Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği rezidansında gerçekleştirilen ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin 20. kuruluş yıl dönümünün kutlandığı özel resepsiyonda önemli değerlendirmelerde bulundu. Yatırım Ofisi’nin yürüttüğü çalışmaları takdir eden Şimşek, Türkiye’nin uluslararası doğrudan yatırımlar söz konusu olduğunda katettiği mesafeye dikkat çekti.
Küresel çapta zorlayıcı bir süreçten geçildiğini ifade eden Bakan Şimşek, “Bana göre Türkiye, küresel yetenek ve sermaye için yeniden bir çekim merkezi haline geliyor. Zorlu bir küresel konjonktürden geçiyoruz, Orta Doğu’daki savaş adeta bir kara bulut gibi. Ancak daha geniş bir perspektiften bakıldığında, Türkiye’nin sadece bir istikrar adası değil, aynı zamanda güçlü bir üretim üssü ve dinamik bir hizmetler merkezi olduğu açıkça görülüyor. Enflasyonu kalıcı olarak düşürmeyi, cari dengede sürdürülebilirliği sağlamayı ve rekabet gücünü artırmayı hedefleyen programımızı kararlılıkla uygularken, bu dönüşümün gerektirdiği adımları da atacağız” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin Ekonomik Gücü ve Altyapı Yatırımları
Bakan Şimşek, Türkiye ekonomisinin 1,6 trilyon dolarlık büyüklüğe, 86 milyonluk nüfusa ve kişi başına düşen yaklaşık 18 bin dolarlık gelire sahip olduğunun altını çizdi. Bu verilerin Türkiye’yi dünyadaki nadir ülkelerden biri yaptığını belirten Şimşek, ülkenin gelişimindeki altyapı faktörüne de değindi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla son yıllarda altyapı projelerine yaklaşık 360 milyar dolarlık devasa bir kaynak aktarıldığını paylaştı.
Beşeri sermayenin gücüne ve sanayi hamlelerine verilen güçlü teşviklere vurgu yapan Şimşek, bu unsurların Türkiye’yi değer zincirinde üst basamaklara taşıyacağını belirtti.
Yeni Ticaret Koridorları ve İkiz Dönüşüm
Orta Koridor üzerindeki stratejik konuma ve bölgesel bağlantılara yapılan yatırımlara işaret eden Şimşek, Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik etkileri hakkında şu öngörülerde bulundu: “Orta Doğu’daki savaşın tedarik zincirlerinin yeniden düşünülmesine, çeşitlenmesine ve yeni ticaret koridorlarının oluşmasına yol açacağını düşünüyorum. Aynı zamanda yeşil dönüşümü ve dijital dönüşümü hızlandıracak. Bu da önemli fırsatlar yaratıyor. Bizim odağımız ikiz dönüşümde ve bu alanda iyi ilerleme kaydediyoruz. Savunma sanayi önceliklerimiz arasında yer alıyor, ancak diğer tüm sektörlerde de güçlü bir potansiyel söz konusu”.
Sektörel Başarılar ve Küresel Sıralamalar
Türkiye’nin tarım sektöründe yarattığı katma değer ile dünyada ilk 10 içerisinde yer aldığını söyleyen Şimşek, bu alanda verimliliği artırmak adına yatırımların süreceğini belirtti. Hizmetler sektörünün rekabet gücüne de değinen Bakan Şimşek, sözlerini şöyle noktaladı:
“Turizmde dünyanın ilk 5 ülkesi içindeyiz, sağlık turizmi güçlü bir büyüme alanı. İnşaatta, küresel şirket sayısında Çin’in ardından ikinci sıradayız. Dizi ihracatından oyun teknolojilerine, havacılıktan diğer sektörlere uzanan geniş bir fırsat seti sunuyoruz. Daha fazla doğrudan yatırım çekerek birlikte büyümeyi ve daha istikrarlı, daha müreffeh bir bölge inşa etmeyi hedeflediyoruz.”
Yatırım Ekosistemindeki Büyük Sıçrama
Resepsiyonda söz alan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ise ofisin 2006’daki kuruluşundan bu yana katettiği yolu anlattı. 2003 yılından itibaren devreye alınan reformların dayanıklı bir yatırım ortamı oluşturduğunu belirten Dağlıoğlu, elde edilen başarılara dair verileri paylaştı.
| Gösterge | 2003 Öncesi / Başlangıç | Güncel Durum / Toplam |
|---|---|---|
| Uluslararası Şirket Sayısı | ~5.000 | 87.000+ |
| Toplam Doğrudan Yabancı Yatırım | – | ~290 Milyar Dolar |
| İnşaat Sektörü Dünya Sıralaması | – | 2. Sıra (Çin’den sonra) |
Dağlıoğlu, Türkiye’nin global şirketler için yönetim, lojistik, üretim ve AR-GE merkezi haline geldiğini ifade ederek, “Ancak bu yolculuk burada sona ermeyecek. Mevcut küresel ve bölgesel gelişmeler çerçevesinde, Türkiye’nin konumunun daha da güçlenerek küresel bir ekonomik güç seviyesine taşınacağına inanıyoruz. Bu elbette kısa sürede gerçekleşmeyecek ancak önümüzdeki on yıllar içinde bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz” dedi. Ayrıca Türkiye’nin konumunun güçlenerek küresel bir güç haline geleceğine olan inancını ve odaklarının “ikiz dönüşüm” olduğunu yineledi.

