USD44,33
%0.240
EURO50,81
%0
GBP58,81
%0.300
BIST13.115,13
%0.00
Petrol113,48
%5.68
GR. ALTIN6.787,66
%-0.90
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
21 Mart 2026, Cts
  1. Haberler
  2. DÜNYA
  3. Bakan Fidan’dan Körfez Uyarısı: Risk Arttı, Yeni Önlemler Gelebilir

Bakan Fidan’dan Körfez Uyarısı: Risk Arttı, Yeni Önlemler Gelebilir

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) kapsayan kritik diplomasi trafiğinin ardından bölgedeki tabloya dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fidan, Ortadoğu’daki çatışmaların gidişatı, olası ateşkes senaryoları ve bölgesel aktörlerin stratejilerine dair önemli mesajlar verdi. Özellikle çatışmaların yayılma tehlikesine dikkat çeken Bakan Fidan, artan gerilim karşısında bölge devletlerinin yeni adımlar atabileceğine işaret etti.

Ne Zaman Bitecek? (Savaşın Süresi ve ABD-İsrail Ekseni)

Bölgedeki çatışmaların ne kadar devam edeceğine ilişkin öngörülerini paylaşan Fidan, sürecin uzama ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. Müzakere süreçlerinin zorluğuna değinerek “savaş varken müzakere edilmesi seçeneğinin pek olası görünmediğini” vurgulayan Fidan, olası bir kısa süreli ateşkes durumunda tarafların “müzakereden sonuç alınmazsa tekrar savaşa başlama” opsiyonunu akılda tutmaları gerektiğini ifade etti.

Fidan, savaşın süresine ilişkin şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:

“Körfez ülkelerinde savaşın iki üç hafta daha süreceği değerlendirmesi yapılıyor. Tabii burada belirleyici olan ABD’nin tutumu olacak. İsrail, ABD üzerinde etkili olmaya çalışacak ve ateşkes veya kısa sürede bir barışa ulaşılmasını engellemek isteyecektir. ABD ve İsrail’in başlangıç pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı yönündeki değerlendirmeler arttı. Bu da savaşın daha uzaması sonucunu doğurabilir.”

Krizin temelinde yatan asıl nedene dikkat çeken Fidan, “Bu savaşı İsrail’in başlattığını” hatırlatarak, “Sorun, savaşı bitirmeye yönelik planlar olmaması değil. Sorun İsrail’in barış istememesi. Bu gerçeği her yerde, her fırsatta vurguluyoruz.” dedi. Fidan ayrıca, Tel Aviv yönetiminin stratejisi hakkında şu tespiti yaptı:

“İsrail, savaş mümkün olduğunca uzasın, İran’a daha fazla zarar verelim gibi bir politika da izleyebilir. Bu yaklaşım karşısında AB’nin alacağı tutum önem kazanacak. İsrail kendileri için önemli olan askeri ve sanayi hedeflerini ortadan kaldırmadan (savaşı) durdurmayacağı izlenimini veriyor. Suikastlar devam ediyor.”

Neden Risk Büyüyor? (Körfez Ülkeleri ve İran Gerilimi)

Körfez ülkelerinin İran’ın yoğun hedefi haline geldiğini ve sivil altyapı ile ekonomik unsurlara yönelik kasıtlı saldırılara maruz kaldıklarını aktaran Fidan, bölge ülkelerinin savaşın bir tarafı olmadıklarını ve topraklarındaki üsler ile hava sahalarını İran’a karşı kullandırmayacaklarını açıkça ilan ettiklerini hatırlattı.

Bölge ülkelerinin İran’a karşı askeri bir yanıt verip vermeyeceği yönündeki soruyu yanıtlayan Fidan, Körfez’in bakış açısını şu sözlerle özetledi:

“(Körfez ülkeleri) Bizim bu savaşın çıkışıyla bir ilgimiz yok, o başka bir konu diyorlar. Bize yapılan saldırı haksız bir saldırı ve bu saldırıya karşı cevap vermemiz gerekiyor diyorlar.”

Fidan, artan tehlikeye karşı şu kritik uyarıyı dile getirdi:

“Biz başından beri uyarıyoruz. Körfez ülkeleri mevcut durumun devam etmesi halinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Bu toplantıda biraz da bu konudaki son uyarılarını yaptılar. Son yoğun saldırılar da bunu tetikledi. Risk arttı.”

Nerede ve Nasıl Çözüm Aranıyor? (19 Mart Riyad Zirvesi)

Mevcut tablonun “tüm bölgeyi içine çekecek uzun süreli bir savaşa doğru gitmesini” kesinlikle arzu etmediklerini belirten Bakan Fidan, 19 Mart tarihinde Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen zirvenin detaylarını paylaştı.

“Körfez ülkeleri bu toplantıyı tek bir gündemle organize ettiler. İran’ın bu ülkelere gerçekleştirdiği saldırılar konusunda bölge ülkelerinin değerlendirmelerini almak için yapıldı toplantı. Savaştan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen bütün bölge ülkeleri masa etrafındaydı. Ortak bir akıl araması amaçlıydı.”

Toplantıda herkesin durumun ne kadar acil olduğunu kabul ettiğini belirten Fidan, Türkiye’nin diplomatik başarısına şu sözlerle dikkat çekti:

“Biz ilkesel tutumumuzu sürdürüyoruz. Hem İsrail’in saldırganlığına ve yayılmacılığına hem de İran’ın savaşı bölgeye yaymaya yönelik eylemlerine karşı çıkıyoruz. Nitekim yalnızca İran gündemiyle organize edilmiş olsa da Riyad’daki toplantıda, İsrail’in bu savaşın ortaya çıkmasındaki rolünü vurguladık. Dahası İsrail’in bölgedeki yayılmacılığının yarattığı tehdide ortak açıklamada değinilmesini sağladık.”

Bakan, İsrail’i krizin en başından bu yana en sert perdeden eleştiren ülkenin Türkiye olduğunun altını çizerek, “Savaşın bir an önce sona ermesi için dün Riyad’da yapılan toplantı gibi başta bölgesel girişimler olmak üzere tüm diplomatik zeminleri kullanmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Çatışma Sonrası Senaryolar ve Küresel Enerji Rotası

Savaş sonrasında Körfez bölgesinde “pek çok şeyin değişebileceğini” ve ülkelerin “savunma sanayi alanında yeni arayışlara girebileceğini” öngören Fidan, diplomatik ve ekonomik dengeler konusunda şu bilgileri verdi:

“Savaşın sona ermesinin ardından Körfez ülkeleri İran’dan beklentilerini açıkça ortaya koyup, bazı şartlar yerine getirildiği takdirde ekonomik işbirliği üzerine yoğunlaşılabilir. İran da Körfez’deki ABD üsleri konusunda bazı taleplerle ortaya çıkabilir.”

Hürmüz Boğazı’nın Stratejik Önemi:
Fidan, bölgedeki enerji transferinin küresel ekonomi için taşıdığı hayati öneme işaret ederek, Hürmüz Boğazı’ndan sevk edilen petrol ve LNG’nin ulaştığı ana pazarların beklentilerinin de sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Bu bağlamda öne çıkan rotalar şunlardır:

  • Çin
  • Avrupa Birliği (AB) ülkeleri
  • Güney Kore
  • Japonya
  • Hindistan
Bölgesel Gelişmeler ve Temel Tutumlar
Aktör / Ülke Grubu Genel Tutum ve Strateji
Türkiye İsrail’in yayılmacılığına ve İran’ın savaşı genişletmesine karşı çıkıyor; tutarlı ve ilkesel arabuluculuk yürütüyor.
İsrail Barış istemiyor, savaşı uzatarak İran’a, askeri ve sanayi hedeflerine maksimum zarar vermeyi planlıyor.
Körfez Ülkeleri Savaşın tarafı değiller, topraklarını kullandırmıyorlar ancak İran’ın sivil hedeflere saldırıları sürerse önlem alacaklar.
ABD Bölgedeki süreci belirleyecek temel güç; ancak İsrail ile başlangıç pozisyonlarında uzaklaşma yaşanıyor.

Arabuluculuk Çabaları ve Türkiye’nin Artan Güvenilirliği

Bakan Fidan, yaptıkları analizlerin doğruluğunun kanıtlandığını, bunun üzücü bir durum olmakla beraber, geleceğe dönük adımlarda Türkiye’nin vizyonuna duyulan ihtiyacı netleştirdiğini dile getirdi. “Bu savaşın ardından Türkiye’ye olan güvenin arttığını görüyoruz. Başından beri ikircikli bir tavır takınmadık. Yapılan yanlışları tüm taraflara açıkça söylediğimizi herkes görüyor. İran’a yapılanın da Körfez ülkelerine yapılanın da yanlış olduğunu en güçlü ve net şekilde gündeme getiriyoruz.” şeklinde konuşan Fidan, Türkiye’nin arabuluculuk yaklaşımındaki iki temel hususu şöyle sıraladı:

  • “Birincisi gerçekten konuya odaklanarak sahici, doğru, profesyonel tespiti yapmak, verilere dayalı.”
  • “İkincisi de çizgimizi hiç değiştirmeden güçlü bir ülke olmaya devam ederek yapıcı bir etki kullanmak. Çünkü bizim şimdi teşhislerimiz de kıymetli, tekliflerimiz de kıymetli.”

Ancak masadaki diğer aktörlerin niyetlerinin süreci zorlaştırdığını belirten Fidan, “Şimdi burada bizim durduğumuz yerden getirdiğimiz teklifler aslında bir istikrar arayışı, herkesin menfaatine olan. Ama tarafların arasında istikrardan ziyade bir kazancı, bir zaferi, bir dominasyonu önceleyen bakış açıları olduğu zaman bu başka bir noktaya gidiyor. Bu sefer konuşma, konuşmuş olmak için yapılıyor. Ana gündemi daha da farklı şekilde ilerletmek için yapılıyor. Biz o konuda yorumlar alıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Avrupa Birliği (AB) ile İlişkiler: İrade Beklentisi

Dış politika gündeminde Avrupa Birliği ile olan ilişkilere de değinen Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki tavrının son derece net olduğunu hatırlattı. Ankara’nın stratejik hedeflerinde bir sapma olmadığını ifade eden Fidan, “Ancak Avrupa’da bizimle üyelik sürecini yürütecek siyasi bir iradenin ortaya çıkmasını da bekliyoruz.” dedi.

Brüksel ile sağlıklı bağlar kurmanın önemine dikkat çeken Bakan, Gümrük Birliği revizyonu ve vize serbestisi gibi başlıkların masadaki ağırlığını koruduğunu aktararak, “İlişkilerde belli bir istikrarı koruyoruz, kötüye gitmiyor, daha iyiye de gidebilir.” dedi.

Son olarak, Avrupa’nın güvenlik ve lojistik konularda Türkiye’nin desteğine duyduğu ihtiyacı vurgulayan Fidan, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:

“Gerek vatandaşlarının İran’dan, Orta Doğu’dan vesaire tahliye olması gibi konularda da sürekli kapımızı çalıyorlar. Bu konularda da gerekli desteği veriyoruz. Zaten askeri imkanlarımız da ortada.”

Bakan Fidan’dan Körfez Uyarısı: Risk Arttı, Yeni Önlemler Gelebilir
+ - 0
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, yatırım ve kalkınma bankaları ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde ve yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Gerek bu yayındaki, gerekse bu yayında kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların ve/veya ilgili kişilerin uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kâr yoksunluğundan, manevi zararlardan ve her ne şekil ve surette olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı FinanHatti.Com sorumlu tutulamaz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finans ve İş Dünyası ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!