Merkez bankaları “fiyata bakmadan” alırken, ETF talebi fiyatlar üzerindeki etkisini %50 artırdı. Ancak analistler uyarıyor: Bu ralli, ETF girişlerine aşırı bağımlı.
Altın fiyatlarının bu yıl sergilediği baş döndürücü yükselişin arkasındaki dinamikler değişiyor. Deutsche Bank tarafından yayımlanan kapsamlı bir analize göre, geleneksel faktörlerin ötesinde, iki “agresif” alıcı grubu piyasayı domine ediyor: Borsada işlem gören fonlara (ETF) para akıtan yatırımcılar ve istikrarlı alımlarına devam eden merkez bankaları.
Altın Piyasasındaki Yeni Dinamikler (Deutsche Bank Analizi)
| Oyuncu Grubu | Davranış Modeli | Fiyat Üzerindeki Etkisi |
| ETF Yatırımcıları | “Agresif” alıcı. Fiyat yükseldikçe daha çok alıyor. | Fiyatlar üzerindeki etkisi son 3 yıla göre %50 daha güçlü. |
| Merkez Bankaları | “Fiyata duyarsız” alıcı. Fiyat ne olursa olsun alıma devam ediyor. | Yıllık 400-500 tonluk istikrarlı bir talep tabanı oluşturuyor. |
| Mücevher Alıcıları | Fiyata duyarlı. Fiyat yükseldiğinde talep düşüyor. | Fiyat artışlarını frenleyici bir etki yaratıyor. |
| Geri Dönüşüm (Hurda) | Fiyat yükseldiğinde arz artar. | Bu yıl beklentilerin altında kalarak, fiyat artışını daha az frenledi. |
ETF’ler ve Merkez Bankaları Oyunu Değiştiriyor
Deutsche Bank analisti Michael Hsueh’e göre, 2025 yılı ETF’lere olan para girişi açısından son yılların en güçlü dönemlerinden biri oldu. Hsueh, “ETF talebi, altın fiyatları üzerinde bu yıl, yatırımcıların 2021-2024 arasında varlıklarını azalttığı döneme kıyasla %50 daha güçlü bir etki yaratıyor,” diyerek ETF akışlarının fiyatlar üzerindeki artan öneminin altını çizdi.
Diğer “agresif” alıcı grubu olan merkez bankaları ise, bankanın “büyük ölçüde fiyata duyarsız” olarak tanımladığı bir alım stratejisi izliyor. De-dolarizasyon ve rezerv çeşitlendirme çabalarıyla, fiyatlar yüksek olmasına rağmen yıllık 400-500 tonluk istikrarlı bir alım yapmaya devam ediyorlar.
Deutsche Bank, bu iki gücün birleşiminin, altının neden model bazlı beklentilerin üzerinde bir performans gösterdiğini açıkladığını belirtiyor.
Yumurta mı, Tavuk mu? Fiyat mı ETF’yi, ETF mi Fiyatı Etkiliyor?
Ancak rapor, ilginç bir nedensellik analizine de yer veriyor. İstatistiksel testler, sanılanın aksine, “ETF akışlarının altın fiyatlarını etkilemesinden ziyade, altın fiyat değişikliklerinin ETF akışlarına neden olduğunu” ortaya koydu. Yani, yükselen fiyatlar daha fazla ETF alıcısını piyasaya çekiyor ve bu da bir pozitif geri besleme döngüsü yaratıyor.
Analiz ayrıca, altın fiyatlarını etkileyen ana makro faktörün ABD dolarından ziyade, ABD Hazine getirileri olduğunu gösterdi.
Rallinin Aşil Topuğu: ETF Bağımlılığı
Analist, rallinin sürdürülebilirliği konusundaki en büyük riskin, ETF akışlarına olan bu aşırı bağımlılık olduğu konusunda uyarıyor. Hsueh, “ETF akışlarına aşırı bağımlılığın, bu girişlerin durması veya tersine dönmesi durumunda aşağı yönlü riskler oluşturduğu” konusunda uyarıda bulunuyor. Bu durum, Federal Rezerv’in gelecekteki faiz politikasını görünüm için çok daha kritik hale getiriyor.
Finans Hattı Yorumu:
Deutsche Bank’ın bu raporu, altın piyasasında bir yapısal değişim yaşandığını ve eski kuralların artık tam olarak geçerli olmayabileceğini gösteren, son derece önemli bir analiz.
-
İki Motorlu Ralli: Artık altın rallisinin tek bir motoru yok. Geleneksel motor olan “düşük reel faiz beklentisi”ne (Fed’in gevşemesi), iki yeni ve güçlü motor daha eklendi: “Kurumsal ETF talebi” ve “Jeopolitik Merkez Bankası talebi.” Bu çok motorlu yapı, ralliyi daha dirençli ve potansiyel olarak daha uzun ömürlü kılıyor.
-
Merkez Bankalarının “Dip Alıcısı” Rolü: Merkez bankalarının “fiyata duyarsız” alımları, piyasa için adeta bir güvenlik ağı veya “put option” işlevi görüyor. Fiyatlarda yaşanabilecek herhangi bir sert düşüş, merkez bankaları için bir “alım fırsatı” olarak görüleceği için, düşüşlerin daha sınırlı kalmasını sağlıyor. Bu, piyasaya bir taban fiyat desteği sunuyor.
-
ETF’lerin “Momentum” Etkisi ve Riski: ETF akışlarının fiyatı takip ettiğine dair bulgu, rallinin ne kadar “momentum” odaklı olduğunu gösteriyor. Yükselen trend, daha fazla yatırımcıyı trene atlamaya teşvik ediyor, bu da yükselişi daha da hızlandırıyor. Ancak bu durum, analistin de uyardığı gibi, rallinin en büyük kırılganlığıdır. Eğer altta yatan ana hikaye (Fed’in gevşemesi gibi) değişirse, bu momentum tersine dönebilir ve ETF çıkışları, düşüşü daha da derinleştiren bir sarmala yol açabilir.
-
Hazine Getirileri Anahtar Gösterge: Raporun, dolar yerine Hazine getirilerini ana etken olarak belirlemesi, yatırımcılar için önemli bir ipucudur. Bu, ons altının yönünü tahmin etmek için Dolar Endeksi’nden (DXY) çok, 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizlerinin seyrini daha yakından izlemek gerektiği anlamına gelir.
Sonuç olarak, altının arkasındaki rüzgar şu an için çok güçlü esiyor. Ancak bu rallinin sürdürülebilirliği, büyük ölçüde Fed’in gerçekten de piyasaların beklediği faiz indirimlerini yapıp yapmayacağına bağlı. ETF akışları şimdilik partiyi devam ettiriyor, ama müziği çalan orkestra şefi hala Fed.

