Çanakkale ve Osmaniye’deki rüzgar santralleri üretime başladı. Şirketin yeni hedefi 2025 yılı sonuna kadar 887 MW’a ulaşmak.
Türkiye’nin sadece temiz ve yenilenebilir kaynaklardan elektrik üreten öncü şirketlerinden Akfen Yenilenebilir Enerji (AKFYE), büyüme stratejisi kapsamında önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Şirketin Çanakkale ve Osmaniye’de yürüttüğü rüzgar enerjisi santrali (RES) kapasite artış projeleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan alınan geçici kabulün ardından ticari üretime başladı. Bu yeni santrallerle şirketin toplam kurulu gücü 828 MW’a ulaştı.
Projenin Künyesi
| Kategori | Detay |
| Şirket | Akfen Yenilenebilir Enerji |
| Devreye Giren Santraller | Üçpınar RES (Çanakkale) & Sarıtepe RES (Osmaniye) |
| Eklenen Kapasite | 19,2 MW (9,6 MW + 9,6 MW) |
| Mevcut Toplam Kurulu Güç | 828 MW |
| 2025 Yıl Sonu Hedefi | 887 MW |
| Yatırım Aşaması | 1. Aşama Yatırım Programı Tamamlandı |
Akfen Yenilenebilir Enerji’den yapılan açıklamaya göre, şirketin %100 bağlı ortaklıkları olan Derbent Enerji’nin Çanakkale Lapseki’deki Üçpınar RES projesi ve İmbat Enerji’nin Osmaniye Bahçe’deki Sarıtepe RES projesi kapsamında gerçekleştirilen 9,6’şar MW’lık kapasite artışları başarıyla tamamlanarak şebekeye elektrik vermeye başladı.
Bu son adımla birlikte, şirketin 1. aşama yatırım programında yer alan 85,3 MW’lık hibrit GES projesi ile 43,2 MW’lık RES kapasite artış projesinin tamamı devreye alınmış oldu.
Şirket, devam eden diğer RES kapasite artış projelerini de 2025 yılı sonuna kadar tamamlayarak toplam kurulu gücünü 887 MW seviyesine çıkarmayı hedefliyor.
Finans Hattı Yorumu:
Akfen Yenilenebilir Enerji’nin bu kapasite artışlarını başarıyla devreye alması, şirketin büyüme stratejisini sözden eyleme geçirdiğinin en somut kanıtıdır. Bu, yatırımcı güveni açısından son derece pozitif bir gelişmedir.
Bu hamlenin finansal ve stratejik anlamda birkaç önemli yansıması bulunmaktadır:
-
Doğrudan Ciro ve Kârlılık Artışı: Devreye alınan her yeni megavat, şirket için doğrudan yeni bir gelir kapısı anlamına gelir. Bu kapasite artışları, şirketin cirosuna ve FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr) rakamlarına anında pozitif etki yapmaya başlayacaktır. Yenilenebilir enerji santrallerinin öngörülebilir ve uzun vadeli nakit akışı yaratma potansiyeli, bu tür yatırımları finansal olarak değerli kılar.
-
Stratejik Konumlanma ve ESG Cazibesi: Akfen’in portföyünü “sadece temiz ve yenilenebilir kaynaklardan” oluşturma stratejisi, onu Çevre, Sosyal ve Yönetişim (ESG) odaklı yatırımcılar için son derece cazip hale getiriyor. Küresel ve yerel fonların sürdürülebilirlik kriterlerine giderek daha fazla önem verdiği bir dönemde, bu “safkan” yenilenebilir enerji kimliği, şirkete hem finansman bulma hem de yatırımcı çekme konusunda önemli bir rekabet avantajı sağlamaktadır.
-
Büyüme Hikayesinin Devamlılığı: Şirketin 2025 sonu için 887 MW hedefini net bir şekilde ortaya koyması, büyüme hikayesinin devam ettiğine dair piyasaya güçlü bir mesaj veriyor. Tamamlanan bu projeler, şirketin gelecekteki hedeflerine ulaşma konusundaki kabiliyetini ve kararlılığını da tescillemiş oluyor.
Sonuç olarak, bu kapasite artışları Akfen Yenilenebilir Enerji’nin hem finansal tablolarını güçlendirecek hem de Türkiye’nin enerji dönüşümü arenasındaki stratejik konumunu pekiştirecek, değer yaratan bir adımdır.

