Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da Anita Anand ile gerçekleştirdiği temasların ardından küresel ve bölgesel gelişmelere dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Görüşmenin odak noktalarından biri enerji ve savunma sanayi alanlarındaki iş birliğini güçlendirme kararlılığı olurken, Fidan; İran, İsrail, Filistin ve Rusya-Ukrayna hattındaki son duruma ilişkin net mesajlar verdi.
Kim, Nerede, Ne Konuştu? Ankara’da Savunma ve Güvenlik Vizyonu
Ankara’daki kritik zirvede Anita Anand ile bir araya gelen Bakan Fidan, iki ülke arasındaki savunma projelerinin önündeki pürüzlerin giderilmesi gerektiğinin altını çizdi. Avrupa-Atlantik güvenliğine yönelik Türkiye’nin katkılarının devam edeceğini belirten Fidan, Avrupa Birliği (AB) ve NATO bağlamında da önemli bir hatırlatma yaptı. Fidan’a göre, AB’nin savunma hamlelerinin mutlaka NATO ile uyumlu çalışması ve bütün müttefikleri kapsayıcı nitelikte olması gerekiyor.
Bakan Fidan’ın bölgesel meselelere dair ortaya koyduğu yaklaşım şu şekilde özetlenebilir:
| Bölge / Konu | Türkiye’nin Tutumu ve Tespitleri |
|---|---|
| İran | Çatışmaların yayılmasını önlemek için yoğun diplomasi ve diyalog kanallarının açık tutulması. |
| Rusya – Ukrayna | Barış görüşmelerine ev sahipliği yapma hazırlığı ve kesintisiz müzakere talebi. |
| Gazze – Batı Şeria | İki devletli çözüm vizyonu, ateşkes ihlallerine tepki ve Mescid-i Aksa’da ibadet özgürlüğü. |
| Lübnan | Kara harekâtının işgale dönüşmemesi ve ülkenin yeni bir savaş sahası olmaması gerektiği. |
Neden Önemli? İran Gerilimi ve Küresel Hasar İhtimali
Bölgesel krizlerin ulaştığı boyutlara dikkat çeken Dışişleri Bakanı, İran merkezli çatışmaların uluslararası arena için taşıdığı tehlikeleri şu sözlerle ifade etti:
“Devam eden savaş, bölgesel güvenlik bakımından ciddi riskleri de beraberinde getirmektedir. Ayrıca durdurulamadığı takdirde, bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde ve uluslararası düzende kalıcı hasarlara yol açma potansiyeline sahiptir.”
Bakan Fidan, kriz alanlarının genişlemesini engellemek ve tarafları ortak bir paydada buluşturmak adına Türkiye’nin ilk andan itibaren aktif diplomasi yürüttüğünü kaydetti. Çözüm için diyalog yollarının açık kalmasının ve tüm kesimlerin kaygılarının müzakere masasında çözülmesinin zorunluluk olduğunu vurguladı. Fidan’ın “İran’daki savaş ciddi riskler barındırıyor” uyarısı, sürecin ciddiyetini gözler önüne serdi.
Nasıl ve Ne Zaman? Lavrov ile Telefon Görüşmesi
Orta Doğu’daki gerilimin, Rusya ile Ukrayna arasındaki barış arayışlarını yavaşlatmaması gerektiğine işaret eden Fidan, müzakerelerin yeni aşamasına en kısa sürede ev sahipliği yapmak için hazır olduklarını yineledi. Bu kapsamda Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıklayan Fidan, yürüyen süreçler ve Türkiye’nin muhtemel katkıları üzerine fikir alışverişi yaptıklarını aktardı.
Ne Oluyor? Filistin’deki Trajedi ve Lübnan’a Yönelik Tehditler
Anita Anand ile yapılan toplantıda Filistin ve Lübnan meseleleri de masaya yatırıldı. Bakan Fidan, gündem ne kadar değişirse değişsin Gazze’deki insanlık dramının değişmediğini hatırlatarak, uluslararası topluma seslendi.
Türkiye’nin İsrail’in eylemlerine yönelik temel itirazları ve beklentileri şu noktalarda yoğunlaştı:
- Ateşkes İhlalleri ve Gazze: Netanyahu hükümetinin, Gazze halkını daha ağır koşullara mahkûm eden ateşkes ihlallerine asla göz yumulmamalıdır.
- Mescid-i Aksa’da Provokasyon: Mescid-i Aksa’da ibadet edilmesinin engellenmesi kesinlikle kabul edilemez bir adımdır. Fidan’ın altını çizdiği üzere, “İsrail’in provokasyonlarına karşı herkes tek ses olmalıdır.”
- İki Devletli Çözüm ve Batı Şeria: İsrail’in Batı Şeria’da dayatmaya çalıştığı “oldubittiler”, iki devletli çözüm hedefini ciddi biçimde tehdit etmektedir.
- Kriz Fırsatçılığı: İsrail’in ortaya çıkan yeni krizleri kendi lehine kullanarak Filistin’de adil ve kalıcı çözüm arayışlarını sekteye uğratmasına kesinlikle imkân tanınmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan en temel unsurun, uluslararası camianın iki devletli çözüm vizyonu etrafında çok daha güçlü bir dayanışma sergilemesi olduğunu belirten Fidan, İsrail’in yıkıcı gündeminin sadece Filistin ile sınırlı kalmayıp tüm bölgeye yayıldığına dikkat çekti.
Son olarak Lübnan’ın yeni bir çatışma cephesine dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Bakan Fidan, İsrail’in Lübnan’a yönelik başlattığı kara harekâtının halihazırda siviller için ağır sonuçlar doğurduğunu ve bu adımın bir işgale evrilmesine kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
