İcra Başkanı Burak Başarır: “Çeşitlendirilmiş Portföyümüzün Gücünü, Operasyonel Dayanıklılığımızı ve Çevikliğimizi Yansıttık”
Türkiye’nin en büyük holdinglerinden Anadolu Grubu (AGHOL), faaliyet gösterdiği coğrafyalardaki jeopolitik sorunlara ve yüksek enflasyonist ortama rağmen 2025’in ilk dokuz ayında operasyonel performansını iyileştirmeyi başardı. Şirket, bu dönemde ana ortaklık net kârının 4,6 milyar TL olarak gerçekleştiğini duyurdu.
Grup, özellikle yılın üçüncü çeyreğinde performansını önemli ölçüde hızlandırdı. Bu dönemde Grubun konsolide satış gelirleri yıllık %7,5 artışla 186,8 milyar TL’ye ulaşırken, kârlılığın en önemli göstergelerinden olan FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr) ise %15,9’luk artışla 25,3 milyar TL seviyesine çıktı.
Anadolu Grubu İcra Başkanı Burak Başarır, sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Üçüncü çeyrekte artan değer odağımızla birlikte büyüme ve kârlılık performansımız önemli ölçüde hız kazandı. Elde ettiğimiz sonuçlar; çeşitlendirilmiş portföyümüzün gücünü, operasyonel dayanıklılığımızı, çevikliğimizi ve zorlu koşullarda yönetim kabiliyetimizi yansıtıyor” dedi. Başarır, meşrubat grubunda Özbekistan ve Kazakistan’ın güçlü performansla öne çıktığını, Migros’un kârlılığını iyileştirerek pazar payı kazanımını sürdürdüğünü ve otomotiv grubunda da kayda değer bir iyileşme kaydedildiğini belirtti.
Migros Grubu’ndaki olumlu kârlılık ivmesine dikkat çeken Başarır, “Gelir büyümesi beklentimizi aşağı çekmemize rağmen kârlılıkta yakaladığımız ivmeyle birlikte FAVÖK marjı beklentimizi 50 baz puan artırıyoruz” diyerek perakende sektöründeki beklentilerini yukarı yönlü revize etti.
Finans Hattı Yorumu: Anadolu Grubu’nun bu sonuçları, “çeşitlendirme” stratejisinin zorlu ekonomik zamanlarda bir şirket için nasıl bir sigorta görevi gördüğünün ders niteliğinde bir örneğidir. Grubun bira, meşrubat, perakende, otomotiv gibi farklı sektörlerde ve Türkiye’den Orta Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet göstermesi, bir pazardaki veya sektördeki yavaşlamanın, diğerindeki güçlü performansla telafi edilmesine olanak tanıyor. Bu, adeta bir “amortisman” etkisi yaratarak Grubun genel finansal yapısını koruyor.
Raporda öne çıkan detaylar oldukça stratejik. Örneğin, Türkiye bira pazarında talep yavaşlarken, meşrubat tarafında Özbekistan ve Kazakistan gibi dinamik pazarların büyümeye öncülük etmesi, coğrafi çeşitlendirmenin önemini gösteriyor. Migros’un, gelir büyümesi beklentisini düşürmesine rağmen FAVÖK marjı beklentisini artırması ise şirketin artık “hacimden çok kârlılığa” odaklandığını, maliyetleri etkin bir şekilde yönettiğini ve operasyonel verimliliği ön plana çıkardığını gösteren akıllıca bir adımdır.
İcra Başkanı Burak Başarır’ın “proaktif risk yönetimi” ve “sağlam bilanço yapısı” vurguları, Grubun sadece büyümeye değil, aynı zamanda finansal sağlığını korumaya da ne kadar önem verdiğinin altını çiziyor. Enflasyon muhasebesi hariç tutulduğunda kârdaki %112’lik büyüme gibi rakamlar, yüksek enflasyonun yarattığı yanıltıcı etkinin ötesinde, şirketin operasyonel olarak da reel bir büyüme yakaladığını kanıtlıyor. Bu bilanço, Anadolu Grubu’nun fırtınalı bir denizde gemisini güvenli bir şekilde yüzdürme ve hatta hızlandırma kabiliyetine sahip olduğunu teyit etmektedir.
