Küresel güvenlik dinamiklerindeki keskin değişimler, savunma sanayisi harcamalarında sarsıcı etkilere yol açıyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından yayımlanan güncel silah transferleri raporu, Avrupa’nın uzun yıllar sonra savunma pazarında en çok alım yapan bölge olarak zirveye oturduğunu gözler önüne serdi. Son beş yıllık dilimde bölgesel silah alımlarını yüzde 210 oranında fırlatan Avrupa ülkeleri, küresel silah ticaretinin yönünü doğrudan değiştirdi.
Neden ve Ne Zaman? Avrupa’nın Tarihi Savunma Sıçraması
Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında yeniden şekillenen güvenlik politikaları, Avrupa kıtasındaki askeri yatırımları ivmelendirdi. 2021-2025 dönemi baz alındığında, Avrupa’nın dünya genelindeki silah ithalatı payı yüzde 12 seviyesinden yüzde 33’e fırladı. Bu muazzam sıçrama, kıtanın 1960’lı yıllardan günümüze kadar ilk defa küresel ithalat pastasında birinci sıraya yerleşmesini sağladı.
SIPRI verilerine göre, 2021-2025 döneminde dünya genelindeki toplam silah ihracatı ise önceki beş yıllık sürece oranla yüzde 9,2 seviyesinde bir genişleme yaşadı. Söz konusu artış hızı, 2011-2015 döneminden bu yana görülen en üst düzey rakamlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Bölgelere Göre Küresel Silah İthalatı Dağılımı
| Bölge | Küresel Payı | Sıralama |
|---|---|---|
| Avrupa | Yüzde 33 | 1. Sıra |
| Asya ve Okyanusya | Yüzde 31 | 2. Sıra |
| Orta Doğu | Yüzde 26 | 3. Sıra |
Nasıl? Yüksek Teknoloji ve ABD’ye Yönelim
Avrupa Birliği bünyesinde yerel üretimi teşvik etme adımları atılsa da, acil ihtiyaç duyulan uzun menzilli hava savunma sistemleri ile savaş uçakları gibi üst düzey donanımlar için ibre yeniden ABD’ye döndü. 2021-2025 tarihleri arasında Avrupa’ya yapılan toplam silah sevkiyatının yüzde 38’lik aslan payını ABD üstlendi. Bölgedeki 29 NATO üyesi ülkenin dışarıdan silah tedariki yüzde 143 oranında artış kaydederken, bu siparişlerin yüzde 58’i doğrudan ABD menşeli oldu.
Ülkelerin tedarik kararlarında stratejik hedefler de başrol oynadı. Romanya ve Polonya, ABD ile stratejik iş birliklerini derinleştirmek maksadıyla bu sistemleri seçerken; Almanya ise elindeki mevcut Patriot sistemleriyle entegrasyonu korumak adına Amerikan teknolojilerini tercih etti. Benzer şekilde, Orta Doğu ülkelerinin silah alımlarının da yarısından fazlasını yine ABD sağladı.
Kim Nerede? En Büyük İhracatçılar ve İthalatçılar
Küresel arenada sevkiyatların yüzde 42’sini tek başına yürüten ABD, toplam 99 ülkeye ürün tedarik ederek pazar liderliğini ve şirketlerinin ihracattaki ağırlığını artırdı. Küresel sıralamanın diğer aktörlerinde ise dikkat çekici değişimler yaşandı:
- Fransa: İhracatını yüzde 21 oranında büyüterek dünyada ikinci sıraya yerleşti.
- Rusya: Dış satım hacminde yüzde 64’lük sert bir erime yaşadı ve üçüncü sıraya geriledi.
- Almanya: Küresel pazardaki payını yüzde 5,7’ye taşıyıp Çin’i geçerek dördüncü en büyük ihracatçı oldu. Alman savunma sanayisi ürünlerinin büyük kısmı Ukrayna’ya ve diğer Avrupa devletlerine sevk edildi.
Diğer taraftan Asya ve Okyanusya coğrafyasındaki toplam silah ithalatında yüzde 20 oranında daralma görüldü. Çin’in kendi iç üretimini artırmasının etkisiyle bu ülkenin dışarıdan silah alımı yüzde 72 azaldı.
Dünyanın En Çok Silah Alan Ülkeleri
- Ukrayna (Liderliğini koruyor)
- Hindistan
- Suudi Arabistan
- Katar
- Pakistan
Uzman Görüşleri: “Küresel Transferleri Avrupa Tetikledi”
Rapordaki bulguları yorumlayan SIPRI Silah Transferleri Programı Direktörü Mathew George, Avrupa’ya yönelen devasa teçhizat akımının tüm dünya ticaretini büyüttüğünü ifade etti. George şu ifadeleri kullandı:
“Asya, Okyanusya ve Orta Doğu’daki ülkeler gerilim ve çatışmalar nedeniyle büyük ölçekli silah ithalatını sürdürmeye devam etse de Avrupa ülkelerine yönelik silah akışındaki keskin artış, küresel silah transferlerini yaklaşık yüzde 10 yukarı çekti. 2022’den bu yana Ukrayna’ya yapılan teslimatlar en belirgin faktör olsa da diğer birçok Avrupa devleti de Rusya’dan algılanan, büyüyen tehdide karşı askeri kapasitelerini güçlendirmek amacıyla silah ithalatını önemli ölçüde artırmaya başladı”
Sürecin Amerika boyutunu ele alan SIPRI kıdemli araştırmacısı Pieter Wezeman ise, ABD’nin pazardaki hegemonyasını daha da sağlamlaştırdığına vurgu yaparak şu değerlendirmeyi yaptı:
“İthalatçılar için ABD silahları hem ileri teknolojik kabiliyetler sunuyor hem de Washington ile iyi ilişkiler geliştirmenin bir yolu olarak görülüyor. ABD ise silah ihracatını hem dış politikasının bir aracı hem de savunma sanayisini güçlendirmenin bir yolu olarak değerlendiriyor. Nitekim Trump yönetiminin yeni ‘Önce Amerika Silah Transfer Stratejisi de bu yaklaşımı bir kez daha açıkça ortaya koyuyor”

