Güvenli liman talebi ve Fed’in faiz indirimi beklentileriyle ralli yapan değerli metaller, tüm zamanların en yüksek seviyelerini test etti. Gümüş, yılbaşından bu yana %150’yi aşan getiriyle altını gölgede bıraktı.
Küresel piyasalarda artan güvenli liman talebi ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek yıl faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi, değerli metaller piyasasında tarihi bir ralliye dönüştü. Altın, psikolojik sınırları yıkarak ilk kez ons başına 4.500 dolar seviyesini aştı.
Spot altın, erken saatlerde 4.525,19 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesini gördükten sonra, şu sıralarda 4.497,19 dolar seviyesinde dengelenme çabasında. Yılbaşından bu yana %70’ten fazla değer kazanan sarı metal, 1979’dan bu yana en güçlü yıllık performansına imza atıyor.
Gümüş ve Platinde Rekor Getiriler
Rallinin asıl yıldızı ise endüstriyel talebin de desteğini alan gümüş oldu. Spot gümüş, 72,70 dolar ile tarihi zirvesini gördükten sonra %0,86 artışla 72,38 dolar seviyesinden işlem görüyor. Gümüşün yılbaşından bu yana kaydettiği artış %150’yi aştı.
Arz sıkıntılarının yaşandığı platin piyasasında da benzer bir coşku hakim. Ons başına 2.380 dolarla rekor kıran platin, yılbaşından bu yana %159’luk bir yükseliş sergiledi. Paladyum ise bu süreçte %100’ün üzerinde değer kazandı.
Finans Hattı Yorumu:
Değerli metallerde yaşanan bu eş zamanlı ve sert yükseliş, piyasaların 2026 yılına “yüksek enflasyon, düşük faiz ve jeopolitik belirsizlik” üçgeninde girdiğini gösteriyor. Altının 4.500 doları, gümüşün ise 72 doları aşması, yatırımcıların sadece korunma (hedging) değil, agresif bir varlık biriktirme stratejisi izlediğini kanıtlıyor.
Özellikle gümüş ve platinin altından daha iyi performans göstermesi, bu rallinin sadece “korku” kaynaklı olmadığını, aynı zamanda sanayi üretimindeki toparlanma beklentisi ve arz kısıtlarıyla (sıkılaşan Londra piyasası) beslendiğini işaret ediyor. Merkez bankalarının dolarizasyondan kaçış stratejisi (de-dolarizasyon) ve ETF’lere giren rekor sermaye, bu yükselişin spekülatif bir balondan ziyade yapısal bir trend olduğunu destekliyor. Ancak yılın son günlerinde likiditenin azalmasıyla birlikte, bu rekor seviyelerde sert kâr satışları (volatilite) yaşanabileceği unutulmamalıdır.

