Ham petrol stoklarındaki beklenenden büyük düşüş arz sıkışıklığına işaret ederken, ABD ve Rusya’nın Ukrayna için yeni bir barış planı üzerinde çalıştığı haberleri piyasaları hareketlendirdi.
Petrol fiyatları, ABD ham petrol stoklarında beklentilerin çok üzerinde bir düşüş yaşanmasının arz sıkışıklığı endişelerini tetiklemesi ve ABD ile Rusya’nın Ukrayna’da barışı sağlamak için yeni bir plan üzerinde çalıştığına dair haberlerin jeopolitik risk algısını değiştirmesiyle Perşembe günkü Asya seansında yükseldi.
Ocak vadeli Brent petrolü %0,3 artışla varil başına 63,71 dolara yükselirken, Batı Teksas (WTI) ham petrolü de %0,3 artarak varil başına 59,68 dolara çıktı.
ABD Stokları 3,4 Milyon Varil Azaldı
Piyasaları yukarı taşıyan ana faktör, ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin (EIA) haftalık stok verileri oldu. 14 Kasım’da sona eren haftada ham petrol stokları 3,4 milyon varil azaldı. Bu rakam, analistlerin beklediği 0,6 milyon varillik düşüşten çok daha büyük bir daralmaya işaret etti. ING analistleri, bu düşüşün temel olarak ham petrol ihracatındaki güçlü artıştan ve rafinerilerin çalışma oranlarını artırmasından kaynaklandığını belirtti.
Ancak aynı raporda, benzin stoklarının 2,3 milyon varil artması, ham petroldeki sıkılaşmaya rağmen nihai ürün tarafında talebin daha zayıf olduğuna işaret ederek fiyatlardaki yükselişi bir miktar sınırladı.
Piyasaların Gözü Ukrayna Barış Planında
Piyasa odağını aynı zamanda jeopolitik gelişmelere çevirdi. Reuters’in haberine göre, ABD ve Rus yetkilileri Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan yeni bir teklif üzerinde çalışıyor. Habere göre, ABD Başkanı’nın Ukrayna lideri Zelenskiy’e, Kiev’in toprak ve bazı silahlardan vazgeçmesini gerektiren ABD tarafından hazırlanmış bir barış planını kabul etmesi gerektiğini söylediği iddia edildi.
Bu gelişme, Washington’un bir yandan 21 Kasım’dan itibaren Rosneft ve Lukoil gibi Rus enerji devlerine yeni yaptırımlar uygulamaya hazırlanırken, diğer yandan diplomatik bir kapıyı aralık tuttuğunu gösteriyor. Olası bir barış anlaşması, Rus petrol arzına yönelik mevcut ve gelecekteki kısıtlamaları ortadan kaldırarak küresel arz-talep dengelerini kökten değiştirebilir.
Finans Hattı Yorumu:
Petrol piyasası, bu hafta klasik bir “teknik” ve “jeopolitik” faktörlerin çatışmasına sahne oluyor ve bu durum fiyatlarda dalgalanma yaratıyor. ABD stok verileri, resmin teknik tarafını oluşturuyor. Ham petrol stoklarındaki büyük düşüş, kısa vadede arzın talepten daha sıkı olduğunu gösteren net bir “boğa” (yükseliş) sinyalidir. Ancak benzin stoklarındaki artış, bu boğa hikayesine bir “ama” ekliyor ve “talep gerçekten o kadar güçlü mü?” sorusunu gündeme getiriyor. Bu durum, fiyatların neden sınırlı bir yükseliş gösterdiğini açıklıyor.
Ancak asıl “oyun değiştirici” potansiyel, jeopolitik tarafta, yani Ukrayna barış planı haberlerinde yatıyor. Bu, şu anda petrol fiyatlarını baskı altında tutan en büyük risk primlerinden birini (Rus arzının kesintiye uğrama riski) ortadan kaldırabilecek devasa bir gelişmedir. Eğer bu diplomatik girişim ciddiye biner ve bir anlaşmaya doğru evrilirse, Rus petrolünün küresel piyasalara yönelik kısıtlamalar olmaksızın akacağı beklentisi oluşur. Bu senaryo, petrol fiyatları üzerinde çok güçlü bir aşağı yönlü baskı yaratır ve mevcut arz fazlası endişelerini daha da derinleştirir.
ING analistlerinin de belirttiği gibi, ABD’nin bir anlaşma üzerinde çalıştığına dair işaretler, piyasanın en kötü senaryoyu (Rusya’ya yönelik tam kapsamlı ve sıkı bir ambargo) fiyatlamasını engelliyor. Yatırımcılar şu anda bu iki zıt gücü tartıyor: Bir yanda mevcut stokların azaldığı gerçeği, diğer yanda ise gelecekte Rus arzının rahatlayabileceği beklentisi. Bu nedenle piyasa, bir sonraki hamlesini yapmak için Ukrayna’dan gelecek somut diplomatik adımları bekleyecektir.

