Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi çatısı altında yürütülen geniş çaplı davanın ilk duruşması, üçüncü gününde kritik gelişmelere sahne oldu. Aralarında 5 tutuklu şahsın bulunduğu toplam 41 sanık, taraf avukatları ve müştekilerin katıldığı celsede; bazı CHP milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ile tutuklu yakınları da izleyici koltuklarında yerlerini aldı. Kimlik tespitlerinin tamamlanmasıyla birlikte tutuksuz yargılanan isimlerin savunmalarına geçildi.
Kim, Nerede Yargılanıyor? Mahkemeden Çıkan Ara Karar Ne Oldu?
Mahkeme heyeti, tarafların ve iddia makamının beyanlarını dinledikten sonra beklenen ara kararını duyurdu. Sonraki duruşma tarihi 4 Mayıs olarak belirlenirken, sanıkların durumlarında önemli değişikliklere gidildi. İddia makamının bazı talepleri reddedilirken, tahliye ve tutukluluk kararları şu şekilde şekillendi:
| Sanık Adı | Mahkeme Ara Kararı |
|---|---|
| İlker Arslan | Adli kontrol şartıyla tahliye |
| Fazlı Ateş | Adli kontrol şartıyla tahliye |
| Mehmet Okan Kaya | Adli kontrol şartıyla tahliye |
| Muhittin Böcek | Tutukluluk halinin devamı |
| Mustafa Gökhan Böcek | Tutukluluk halinin devamı |
Milyar Dolarlık Hacim ve MASAK Bildirimleri Nasıl Gerçekleşti?
İddianamenin merkezinde yer alan döviz bürosunun yüzde 70 hissedarı olduğunu belirten iş insanı A.Y., 1500 personeliyle çeşitli sektörlerde hizmet verdiğini ifade etti. Tüm ticari süreçlerini avukatlarına bıraktığını ve dosyadaki pek çok ismi tanımadığını iddia eden A.Y., Muhittin Böcek ile bir yakınlığı olmadığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
“Belediyeden ihale aldım ama iptal oldu. Neden iptal olduğuyla ilgili Muhittin Böcek ile görüştüm. Kendisine sitem ettim. Bana ‘Ben bu konulara karışmam.’ dedi. İki restoranımla ilgili ruhsat işi vardı, yardımcı olabileceğini söyledi ama o da öyle kaldı. Mustafa Gökhan Böcek ile bir araya gelmişliğim yok. Burada yargılanıyorum ama hakkımda delil veya şahit yok. Vicdanım rahat.”
Seçim döneminde tüm partilere (biri hariç) bağış yaptığını, Muhittin Böcek’in kendisini arayıp “Çorbada tuzun bulunsun” demesiyle Anadolu Reklam firması üzerinden zorlama ve beklenti olmaksızın destek verdiğini dile getiren A.Y., büronun işlemleri hakkında şunları söyledi:
“Döviz bürosunun yıllık işlem hacmi 1 milyar dolara ulaşıyor. Döviz bürosunda altın işi yaptıklarını sanmıyorum. Kurumsal bir yerdir. Bırakın kara parayı, bir paranın aklanması ile suçlanmak bile gerçekten üzücü. Kayıt dışı paraya tenezzül etmemişimdir. Beraatimi talep ediyorum.”
Döviz bürosunun diğer ortaklarından E.A. ise süreçte kullanıldıklarını savundu. Rüşvet iddialarından haberdar olmadığını belirten E.A.’nın ifadelerinde şu kritik rakamlar ve işlemler öne çıktı:
- 80 Milyon Liralık İşlem: M.Y, B.Ç. ve Mustafa Gökhan Böcek tarafından hesaba geçirilen tutar karşılığında elden döviz verildiği ve imza alındığı aktarıldı. Bu yüksek miktar MASAK’a şüpheli işlem olarak bildirildi.
- 70 Milyon Liralık İşlem: Yaklaşık 15-20 gün sonra Mustafa Gökhan Böcek ve tutuksuz sanık Z.K.’nin talebi üzerine, büroda yeterli nakit olmaması sebebiyle tutuksuz sanık S.İ’ye yönlendirme yapıldı.
- 55 Milyon Liralık İşlem: B.Ç’nin banka yoluyla gönderdiği para karşılığında döviz alındığı, tutarın Mustafa Gökhan Böcek’e teslim edilmesinin istendiği ve işlemin yine MASAK’a raporlandığı belirtildi.
E.A., 70 milyon liralık işlem için, “Dövizi bizim elemanlarımız götürdü. Bir altın bozdurulmadı, döviz üzerinden işlem yapıldı. Ama altın bozdurulmuş gibi bir işlem yapıldı.” diye konuştu.
Diğer ortak M.A. da Türkiye’de en fazla şüpheli işlem bildirimi yapan kurum olduklarını belirterek suçlamaları reddetti. Kayıt dışı para transferi yapmadıklarını söyleyen M.A., “M.Y. ve B.Ç’yi ilk defa gördük. Mustafa Gökhan Böcek, bize onların Ankara’dan gelen yatırımcılar olduğunu söyledi. Mustafa Gökhan Böcek belediye başkanının oğlu olduğu için de şüphelenmedik.” dedi. Kuyumcu S.E. ise kendisine fiziki altın geldiğini iddia ederek, M.A. ve E.A’ya duyduğu güven sebebiyle 70 milyon liralık işlemi MASAK’a bildirmediğini ifade etti.
Savcının Talepleri ve Tutuklu Sanıkların Savunmaları Neden Önemli?
Cumhuriyet savcısı, mütalaasında tutuklu isimler Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş, İlker Arslan ve Mehmet Okan Kaya’nın cezaevindeki hallerinin devamını talep etti. Savcılık makamının diğer talepleri arasında tutuksuz sanık T.K. hakkında iftira ve yalan beyandan suç duyurusu yapılması, yurt dışı çıkış yasaklarının korunması, S.K. için de aynı yasağın getirilmesi ve K.A’nın kaçma şüphesiyle tutuklanması yer aldı. Ancak mahkeme heyeti, T.K. hakkındaki suç duyurusu ve K.A.’nın tutuklanması taleplerini reddetti.
Baba ve Oğul Böcek Mahkemede Neler Söyledi?
Mütalaaya karşı beyanda bulunan ve 9 aydır tutuklu olan Muhittin Böcek, ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini belirterek şunları aktardı: “Çok rahatsızım. Rahatsızlıklarım için 22 ilaç kullanıyorum. Gelmeden önce hastaneye kaldırıldım. En ağır uyku getiren ilaçlar kullanıyorum. Suç işlemedim. 6 dönem belediye başkanlığı yaptım. Kamuyu zarara uğratmadım. Tahliyemi istiyorum.”
Oğlu Mustafa Gökhan Böcek ise soruşturma aşamasında yurt dışından kendi rızasıyla gelip teslim olduğunu hatırlattı. Aylardır çocuğundan ayrı kaldığını vurgulayan Böcek, “Kaçma şüphem yok, delil karartma şüphem yok. Çünkü suçsuzum. Muhittin Böcek’in oğlu olduğum için yargılanıyorum. Başka birinin oğlu olsaydım yargılanmazdım. Siyasetçi oğlu olarak yargılanıyorum. Ev hapsi veya adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum.” şeklinde konuştu.
Celsede ayrıca tutuklu yargılanan Fazlı Ateş, İlker Arslan ve Mehmet Okan Kaya da mahkemeden tahliye ve beraat talebinde bulunarak savunmalarını tamamladılar.
