Fed Beklentileri, Siyasi Belirsizlik ve Zayıf Dolar “Mükemmel Fırtınayı” Yarattı
Değerli metal piyasalarında tarihi bir gün yaşanıyor. Güvenli liman alımlarının ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yakın zamanda faiz indirimine gideceği beklentilerinin güçlenmesiyle ons altın, Asya seansındaki işlemlerde %0,9’luk bir sıçramayla 3.508,73 dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü.
Rekorun ardından gelen sınırlı kâr satışlarıyla bir miktar gevşeyen ons altın, haberin yazıldığı sıralarda düne göre %0,49’luk bir artışla 3.494,30 dolardan işlem görerek zirveye yakın seyrini koruyor.
Bu son ralliyle birlikte altının yılbaşından bu yana sağladığı getiri %33’ü aşarken, sadece son bir aydaki artışı ise %6‘yı geçti. Bu performans, altını 2025 yılının en iyi performans gösteren emtialarından biri haline getirdi.
Rekorun Arkasındaki Üç Temel Neden
Altındaki bu “mükemmel fırtınayı” yaratan ve fiyatları rekor seviyeye taşıyan üç ana faktör öne çıkıyor:
-
Güçlenen Faiz İndirimi Beklentisi: Fed Başkanı Jerome Powell başta olmak üzere Fed yetkililerinden gelen “güvercin” mesajlar, piyasaların Eylül ayında bir faiz indirimine gitme olasılığını güçlü bir şekilde fiyatlamasına neden oldu. Cuma günü açıklanacak olan ABD istihdam raporunun da ekonomideki soğumayı teyit ederek bu beklentiyi daha da pekiştirmesi bekleniyor. Düşük faiz oranları, faiz getirisi olmayan altını yatırımcılar için daha cazip hale getiriyor.
-
Zayıflayan ABD Doları: Faiz indirimi beklentileri, ABD doları üzerinde baskı yaratarak, altını diğer para birimlerini kullanan uluslararası alıcılar için daha ucuz hale getiriyor ve talebi artırıyor.
-
Artan Siyasi ve Ekonomik Belirsizlik: Başkan Trump’ın hem küresel ticaret savaşlarını tırmandırması hem de Fed’in bağımsızlığına yönelik sert eleştirileri ve müdahaleleri, piyasalarda öngörülebilirliği azaltarak yatırımcıları güvenli liman arayışına itiyor. Merkez bankasına yönelik güvenin sarsılması, altının “nihai para birimi” rolünü daha da güçlendiriyor.
Finans Hattı Yorum:
Ons altının 3.500 dolarlık psikolojik ve teknik eşiği aşarak rekor kırması, sadece bir fiyat hareketi değil, küresel finans sisteminde yaşanan tektonik bir kaymanın en somut göstergesidir.
1. “Alternatifsizlik” (TINA – There Is No Alternative) Altın İçin Çalışıyor: Mevcut konjonktürde yatırımcılar için “alternatifsizlik” durumu söz konusu. Tahvil faizleri düşüş eğiliminde, hisse senedi piyasaları rekor seviyelerde ve resesyon riskiyle karşı karşıya, dolar ise değer kaybediyor. Bu ortamda, hem sermayeyi koruma hem de potansiyel bir getiri sunma özelliğiyle altın, en cazip “güvenli liman” olarak öne çıkıyor.
2. Bu Sadece Bir Başlangıç Olabilir mi?: Bir varlık, tüm zamanların en yüksek seviyesini aştığında, teknik olarak önünde hiçbir direnç kalmaz ve “fiyat keşfi” (price discovery) moduna girer. Bu durum, genellikle rallinin devamı için güçlü bir teknik sinyal olarak kabul edilir. Eğer Cuma günkü istihdam verisi de beklentiler doğrultusunda zayıf gelirse, altında yeni zirvelere doğru hareketin devam etmesi sürpriz olmayacaktır.
3. Merkez Bankaları da Alımda: Unutulmaması gereken bir diğer önemli dinamik ise, sadece bireysel ve kurumsal yatırımcıların değil, dünya genelindeki merkez bankalarının da (özellikle Çin ve diğer gelişmekte olan ülkeler) ABD dolarına olan bağımlılıklarını azaltmak için rezervlerini altına doğru çeşitlendirmeye devam etmesidir. Bu yapısal ve uzun vadeli talep, altının fiyatını destekleyen en önemli temel unsurlardan biridir.
Sonuç olarak, ekonomik yavaşlama, gevşeyecek para politikaları ve artan jeopolitik risklerin birleşimi, altın için “mükemmel bir kokteyl” yaratmış durumda. Piyasanın odağı, bu trendin ne kadar daha devam edeceğini belirleyecek olan Cuma günkü istihdam raporunda olacak.
