Ekonomide Tarihi Adım: KKM Resmen Sona Erdi, Yeni Hesap Açılmayacak
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinde 2021 sonundan bu yana uygulanan kur korumalı mevduat (KKM) sisteminin resmen sona erdiğini duyurdu. Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, artık yeni KKM hesabı açılamayacağını ve mevcut hesapların da vade sonunda yenilenmeyeceğini bildiren Şimşek, bu adımın finansal istikrarı pekiştireceğini vurguladı.
Ekonomi programının önemli hedeflerinden birine daha ulaştıklarını belirten Bakan Şimşek, KKM uygulamasının sonlandırılmasıyla Hazine üzerindeki önemli bir “koşullu yükümlülüğün” de ortadan kalktığına dikkat çekti.
Bakan Şimşek, paylaşımında KKM’deki erimeye ilişkin çarpıcı rakamlara da yer verdi. Zirve yaptığı dönemde 3,4 trilyon lira (143 milyar dolar) gibi devasa bir büyüklüğe ulaşan KKM bakiyesinin, uygulanan rasyonel politikalar sayesinde son iki yıldır kesintisiz bir düşüş trendine girdiğini ifade etti. Şimşek, 15 Ağustos itibarıyla KKM’deki toplam tutarın 441 milyar liraya (11 milyar dolar) kadar gerilediğini açıkladı.
Bakan Şimşek, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Önemli bir koşullu yükümlülük olan KKM’nin sonlanmasıyla finansal istikrar daha da güçlenecek.”

Finans Hattı Yorum:
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in KKM’yi sonlandırma kararı, 2023 ortasında başlatılan yeni ekonomi programının en sembolik ve en kritik adımlarından birini oluşturuyor. Bu karar, piyasalara ve ekonomi aktörlerine birden fazla önemli mesaj veriyor:
1. Rasyonel Politikalardaki Kararlılık: KKM, 2021 sonunda yaşanan kur krizine karşı bir “acil durum” çözümü olarak hayata geçirilmiş, ancak zamanla Hazine ve Merkez Bankası üzerinde öngörülemeyen bir yük oluşturmuştu. Kurdaki her yükseliş, bütçeye milyarlarca liralık ek maliyet olarak yansıma potansiyeli taşıyordu. Bu uygulamanın sonlandırılması, ekonomi yönetiminin piyasa mekanizmalarını bozan geçici çözümler yerine, sürdürülebilir ve öngörülebilir politikalardaki kararlılığını gösteriyor.
2. “Liraizasyon” Stratejisinin Zirvesi: Ekonomi yönetiminin temel hedeflerinden biri olan “liraizasyon”, yani Türk lirasını yeniden cazip hale getirme stratejisi, bu adımla en tepe noktasına ulaşıyor. Artık tasarruf sahipleri, TL’ye olan güvenleri doğrultusunda geleneksel TL mevduat, borsa veya diğer yatırım araçlarına yönelecek. Bu, TL’nin reel getirisine olan inancın en önemli testi olacak.
3. Bütçe ve Risk Yönetimi: KKM’nin sonlanması, kamu maliyesi üzerindeki belirsizliği ve potansiyel döviz kuru riskini ortadan kaldırıyor. Bu durum, bütçe disiplinini güçlendirecek ve Türkiye’nin kredi risk priminin (CDS) düşüşüne olumlu katkı sağlayacaktır.
4. Piyasaların Odağı Nerede Olacak?: Bu kararla birlikte, KKM’den çıkacak olan yaklaşık 441 milyar liralık kaynağın nereye yöneleceği piyasalar tarafından yakından izlenecektir. Paranın geleneksel TL mevduata, borsaya veya dövize kayması, ekonomi yönetiminin politikalarına olan güvenin de bir testi niteliğinde olacaktır. Bu geçiş sürecinin döviz kurları ve faizler üzerindeki etkisi, önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olacak.

