Kallas: “Rusya Savaşa Hazırlanıyor, Dondurulmuş Varlıklarını Geri Alması Düşünülemez”
Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları, Kopenhag’da gerçekleştirdikleri gayrıresmi toplantıda, Rusya-Ukrayna savaşından İran’ın nükleer programına, İsrail-Filistin geriliminden ABD’nin vize kararına kadar küresel gündemin en sıcak başlıklarını masaya yatırdı. Toplantı sonrası açıklama yapan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, birliğin Rusya’ya karşı duruşunu sertleştireceğini, İran’a diplomasi kapısını açık tuttuğunu, ABD’nin Filistin kararını eleştirdiğini ve İsrail’e yönelik baskıyı artırma konusunda artan bir fikir birliği olduğunu belirtti.
Rusya’ya Karşı Yeni Yaptırım Paketi ve “Dondurulmuş Varlıklar” Mesajı
Kallas, Rusya’nın barışa değil, daha fazla savaşa hazırlandığını belirterek, AB’nin Moskova’yı müzakere masasına oturtmak için baskıyı artıracağını söyledi.
-
Yeni Yaptırımlar Yolda: Bakanların, ikincil yaptırımlar, yeni ithalat yasakları ve Rusya’nın gölge filosuna yönelik tedbirleri de içeren bir sonraki yaptırım paketinin unsurlarını görüştüğünü açıkladı.
-
Dondurulmuş Varlıklar: Rusya’nın dondurulmuş 200 milyar Euro’luk varlığı konusunda “çok iyi ve esaslı bir tartışma” yapıldığını belirten Kallas, “Herkesin üzerinde anlaştığı bir şey var: Rusya’nın Ukrayna’da sebep olduğu yıkım göz önüne bulundurulduğunda, Ukrayna’nın zararları tamamen telafi edilmeden Rusya’nın bu parayı geri alması asla düşünülemez,” diyerek bu varlıkların Ukrayna’nın yeniden inşasında kullanılacağının en net sinyalini verdi.
ABD’ye Filistin Vizesi İçin “Gözden Geçir” Çağrısı
Kallas, ABD’nin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve heyetinin vizelerini iptal etme kararını eleştirerek, “BM ile ev sahibi ülke arasındaki mevcut anlaşmalar ışığında bu kararın uluslararası hukuk ve BM’nin kuruluş ilkeleri de dikkate alınarak tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini hep birlikte vurguladık,” dedi.
İran’a Mesaj: “Top Sizin Sahanızda”
Avrupa’nın İran’a yönelik yaptırımları geri getirme sürecini başlatmasının diplomasinin sonu anlamına gelmediğini belirten Kallas, “İran, hala UAEA ile işbirliği yapma ve ABD ile nükleer müzakerelere yeniden başlama şansına sahip. Artık top İran’ın sahasında,” diyerek Tahran’a diyalog kapısını açık bıraktı.
İsrail’e Karşı Büyüyen “Çoğunluk” ve Artan Baskı
Toplantının en hararetli tartışmalarından biri İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki politikaları üzerine oldu.
-
Askeri Çözüm Reddedildi: Kallas, “Eğer askeri çözüm mümkün olsaydı, savaş çoktan bitmiş olurdu. Gazze’nin ihtiyacı olan şey daha fazla değil, daha az savaş,” dedi.
-
Tedbirler Masada: AB içinde İsrail’e karşı somut adımlar atılması konusunda henüz bir oy birliği olmasa da, Kallas bu yönde “giderek büyüyen bir çoğunluk” olduğunu vurguladı.
-
Danimarka’dan Somut Adım: Ev sahibi Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, ülkesinin İsrail ile Ortaklık Anlaşması’nın ticaretle ilgili bölümünün askıya alınmasını desteklediğini açıkladı. Rasmussen ayrıca, işgal altındaki topraklardan ithalata ağır gümrük vergileri uygulanması gibi “nitelikli çoğunlukla” alınabilecek kararların değerlendirilebileceğini söyledi.
Finans Hattı Yorum:
AB Dışişleri Bakanları toplantısından çıkan sonuçlar, birliğin küresel olaylar karşısında daha proaktif, daha birleşik ve daha sert bir duruş sergilemeye başladığını gösteriyor.
1. Rusya’ya Karşı Uzun Vadeli Ekonomik Savaş: AB’nin yeni yaptırım paketini ve özellikle dondurulmuş varlıkları Ukrayna için kullanma konusundaki kararlılığını tartışması, savaşın ekonomik cephesinin uzun bir süre daha devam edeceğini gösteriyor. “Rusya bu parayı geri alamaz” ifadesi, bu varlıkların fiilen Ukrayna’ya transfer edileceğinin en net ilanıdır. Bu, küresel finans hukukunda yeni bir emsal teşkil ederken, Rus ekonomisi üzerindeki baskıyı da kalıcı hale getirecektir.
2. Transatlantik İlişkilerde Çatlaklar ve Ortaklıklar: AB’nin, ABD’nin Filistin vize kararını açıkça eleştirmesi, iki müttefik arasında belirli konularda ciddi görüş ayrılıkları olduğunu gösteriyor. Ancak Rusya ve İran gibi konularda ortak hareket etmeleri, bu ittifakın temelinin hala sağlam olduğunu da teyit ediyor. Piyasalar için bu, küresel politikanın tek bir merkezden yönetilmediği, çok kutuplu ve daha karmaşık bir yapıya evrildiğini gösterir.
3. İsrail Üzerindeki Baskı Somutlaşıyor: Bugüne kadar İsrail’e karşı daha çok sözlü kınamalarla yetinen AB içinde, artık somut ekonomik tedbirlerin (ortaklık anlaşmasının askıya alınması, gümrük vergileri vb.) yüksek sesle tartışılmaya başlanması, bir dönüm noktasıdır. Henüz oy birliği olmasa da, “büyüyen çoğunluk” ifadesi ve Danimarka gibi ülkelerin pozisyonunu netleştirmesi, bu tedbirlerin gelecekte hayata geçme olasılığını artırmaktadır. Bu durum, İsrail ekonomisi ve bu ülkeyle yoğun ticari ilişkileri olan Avrupalı şirketler için yeni bir risk unsuru oluşturmaktadır.
4. Jeopolitik Risk Primi Yüksek Kalmaya Devam Edecek: Toplantıdan çıkan genel sonuç, küresel jeopolitik arenada kısa vadede bir rahatlama beklenmemesi gerektiğidir. Rusya, İran ve İsrail-Filistin cephelerindeki gerilimlerin devam edecek olması, petrol fiyatları, savunma sanayii harcamaları ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki baskının süreceği anlamına gelir. Yatırımcıların portföylerinde bu yüksek jeopolitik risk primini fiyatlamaya devam etmesi gerekecektir.
