Orta Doğu’da 15 maddelik barış planı haberi ve petrol fiyatlarındaki sert düşüş, değerli metallere olan talebi yeniden canlandırdı.
Altın fiyatları, Çarşamba günü Asya seansında yüzde 2’nin üzerinde değer kazanarak güçlü bir yükseliş trendine girdi. Orta Doğu’da gerilimi düşürmeye yönelik 15 maddelik barış planı ve petrol fiyatlarındaki sert geri çekilme, küresel enflasyon endişelerini hafifleterek altının cazibesini artırdı. Spot altın, ons başına 4.577,55 dolara kadar tırmanırken, ABD Altın Vadeli İşlemleri yüzde 4’lük devasa bir sıçramayla 4.611,70 dolar seviyesine ulaştı.
Piyasalardaki bu hareketlilik, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yürütülen müzakerelere dair iyimser açıklamalarıyla tetiklendi. Trump’ın “Tahran mantıklı konuşuyor ve barış anlaşmasına istekli” şeklindeki ifadeleri, bölgedeki jeopolitik risk primini petrol üzerinden çekerken, altını “düşen faiz beklentileri” üzerinden destekledi. Brent petrolün varil başına 100 doların altına inmesi, merkez bankalarının üzerindeki “yüksek faiz” baskısını azaltırken; ABD Dolar Endeksi’nin (DXY) yüzde 0,2 düşmesi altına olan iştahı körükledi. Gümüş fiyatları yüzde 3,3 artışla 73,60 dolara, platin ise yüzde 2,2 yükselişle 1.977,60 dolara çıkarak ralliye eşlik etti.
Finans Hattı Yorum:
Altın piyasasında bugün tanıklık ettiğimiz fiyatlama, alışılagelmiş “güvenli liman” mantığının ötesinde, çok daha karmaşık bir makroekonomik korelasyonun sonucudur. Normal şartlarda savaş riskinin azalması altını düşürmesi beklenen bir unsur olsa da, mevcut konjonktürde petrol ve enflasyon denklemi tabloyu tam tersine çevirmiş durumda. Geçtiğimiz seanslarda petrol fiyatlarının yükselmesi, enflasyonun katı kalacağı beklentisini doğurmuş, bu da tahvil getirilerini ve doları güçlendirerek altını baskılamıştı. Şimdi ise Brent petrolün 100 doların altına sarkması, küresel enflasyonist baskıların kırılacağına dair en güçlü sinyal olarak kabul ediliyor.
Finansal açıdan bakıldığında; petrolün düşmesi, Fed ve diğer majör merkez bankalarının “şahin” duruşlarını esnetebileceği ve faiz indirim döngüsünün daha agresifleşebileceği anlamına geliyor. Altın gibi getiri sağlamayan varlıklar için en büyük düşman olan “yüksek reel faizler”, petrol fiyatlarındaki bu dezenflasyonist etkiyle zayıflıyor. Dolayısıyla altın, bugün “savaştan kaçış” enstrümanı olarak değil, “düşen faiz ve zayıflayan dolar” beklentisinin ana yatırım aracı olarak yükseliyor.
Ancak yatırımcıların dikkat etmesi gereken kritik bir nokta var: Ons altının 4.500 dolar üzerindeki bu seyri, teknik olarak aşırı alım bölgesine işaret ediyor olabilir. Trump’ın açıklamalarına İran tarafından gelen yalanlamalar, diplomatik sürecin henüz “pamuk ipliğine bağlı” olduğunu gösteriyor. Eğer barış görüşmeleri tıkanır ve petrol fiyatları yeniden yukarı yönlü bir atak yaparsa, doların güçlenmesiyle birlikte altında sert düzeltmeler görebiliriz. Mevcut tabloda gümüş ve platinin de %2-3 bandında yükselmesi, hareketin sadece altına özgü olmadığını, genel bir “değerli metaller boğa piyasası” yaşandığını kanıtlıyor. Önümüzdeki günlerde 10 yıllık ABD tahvil getirilerinin %4 seviyesinin altına sarkıp sarkmayacağı, altındaki bu rallinin 4.700 dolar sınırına ulaşıp ulaşmayacağını belirleyen ana faktör olacaktır.

