İslam dünyasında bin aydan daha hayırlı olduğu Kur’an-ı Kerim’de müjdelenen Kadir Gecesi’ne ulaşmanın heyecanı yaşanırken, Devlet Bahçeli sosyal medya platformu üzerinden dikkat çekici bir değerlendirme yayımladı. On bir ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i geride bırakmaya hazırlanırken, bu mukaddes gecenin manevi güzelliğinin yaşandığını ancak küresel çapta yaşanan vahim gelişmeler sebebiyle içlerinde derin bir burukluk olduğunu ifade etti.
Kadir Gecesi’nde İslam Coğrafyasının Durumu (Ne, Neden?)
Bahçeli, Ramazan ayının temsil ettiği sükunet ve barış ortamının her cepheden ihlal edildiğine dikkat çekti. Şiddet dozajı yüksek savaşların ve çatışmaların İslam alemini ağır bir şekilde yaraladığını vurgulayarak, bu durumun kendilerinde yarattığı hüznü eksiksiz bir şekilde şu sözlerle aktardı:
“Ne yazık ki iman ve inanç ölçülerimize müzahir ve münasip şekilde tezahürünü niyaz ve murat ettiğimiz birlik, dirlik ve dayanışma ruhundaki derin çatlaklar, bundan kaynaklanan pek çok sorun aşama aşama vasat bulmuştur. Huşuyla ve huzurla ihata edilmiş bir Ramazan ayını idrak etmek varken, uçuşan füzeler, hedef alınan masum insanlar, yıkıma maruz kalan stratejik altyapılar, devamlı çıta yükselten jeopolitik gerilimler, her yerinden hasar alan medeniyet mirası özelde din kardeşlerimizi, genel manada ise İslam ülkelerinin egemenlik haklarını rehin almıştır. Tan yeri ağarıncaya kadar esenliğin var olacağına inandığımız Kadir Gecemizde acı, soykırım ve savaşların neden İslam coğrafyasında yuvalandığını samimi ve dürüst bir vicdan refakatinde sorgulamak, ahlaki ve tutarlı bir özeleştiri mekanizmasını devreye almak lazımdır. İçte dağınık olduğumuz müddetçe, aramızda nifak tohumları yeşerdiği sürece dışımızdan her türlü mütecaviz müdahalenin yapılacağını asla unutmamak asıl olmalıdır. Siyonist-emperyalist menşeli savaş ve cinayet makinesinin devamlı surette Müslüman kanı dökmesi, bunun yanı sıra İslam coğrafyasını savaş ve çatışma arenasına dönüştürmesi hunhar nitelikli kahredici bir kısır döngü olduğu kadar tahammülü imkansız tek yanlı zalimlik numunesidir. Geldiğimiz bu aşamada inanç hürriyetimize, insan olmaktan mütevellit tarihi haklarımıza sahip çıkmadığımız veya çıkamadığımız takdirde varlığımızın ve hayati çıkarlarımızın kademe kademe çiğneneceği çok açıktır.”
İslam Dünyasını Rehin Alan Kriz Unsurları
Devlet Bahçeli’nin tespitlerine göre, coğrafyayı derinden sarsan ve huzuru baltalayan başlıca faktörler şunlardır:
- Sürekli olarak havada uçuşan füzeler ve hedef alınan masum siviller
- Ağır yıkıma maruz bırakılan stratejik altyapılar
- Giderek tırmanan ve çıtası yükselen jeopolitik gerilimler
- Her bir köşesinden hasar alan tarihi medeniyet mirası
Beklenen Manevi İklim ve Yaşanan Acı Gerçekler
| Ramazan Ayı Beklentisi | Coğrafyamızdaki Mevcut Durum |
|---|---|
| Huşu, barış ve sükunet içinde bir atmosfer | Siyonist-emperyalist menşeli şiddet ve cinayet makinesi |
| Birlik, dirlik ve dayanışma ruhu | İçeride dağınıklık ve yeşeren nifak tohumları |
| İnanç hürriyeti ve egemenlik haklarının korunması | Hayati çıkarların ve hakların kademe kademe çiğnenme tehlikesi |
Bölgesel Kader Ortaklığı ve Mescid-i Aksa Vurgusu (Nerede, Kiminle?)
Bölgesel dengelere de değinerek “Ankara ile Tahran’ın ufku aynı yöne bakmaktadır” tespitinde bulunan Bahçeli, başkentler arasındaki vizyon ve kader ortaklığına işaret etti. Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasına yönelik haklı tepkisini dile getiren Devlet Bahçeli, açıklamalarına şu tarihi sözlerle devam etti:
“Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir. 15 gündür kapalı tutulan ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın hüznü hepimizin, Müslümanım diyen herkesin yürek sızısıdır. Bu zulüm mutlaka son bulmalıdır.”
Geleceğe Yönelik Dua ve Temenniler (Nasıl?)
Mesajının son bölümünde, temiz bir vicdanla özeleştiri yapılması gerektiği çağrısını yineleyen ve Türk-İslam aleminin mübarek gecesini tebrik eden Bahçeli, sözlerini şu şekilde noktaladı:
“Temennim, Siyonist-emperyalist kumpasların karanlık dehlizlerine düşmeden, kardeşlik şuurunun ikmaliyle derlenip toparlanmak, görüş açımızı kapatan kabus bulutlarını imanımızın itibar ve haysiyetiyle dağıtmaktır. Kadrini ve kıymetini hakkıyla ifa etmeyi ümit ettiğim bugünkü Kadir Gecemizde, kendimize dönerek yanlışların nerede yapıldığını, açıkların nerede verildiğini, zaaf ve zayıflıkların nerelerde tebarüz ettiğini temiz bir vicdan eşliğinde teşhis edip buna muvafık tedbirler almak tarihi bir sorumluluktur. Aziz Türk milletinin, Türk-İslam aleminin, yurt içinde ve yurt dışında yaşayan bütün aziz vatandaşlarımızın mübarek Kadir Gecesi’ni tebrik ediyor, dualarımızın ve müşterek hedeflerimizin potasında buluşmayı halisane şekilde diliyorum. Kadir Gecemiz mübarek olsun diyorum. Cenabıallah Türk milletinin, gönül ve kültür coğrafyalarımızda onurlu bir hayatın mücadelesini veren kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun diye dua ediyorum.”
