retorik farkı kapanmazsa, vadeli işlemlerdeki bu kazanımların yerini sert satışlara bırakabileceği unutulmamalıdır. Yatırımcıların, petrol piyasasındaki volatiliteyi (oynaklığı) bir süre daha ana yön tayini için “öncü gösterge” olarak takip etmesi sağlıklı olacaktır.

