Japonya’da siyasi gerilim ve Çin’deki düşüşlerle Nikkei %2,78 geriledi; ABD ve Avrupa vadeli piyasaları da negatif bir güne işaret ediyor.
Asya hisse senedi piyasaları, ABD’de hükümet kapanması nedeniyle ertelenen kritik ekonomik verilerin yarattığı belirsizlik ve yatırımcıların ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) Aralık ayında bir faiz indirimi bekleme ihtimalini azaltmasıyla haftaya düşüşle başladı. Piyasaların odağında, Perşembe günü açıklanacak olan ABD Eylül ayı tarım dışı istihdam raporu bulunuyor.
Piyasalardaki en sert düşüş, Japonya’da yaşandı. Yeni Başbakan Sanae Takaichi’nin enflasyon %2 hedefine ulaşana kadar faizlerin düşük tutulması gerektiğini savunmasına karşın, Japonya Merkez Bankası (BOJ) Başkanı Kazuo Ueda’nın gelecek ay olası bir faiz artışına işaret etmesi, piyasalarda sert bir satış dalgasına neden oldu. Bu gerilimin de etkisiyle Nikkei 225 endeksi %2,78 değer kaybetti.
Satışlar Asya geneline yayıldı. Çin’de CSI 300 endeksi yüzde 0,22, Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,56 gerilerken, Hong Kong’da Hang Seng Endeksi yüzde 1,47 düştü. Riskten kaçış eğilimi küresel piyasalara da yansıdı; ABD ve Avrupa vadeli endeksleri de güne ekside başladı.
Uzayan ABD hükümet kapanmasının yarattığı veri eksikliği, Fed’in Aralık ayındaki faiz kararına yönelik belirsizliği artırdı. William Buck Başekonomisti Besa Deda, küresel piyasaların “temkinli savunmada” olduğunu belirterek, Aralık ayında bir faiz indiriminin artık kesin olmadığını söyledi.
Finans Hattı Yorumu:
Piyasalar haftaya tam bir “bekle-gör” modunda ve riskten kaçış eğilimiyle başladı. Bu durumun arkasındaki temel neden, ABD hükümet kapanmasının yarattığı “bilgi vakumudur”. Piyasalar veriyle yaşar ve şu anda en kritik veri olan ABD istihdam ve enflasyon rakamları gecikmiş durumda. Bu veri karartması, Fed’in bir sonraki hamlesini tahmin etmeyi imkansız hale getiriyor ve yatırımcıları en güvensiz oldukları pozisyona, yani belirsizliğe itiyor. Bu nedenle hisse senetlerinden çıkışlar ve temkinli bir duruş son derece doğal.
Japonya’da yaşananlar ise bu küresel belirsizliğe eklenen önemli bir yerel risk faktörüdür. Bir ülkenin siyasi lideri (Başbakan) ile merkez bankası başkanı arasında para politikasının yönü konusunda bu kadar açık bir görüş ayrılığı yaşanması, o ülke ekonomisi için en istenmeyen senaryolardan biridir. BOJ’un olası bir erken faiz artışı, Japonya’nın yıllardır kırmaya çalıştığı deflasyon sarmalına geri dönme riskini tetikleyebilir. Nikkei’deki sert düşüş, piyasanın bu politika hatası riskini ne kadar ciddiye aldığının bir göstergesidir.
Tüm vadeli piyasaların kırmızıda olması, bu endişenin sadece Asya’ya özgü olmadığını, küresel bir risk iştahı düşüşü yaşandığını gösteriyor. Perşembe günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisi, piyasalar için bir “hakikat anı” olacak. Beklenenden güçlü bir veri, faiz indirimi umutlarını tamamen bitirerek satışları derinleştirebilir. Beklenenden zayıf bir veri ise Fed’in elini rahatlatabilir ve piyasalara bir rahatlama rallisi getirebilir. O güne kadar piyasalarda “veri bekleme” temalı dalgalı ve gergin seyrin devam etmesi muhtemeldir.

