Çin Hisseleri Kayıplara Öncülük Etti, Güney Kore’nin Rekoru Kısa Sürdü
Çoğu Asya borsası Cuma günü sert düşüşler yaşadı. ABD bölgesel bankalarına ilişkin yenilenen korkuların yatırımcı güvenini sarsmasıyla Wall Street’teki gecelik kayıpları takip eden piyasalarda, Washington ile artan ticaret gerilimleri nedeniyle Çin hisseleri bölgesel düşüşlere öncülük etti.
Wall Street’ten Yayılan Korku
Wall Street, Zions Bancorp (NASDAQ:ZION) ve Western Alliance Bank’ın (NYSE:WAL) sorunlu krediler açıkladıktan sonra Perşembe günü düşmüştü. Bu durum, bölgesel bankaların kredi portföylerinin kalitesi ve bilançolarındaki gizli kayıp olasılıkları konusunda yeni endişeler yarattı. KBW Bölgesel Bankacılık endeksi yüzde 6’dan fazla düşerek, daha geniş piyasayı aşağı çekti ve bu negatif duyarlılık Cuma sabahı Asya’ya yayıldı.
Asya’da Haftalık Düşüşler, Çin’de Sert Kayıplar
Bölgesel borsa endekslerinin çoğu, haftayı düşüşle kapatmaya hazırlanıyor.
-
Japonya Nikkei 225 endeksi, son iki seanstaki kazançlarının ardından Cuma günü yüzde 0,8 düştü.
-
Çin hisseleri bölgede en sert düşenler oldu. Trump’ın Çin ithalatına %100 ek tarife uygulama tehdidi, iki ülke arasında yeni bir ticaret savaşı korkusunu yeniden alevlendirdi. Çin’in mavi çip CSI 300 endeksi yüzde 1 düştü, Şanghay Composite endeksi ise yüzde 0,8 geriledi.
-
Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 1,4 düşerek haftalık kaybını yaklaşık yüzde 3’e taşıdı.
Güney Kore’nin Rekoru Sadece Birkaç Saat Sürdü
Bölgesel negatif eğilime kısa bir süreliğine meydan okuyan Güney Kore’nin KOSPI endeksi, oturumun erken saatlerinde yüzde 1,2 yükselerek 3.794,87 puan ile yeni bir rekor seviyeye ulaştı. Bu yükselişin arkasında, Güney Koreli bir başkanlık danışmanının ve ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in, iki ülke arasında bir ticaret anlaşmasını sonuçlandırmaya yakın olduklarına dair yaptıkları iyimser açıklamalar vardı.
Ancak bu rekor sevinci kısa sürdü. Endeks, daha sonra Asya geneline yayılan satış baskısıyla tüm kazançlarını geri verdi.
Finans Hattı Yorum: Asya piyasalarında Cuma günü yaşananlar, küresel finansal sistemin ne kadar birbirine bağlı ve kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. ABD’deki birkaç bölgesel bankanın bilançosunda ortaya çıkan sorunlar, binlerce kilometre ötedeki Asya piyasalarında anında satış baskısı yaratabiliyor. Bu durum, 2023’teki bölgesel bankacılık krizinin yarattığı travmanın hala hafızalarda taze olduğunu ve yatırımcıların benzer bir senaryodan ne kadar korktuğunu gösteriyor.
Bu endişeye bir de ABD-Çin ticaret savaşının yeniden alevlenmesi eklenince, piyasalar için mükemmel bir fırtına ortamı oluştu. Çin hisselerinin kayıplara öncülük etmesi şaşırtıcı değil; çünkü %100’lük bir tarife tehdidi, Çin ekonomisi için en kötü senaryolardan biri.
Güney Kore’nin hikayesi ise oldukça öğretici. Ticaret anlaşması gibi pozitif bir haberle rekor kırmasına rağmen, bu kazançlarını küresel negatif dalgaya karşı koruyamaması, yerel iyi haberlerin bile genel riskten kaçış ortamında ne kadar etkisiz kalabildiğini gösteriyor. Bu, piyasalarda şu anda makroekonomik ve jeopolitik risklerin, şirket veya ülke bazlı pozitif hikayelerden daha ağır bastığının en net kanıtıdır. Piyasalardaki bu gergin ve kararsız seyrin, ABD bankacılık sektöründen ve Washington-Pekin hattından gelecek yeni haberlere kadar devam etmesi bekleniyor.
