Planlı sanayi alanları 350 bin hektara çıkacak, Samsun-Mersin hattında dev üretim üsleri kurulacak. Emek yoğun sektörler için 1,1 milyon istihdamı koruma paketi devrede.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin sanayi altyapısını kökten değiştirecek “Sanayi Alanları Master Planı”nın detaylarını ve 2026 yılına yönelik yeni istihdam destek paketlerini açıkladı. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu’nun (OSBÜK) 23. Genel Kurul Toplantısı’nda konuşan Kacır, planlı sanayi alanlarının büyüklüğünü 5 yıl içinde 155 bin hektardan 350 bin hektara yükselteceklerini duyurdu.
Bakan Kacır, Anadolu’da 4 yeni sanayi koridoru inşa edileceğini belirterek, Master Planın ilk faz çalışmaları kapsamında Samsun-Mersin hattındaki 13 ilde 16 yeni yatırım alanı belirlendiğini açıkladı. Bu yeni alanların mevcut OSB’lerin ortalama 11 katı büyüklüğünde “mega endüstriyel bölgeler” olacağı ve demiryolu-liman bağlantılarıyla lojistik avantaj sağlayacağı vurgulandı.
Toplantıda emek yoğun sektörlere yönelik “can suyu” niteliğinde destekler de açıklandı. Kacır, tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi sektörlerdeki KOBİ’leri ve büyük ölçekli firmaları kapsayan “2026 yılı Emek Yoğun Sektörlerde İstihdamı Koruma Programı” ile 1 milyon 100 bin istihdamın korunmasının hedeflendiğini bildirdi. Çalışan başına aylık destek tutarının 3.500 TL’ye çıkarılacağı belirtildi.
Ayrıca, sanayinin ülke içine yayılmasını teşvik etmek amacıyla, 1. bölge illerinden 4, 5 ve 6. bölge illerine taşınan yatırımların, sıfır yatırım gibi istihdam teşviklerinden yararlanabileceği müjdesi verildi.
Finans Hattı Yorumu:
Bakan Kacır’ın açıkladığı Sanayi Alanları Master Planı, Türkiye ekonomisinin en büyük yapısal sorunlarından biri olan “Marmara Bölgesi’ne sıkışmış sanayi” riskini dağıtmayı hedefleyen stratejik bir hamledir. Samsun-Mersin hattının seçilmesi tesadüf değildir; bu hat, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan bir kuzey-güney lojistik omurgası oluşturarak, ihracat için alternatif rotalar ve daha düşük arsa maliyetleri sunmaktadır. “Mega Endüstriyel Bölgeler” kavramı, Türkiye’nin artık küçük atölye tipi üretimden, ölçek ekonomisine dayalı, entegre ve devasa üretim üslerine geçiş yapma niyetini ortaya koyuyor.
Emek yoğun sektörlere yönelik destek paketi ise, kur ve maliyet baskısı altında rekabetçiliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olan tekstil ve hazır giyim gibi sektörler için hayati bir tampon görevi görecektir. 1,1 milyon istihdamın korunması hedefi, olası bir işsizlik dalgasının önüne geçilmesi açısından kritik önem taşıyor. Yatırımların Anadolu’ya taşınmasına yönelik teşvikler ise hem bölgesel kalkınmayı destekleyecek hem de büyükşehirlerdeki nüfus ve altyapı baskısını hafifletecek uzun vadeli bir vizyonun parçasıdır.

