Enerjide Sosyal Desteklerin Hedefe Yönelik Olması Gerektiğini Söyleyen Bakan, “Yalıda Oturanın Elektriğini Neden Hep Beraber Ödüyoruz?” Diye Sordu
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığının 2026 yılı bütçesini sunan ve milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, madencilikten yenilenebilir enerjiye, nükleer hedeflerden Karadeniz’deki sondaj çalışmalarına kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
İşte Bakan Bayraktar’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar:
“Maden Sahası Sadece Binde Bir, Altında Devlet Hakkı %31’e Çıktı”
Türkiye’nin tamamının maden sahasına çevrildiği yönündeki eleştirilere net bir dille yanıt veren Bayraktar, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Bakan, “Yaklaşık 97 bin ruhsatın iptalini sağladık. Sadece 8 bin ruhsat var, Türkiye genelinde kazı yapılan ocak alanı ise sadece binde 1, yani 783 kilometrekare” dedi. Yeni madencilik kanunuyla altın madenlerinde devlet hakkını %25’e çıkardıklarını ve toplamda üretilen altının neredeyse üçte birinin devlete kalacağını vurguladı.
Yenilenebilir Enerjiye 10 Yılda 110 Milyar Dolarlık Dev Yatırım
Türkiye’nin enerji bağımsızlığı için yerli ve yenilenebilir kaynakların önemine dikkat çeken Bayraktar, bu alandaki yatırımların hız kesmeden devam edeceğini söyledi. Bu yıl güneş ve rüzgardan üretilen elektrikle 11 milyar dolarlık doğal gaz ithalatının önüne geçildiğini belirten Bakan, önümüzdeki 10 yıl içinde 80 milyar dolarlık güneş ve rüzgar yatırımı ile 30 milyar dolarlık şebeke ve iletim hattı yatırımı yapılacağını açıkladı.
“Yalıda Oturanın Elektriğini Neden Devlet Ödesin?”
Enerjideki sübvansiyon politikasına ilişkin önemli bir değişikliğin sinyalini veren Bayraktar, mevcut destek modelinin sorgulanması gerektiğini belirtti. “Bugün yalıda oturan, villada oturan, bahçesini aydınlatan, havuzunu ısıtan kişinin elektrik bedelini, doğal gaz bedelini neden hep beraber ödüyoruz?” diye soran Bakan, her yıl 20 milyar doları bulan desteğin, üst gelir grupları dışarıda bırakılarak, sadece ihtiyacı olan dar ve sabit gelirli vatandaşlara odaklanması gerektiğini savundu.
Karadeniz’den Yeni Müjde Sinyali, Nükleerde Kararlılık Mesajı
Karadeniz’deki sondaj çalışmalarının 6 derin deniz sondaj gemisiyle aralıksız sürdüğünü belirten Bayraktar, 2026’da Doğu ve Orta Karadeniz’de 6 yeni keşif amaçlı sondaj kuyusu açılacağını ve “Bunlardan milletimize bir yeni müjdeyi İnşallah paylaşacağız” diyerek yeni keşif sinyali verdi. Nükleer enerjinin iklim hedefleri için vazgeçilmez olduğunu belirten Bakan, “Dünyadaki yaklaşık 416 reaktörde tehlike yok. Biz yapmaya kalkınca maalesef bu tehlike konusu oluyor” diyerek eleştirilere yanıt verdi.
Nadir Toprak Elementlerinde Hedef İlk 5
Türkiye’nin nadir toprak elementleri konusunda dünyanın ilk beş ülkesi arasına gireceğini iddia eden Bayraktar, Beylikova’da 694 milyon tonluk rezerv tespit edildiğini ve bu elementlerin ABD’ye satıldığı iddialarının asılsız olduğunu belirtti.
Finans Hattı Yorumu: Bakan Alparslan Bayraktar’ın sunumu, Türkiye’nin önümüzdeki on yıllık enerji ve madencilik stratejisinin kapsamlı bir yol haritasını ortaya koyuyor. Konuşmanın en çarpıcı ve potansiyel olarak en tartışmalı kısmı, şüphesiz enerji sübvansiyonlarına yönelik “hedefe yönelik destek” önerisidir. “Yalıda oturan” örneği üzerinden verilen mesaj, mevcut geniş kapsamlı sübvansiyon modelinden, gelir düzeyine dayalı ve daha dar kapsamlı bir modele geçişin habercisidir. Bu, kamu maliyesi üzerindeki yükü azaltmak için atılması gereken rasyonel bir adım olsa da, hangi gelir grubunun destek dışı kalacağı ve bu geçişin nasıl yönetileceği, önümüzdeki dönemin en önemli tartışma konularından biri olacaktır.
Madencilik konusunda verilen “binde 1” rakamı ve “iptal edilen 97 bin ruhsat” detayı, kamuoyunda oluşan “her yer maden sahası oluyor” algısını kırmaya yönelik bir iletişim stratejisidir. Altında devlet hakkının artırılması da, bu kaynaklardan kamunun daha fazla pay almasını sağlayan olumlu bir adımdır. Yenilenebilir enerjiye yapılacak 110 milyar dolarlık dev yatırım planı ise Türkiye’nin yeşil dönüşüm konusundaki kararlılığını ve bu alanda ne kadar büyük bir potansiyel gördüğünü teyit etmektedir. Karadeniz’den gelen yeni “müjde” sinyali, piyasalar ve kamuoyu tarafından heyecanla beklenecektir. Bu sunum, Türkiye’nin enerji politikasında bağımsızlık, yerlilik ve verimliliği merkeze alan, aynı zamanda mali disiplini de gözeten bütüncül bir yaklaşıma doğru ilerlediğini göstermektedir.

