Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar Körfez bölgesindeki yatırım iklimini derin bir belirsizliğe sürüklerken, piyasalardaki dengeleri de temelden sarstı. Birçok sektörün yarını savaşın gidişatına göre belirlenirken, Körfez’den uzaklaşan yatırımcı hareketliliği Türkiye için yeni ve büyük fırsatların kapısını aralıyor.
Jeopolitik Konum Türkiye’yi Ön Plana Çıkarıyor
İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık, Türkiye’nin yürüttüğü tarafsız siyaset ve sahip olduğu jeopolitik avantajlarla ateş hattının dışında kaldığının altını çizdi. Atayık, Orta Doğu ve Körfez hattından ürün tedarik edemeyen uluslararası alıcıların yeni rotasının Türkiye olabileceğini belirtti.
Bu değişimin ilk sinyallerinin gelmeye başladığını ifade eden Atayık, altın ve mücevherat sektöründe yeni olanakların doğabileceğini, özellikle İstanbul’un sahip olduğu potansiyelle Dubai’ye çok güçlü bir alternatif haline gelebileceğini dile getirdi.
Dubai’nin Sarsılan Hakimiyeti ve İstanbul’un Potansiyeli
Global mücevher ticaretinin tek başına yüzde 20’sinden fazlasını elinde bulunduran Dubai’nin sektör için kritik bir partner olduğunu hatırlatan İKO Başkanı, savaş ortamı nedeniyle bölgedeki işlemlerin oldukça sınırlı kaldığını kaydetti. Atayık, çatışmalar sona erse bile yatırımcılar nezdinde güvenin yeniden tesis edilmesinin uzun bir zaman alacağını vurguladı.
| Kriter | Dubai (Körfez) Durumu | Türkiye (İstanbul) Hedefi |
|---|---|---|
| Pazar Payı | Küresel ticaretin %20’den fazlası | Bölgesel merkez olma adayı |
| Güven Endeksi | Savaş nedeniyle belirsizlik hakim | Tarafsızlık ve güvenli liman statüsü |
| Ticari Merkezler | Dubai ticaret limanları ve çarşıları | Kapalıçarşı, Kuyumcukent, Elmas Kule |
Sektörel Engeller ve Düzenleme Beklentisi
Sektördeki işleyişi kolaylaştıracak yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi durumunda, mevcut savaş ortamının Türk kuyumculuğu için tarihi fırsatlar sunabileceğine değinen Atayık, hazırlıklı olduklarını ancak bazı temel taleplerinin sürdüğünü belirtti. Türkiye’nin; Kapalıçarşı, Kuyumcukent, Vizyon Park, Elmas Kule, Atelier ve İkitelli’deki Model Kuyum Merkezi gibi güçlü altyapılarıyla bölgenin yeni kuyumculuk üssü olmaya en yakın aday olduğunu ifade etti.
Hammadde Erişimi ve Kota Sorunu
Kuyumculuk ve mücevherat dünyasının ihtiyaç duyduğu kıymetli maden ve taşlara uluslararası fiyatlar üzerinden erişimin sağlanması gerektiğini savunan Atayık, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ülkemizdeki altın kotasına yönelik düzenlemeler nedeniyle dünya ile oluşan, bazı dönemlerde kilogram fiyatında 10 bin doları bulan, ons fiyat farkı var. Bu düzenleme Türkiye’nin en katma değerli ihracatına imza atan mücevherde ihracatı zorlaştırıyor. Mevcut uygulamalar yüzünden daha birkaç yıl önce dünya mücevher ticaretinin yüzde 7-10’unu yapan ve ihracatta dünya liderliğine koşan sektörümüz, ne yazık ki ihracatçı kimliğinden hızla sıyrılarak ithalatçı bir ülke olma yolunda ilerliyor.”
Atayık, altın ithalatındaki kısıtlamaların hem üretimdeki istihdamı negatif etkilediğini hem de döviz getiren ihracat kalemine zarar verdiğini ekledi. İşlenmemiş altın girişindeki düşüşe rağmen mamul takı ithalatının artmasının yerli üretimi olumsuz etkilediğini belirtti.
“Made in EU” Projesi ve ÖTV Kararı
Gazi Meclis’in yüzde 20 ÖTV konusundaki kararı Torba Yasa’dan çıkarmasını 40 bin işletme adına memnuniyetle karşıladıklarını belirten Atayık, bu adımın İstanbul Mücevher Fuarı dönemine denk gelmesinin sektöre büyük motivasyon verdiğini söyledi. Ayrıca, Ticaret Bakanlığı destekli “Made in EU” projesi üzerinde çalıştıklarını kaydeden Atayık, bu projenin Türk mücevheratını Avrupa üretim zincirine entegre edeceğini ve “Yakın Üretim Merkezi” olma avantajını pekiştireceğini ifade etti.












