Küresel piyasalar, Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen kritik verilerin ve dünya genelindeki jeopolitik gerilimlerin gölgesinde oldukça hareketli bir dönemden geçiyor. Özellikle altın ve gümüş fiyatları, paylaşılan önemli enflasyon raporlarının öncesi ile sonrasında yön arayışına girerek dalgalı bir grafik sergiledi.
Ne Oldu? Beklentileri Karşılayan ABD Enflasyon Rakamları
Dün, piyasa aktörlerinin sonucunu merakla beklediği ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) duyuruldu. Açıklanan tablolara göre şubat ayında TÜFE, piyasa tahminleriyle uyumlu olarak aylık bazda yüzde 0,3 oranında artarken, yıllık bazdaki yükselişi yüzde 2,4 seviyesinde gerçekleşti.
Bu gelişmeler ışığında, ABD piyasalarının açılış saatlerinde değerli madenlerin fiyatlarında geri çekilmeler yaşandı. Nisan vadeli altının onsu yaklaşık 26,80 dolarlık bir kayıpla 5 bin 99 dolar bandına geriledi. Benzer şekilde, mayıs teslimatlı gümüşün fiyatı da 1,73 dolar değer kaybederek 83,39 dolar civarından alıcı buldu.
Neden Düşüş Yaşandı? Orta Doğu’daki Savaş ve Artan Enerji Maliyetleri
Analistlerin değerlendirmelerine göre, değerli metallerin fiyatları üzerinde oluşan bu baskının temelinde iki ana unsur yatıyor: Küresel çapta yükseliş gösteren enflasyon beklentileri ve Orta Doğu’daki savaşın enerji faturalarını kabartması. Artan enerji maliyetlerinin enflasyonist süreçte yeni bir tetikleyici güç olabileceği korkusu, yatırımcıları daha temkinli adımlar atmaya yönlendiriyor.
Jeopolitik riskler, maden piyasasındaki fiyatlamaların en güçlü belirleyicilerinden biri olmaya devam ediyor. İran eksenli olarak iki haftayı geride bırakan çatışma ortamı, enerji sektöründe yepyeni tehditler doğurdu. Isınma amaçlı yakıt fiyatlarında ABD’de görülen artışlar ve petrol cephesindeki sert dalgalanmalar, enflasyon algısını olumsuz etkiliyor. Buna ek olarak, ABD yönetiminin açık denizdeki Rus petrolünün ticaretine vize vermesi ve İran’ın Basra Körfezi sularına mayın yerleştirdiğine dair ortaya atılan iddialar, enerji piyasasındaki sis perdesini daha da kalınlaştırdı.
Hangi Veriler Bekleniyor? Fed’in Yakından İzlediği Enflasyon Göstergesi
Küresel finans dünyasının rotasını çizerken ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası kararlarında referans aldığı en kritik verilerden biri de kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksidir.
Ekonomistlerin öngörülerine göre ocak ayı verileri için şu rakamlar tahmin ediliyor:
- Manşet PCE Endeksi: Aylık bazda yüzde 0,3 ve yıllık bazda yüzde 2,9 oranında yükseliş.
- Çekirdek PCE Endeksi (Enerji ve gıda hariç): Aylık bazda yüzde 0,4 ve yıllık bazda yüzde 3,1 oranında artış.
Aynı gün içinde piyasaların radarında olan ve finansal akışın yönünü belirleyen diğer önemli istatistikler ise ABD ekonomisinin 2025 yılı dördüncü çeyreği için belirlenen büyüme projeksiyonu, ocak ayına ait dayanıklı mal siparişleri ve istihdam piyasasının nabzını tutan JOLTS raporu oldu.
Kimler Görüşüyor? Kritik ABD-Çin Ticaret Zirvesi Gündemde
Makroekonomi cephesinde dikkatleri üzerine çeken bir başka hayati mesele ise Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasındaki ticaret müzakereleri olarak öne çıkıyor. ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında Pekin’de organize edilmesi planlanan dev zirve öncesinde ön hazırlıklar için yetkililer Paris’te toplanıyor.
Söz konusu görüşmede Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer bir araya gelecek. Zirvenin çerçevesini çizecek olan bu buluşmada masaya yatırılması beklenen konular arasında; gelişmiş yarı iletken ticareti, Tayvan meselesi, gümrük tarifeleri ve fentanil krizi bulunuyor.
Nereye Dikkat Edilmeli? Teknik Seviyeler Yatırımcıların Radarında
Piyasa uzmanları, altının ve gümüşün gelecekteki olası hareketleri için kritik teknik destek ve direnç eşiklerinin yakından takip edilmesini öneriyor. Aşağıdaki tabloda piyasada önem arz eden güncel teknik seviyeler yer almaktadır:
| Kıymetli Maden | Kritik Destek Seviyesi | Güçlü Direnç Seviyesi |
|---|---|---|
| Nisan Vadeli Altın | 5.000 Dolar | 5.434 Dolar |
| Mayıs Vadeli Gümüş | 72 Dolar | 90 Dolar |
Uzmanların genel kanısına göre; dünyanın en büyük ekonomileri arasındaki ticaret zirveleri, enflasyon rakamları ve giderek karmaşıklaşan küresel jeopolitik riskler, önümüzdeki süreçte gümüş ve altın tahtalarında volatilitenin daha da artmasına zemin hazırlayabilir.

