Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından Brüksel’de kameralar karşısına geçen AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya’ya yönelik hazırlanan 20. yaptırım paketinde üye ülkeler arasında uzlaşı sağlanamadığını duyurdu. Kallas, toplantı gündeminde sadece Ukrayna savaşının değil; bilgi güvenliği, Orta Doğu’daki gelişmeler ve Latin Amerika ilişkilerinin de yer aldığını belirtti.
Bilgi Savaşları ve Yabancı Müdahale
Toplantının öncelikli başlıklarından biri dış müdahale ve manipülasyon operasyonları oldu. Savaş kavramının değiştiğine dikkat çeken Kallas, konunun ciddiyetini şu sözlerle ifade etti: “Günümüz savaşları artık sadece tanklar ve dronlarla yürütülmüyor, yalanlar ve algoritmalarla da yürütülüyor. Yabancı bilgi manipülasyonu ve müdahalesi, demokrasilerimizin kalbine yönelik bir silah niteliğinde.”
Rusya’nın bu alanda ciddi harcamalar yaptığını, Çin’in ise bilgi operasyonlarını daha sofistike ve sinsi bir hale getirdiğini vurgulayan Kallas, “Bilgi savaşını kaybetmeyi göze alamayız” diyerek, çevrimiçi platformlarda rakiplere karşı daha sert ve hızlı karşı hamleler geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Yaptırımlarda Anlaşmazlık ve Rusya’ya Şartlar
Kallas, Rusya’ya karşı uygulanması planlanan 20. yaptırım paketi üzerinde anlaşmaya varılamamasını “Bu bir geri adım ve bugün vermek istemediğimiz bir mesajdı, ancak çalışmalar devam ediyor” şeklinde değerlendirdi. Macaristan’ın vetosu nedeniyle paketin kabul edilmemesine de değinen Yüksek Temsilci, Macar halkının aslında Ukrayna’ya yardımı desteklediğini belirterek, “Bu yüzden, bunun seçimlerde size herhangi bir avantaj sağlayacağına inanmak çok zor geliyor” ifadelerini kullandı.
Barışın önündeki asıl engelin Ukrayna değil Rusya olduğunu yineleyen Kallas, baskının yönünün doğru ayarlanması gerektiğini savundu. Kallas, “Baskıyı Ukrayna’nın toprak teslim etmesine yöneltmek yerine, adil ve kalıcı barış için Rusya’nın ne yapması gerektiğine odaklanmalıyız” dedi.
Rusya’nın yerine getirmesi gereken asgari temel koşullar ise şöyle sıralandı:
- Sınırların tanınması
- Sabotaj eylemlerinin sona erdirilmesi
- Savaş tazminatlarının ödenmesi
- Kaçırılan Ukraynalı çocukların geri verilmesi
Kallas, “Moskova’yla konuşmadan önce neyi konuşmak istediğimizi netleştirmeliyiz. Rusya’nın maksimalist taleplerine minimalist bir yanıt verilemez” diyerek AB’nin duruşunu netleştirdi. Ayrıca Rusya-Ukrayna arasındaki olası bir barış anlaşmasında AB’nin talep edeceği tavizleri içeren belgenin üye ülkelere iletildiği bildirildi.
Diplomatik Kısıtlamalar ve Şengen Tedbirleri
AB nezdindeki Rus Büyükelçiliği personel sayısının 40 kişiyle sınırlandırılmasına karar verildiğini açıklayan Kallas, diplomatik yetkinin kötüye kullanılmasına müsamaha göstermeyeceklerini vurguladı. Ayrıca AB Komisyonu ile iş birliği içinde, yüz binlerce eski Rus askerinin Şengen bölgesine girişinin engellenmesi için çalışma yürütüldüğünü belirten Kallas, “Savaş suçlularının ve sabotajcıların sokaklarımızda dolaşmasını istemiyoruz” diye konuştu.
Orta Doğu: Gazze ve Batı Şeria
Toplantı kapsamında Gazze Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov ve Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı (UNDP) Yöneticisi Alexander De Croo’dan brifing alındı. Gazze’deki büyük yıkım ve insani acılar nedeniyle erken toparlanma ihtiyacının altını çizen Kallas, AB’nin insani yardım ve yeniden toparlanma sürecine destek verebileceğini ifade etti.
AB Filistin Toprakları Polis Misyonu (EUPOL COPPS) aracılığıyla sürece katkı sunabileceklerini belirten Kallas, “Bunu Ürdün ve Mısır ile birlikte yapmaya hazırız ancak İsrail tarafının da onayına ihtiyacımız var” dedi. İşgal altındaki Batı Şeria’daki durumu da ele alan Kallas, İsrail’in yetki genişletmesinin uluslararası hukukun ihlali olduğunu ve gelecekteki Filistin Devleti’nin temelini zedelediğini vurguladı.
Batı Şeria’da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere yaptırım uygulanması konusunda ise AB içinde tam bir görüş birliği sağlanamadı. Kallas, 26 üye ülkenin bu kararı desteklediğini ancak 1 ülkenin buna karşı çıktığını aktardı.
İran, Suriye ve Venezuela Gelişmeleri
Kallas, küresel diğer kriz noktalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. ABD ve İran’ın tehlikeli bir şekilde savaşa yaklaştığını ve diplomasi alanının daraldığını belirten Yüksek Temsilci, İran’ın nükleer programı ve balistik füzeleri konusundaki endişelerini dile getirdi. Kallas, “Ancak balistik füze programına gelince, bu İran’ın çevresindeki ülkeler için çok tehlikeli. Ayrıca, menzillerinin ne kadar geniş olduğunu düşünürsek, Avrupa için de bir tehdit oluşturuyor” derken, askeri müdahalenin kontrol edilemez sonuçlar doğurabileceği uyarısını yaptı.
Suriye ve Venezuela konularındaki gelişmeler ve AB’nin yaklaşımları ise şu şekilde özetlendi:
| Bölge | Gelişme ve Değerlendirme |
|---|---|
| Suriye | Kuzeydeki güç dengesindeki ani değişim, DEAŞ mensuplarının tutulduğu kamplardaki güvenliği zayıflattı. Bu durum teröristlerin Avrupa’ya hareket etmesi riskini doğuruyor. AB, rehabilitasyon için DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’nun kullanılmasını öneriyor. |
| Venezuela | Avrupalı mahkumların serbest bırakılması olumlu bir adım olarak görüldü. Kallas, geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’e yönelik yaptırımların kaldırılmasını önereceğini ancak üye ülkeler arasındaki uzlaşı durumunun henüz netleşmediğini belirtti. |
