Avrupa ekonomisi, artan jeopolitik riskler ve tırmanan maliyet baskıları altında stratejilerini yeniden kurguluyor. Geçtiğimiz hafta Brüksel’in ev sahipliği yaptığı AB Liderler Zirvesi’ndeki tartışmaların çıktıları, yine Brüksel’de düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurul oturumunda Costa tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.
Neden? İstikrarsızlaşan Küresel Zemin ve Stratejik Zorunluluk
İran ve Orta Doğu coğrafyasında yaşanan sıcak gelişmelerin yanı sıra, Rusya’nın Ukrayna eksenli saldırılarının yıkıcı etkilerinin hız kesmeden sürdüğünü belirten Costa, küresel ekosistemin giderek daha kırılgan bir hal aldığına dikkati çekti. Bu zorlu tabloda ekonomik gücün artık stratejik bir mecburiyet olduğunu vurgulayan Costa, elde edilecek bu güç sayesinde Avrupa’nın dışa bağımlılıklarını asgariye indirebileceğini, savunma yatırımlarını artırabileceğini ve Ukrayna’ya yönelik desteğini kararlılıkla sürdürebileceğini ifade etti.
Costa, jeopolitik risklerin ekonomik planlar üzerindeki etkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Bu jeopolitik ortamda Avrupa, iddialı ekonomik gündemini sürdürmeye devam ediyor ve aslında bu gündem her geçen gün daha da acil hale geliyor.”
Ne ve Ne Zaman? Rekabetçilik Hedefleri ve Yeni Takvim
AB liderlerinin rekabet potansiyelini yukarı taşımak adına somut ve ölçülebilir hedeflere imza attığını bildiren Costa, önümüzdeki dönemin eylem planına dair detaylar verdi. Buna göre; 2027 sonuna kadar devrede kalacak olan “tek pazar, tek Avrupa” isimli eylem planının özellikle 2026 yılında ciddi bir hız kazanması bekleniyor.
Avrupa Ekonomi ve Pazar Gündemi Özeti
| Zaman / Kavram | Planlanan Hedef ve Kapsam |
|---|---|
| 2026 | Eylem planı uygulamalarının en yoğun şekilde hız kazanacağı dönem. |
| 2027 Sonu | “Tek pazar, tek Avrupa” stratejisinin tamamlanması öngörülen nihai tarih. |
| 28. Rejim | Şirketlerin AB genelinde tek bir kurallar bütünüyle ticari faaliyet göstermesini sağlayan model. |
Nasıl? Tek Pazarın Güçlendirilmesi İçin Kritik Adımlar
Mevcut pürüzlerin ortadan kaldırılarak Avrupa sınırları içinde tek pazarın sağlamlaştırılmasını öncelik olarak tanımlayan Costa, ayrıca tasarruflar ile yatırımların birleştiği, çok daha entegre bir Avrupa sermaye piyasası oluşturulmak istendiğini söyledi. Sistemin işleyişini hızlandırmak adına kuralların sadeleştirilmesi ve AB içindeki bürokrasinin mutlaka azaltılması gerektiğinin altı çizildi. Bu kapsamda atılacak temel adımlar şunlar olacak:
- Mesleki yeterliliklerin karşılıklı olarak çok daha hızlı tanınması.
- AB ülkeleri arasındaki iş gücü hareketliliğinin maksimum seviyeye çıkarılması.
- Kurumların kıta genelinde yeknesak kurallarla çalışmasına olanak tanıyan “28. rejim” önerisinin hayata geçirilmesi.
Kim İçin? Enerji Maliyetlerine Karşı Vatandaş ve İşletmelere Kalkan
Avrupa’nın rekabet gücünü zedeleyen en büyük problemlerden birinin enerji faturaları olduğuna değinen Costa, AB Komisyonunun istihdamı muhafaza etmek ve üretimin farklı bölgelere kaydırılması riskini düşürmek amacıyla harekete geçtiğini açıkladı. Komisyon, üye devletlerin kendilerine has koşullarını ve bilhassa enerji yoğun sektörlerin kırılgan yapısını gözeterek geçici ve hedefe yönelik koruyucu önlemler sunacak.
Orta Doğu pazarındaki krizin küresel enerji arzına olan yansımalarının, kıtanın enerji vizyonunu doğruladığını savunan Costa’nın açıklaması şu şekilde oldu:
“AB’nin rekabet gücü açısından en büyük zorluklardan biri yüksek enerji fiyatlarıdır. Orta Doğu’daki mevcut kriz ve bunun küresel enerji arzına etkisi, seçtiğimiz yolun doğru olduğunu teyit etmektedir. Karbonsuzlaşma, yerli enerji kaynaklarının hızla geliştirilmesi ve tehlikeli bağımlılıkların azaltılması, uzun vadede enerji fiyatlarını düşürmenin doğru yoludur.”
Ekonomik istikrarı korumak adına aciliyet vurgusu yapan Costa, “Vatandaşlarımızı ve işletmelerimizi korumak için acil adımlar atmamız gerektiği açık.” diyerek sözlerini tamamladı.
