Aralık ayı enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması ve vergi ayarlamalarının desteğiyle banka, faiz indirimi için alan oluştuğunu öngörüyor; ancak hizmet enflasyonundaki katılığa dikkat çekiyor.
BBVA Research, Aralık ayı enflasyon verilerini ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmeleri değerlendirdiği raporunda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ocak ayı toplantısında atabileceği adımlara ilişkin önemli öngörülerde bulundu. Kuruluş, Aralık verisinin beklentilerin altında kalması ve yıl başında uygulanan destekleyici vergi ayarlamalarının, Ocak ayında politika faizinde 150 baz puanlık bir indirime alan açtığını belirtti.
Raporda, manşet enflasyonun Aralık ayında aylık yüzde 1’in altında kalmasının mevsimsel etkiler ve enerji fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandığı ifade edildi. Ancak banka, mevsimsellikten arındırılmış verilerde tüketici fiyat endeksinin aylık bazda yüzde 1,6’ya yükseldiğine dikkat çekti. Özellikle hizmetler ve gıda kalemlerindeki artışlar ile çekirdek mallardaki sınırlı iyileşme, çekirdek enflasyonun yapışkanlığını koruduğuna işaret ediyor. Mevsimsellikten arındırılmış çekirdek göstergelerin aylık yaklaşık yüzde 2 seviyelerinde seyrettiği vurgulandı.
BBVA, 2026’nın ilk yarısında akaryakıt, alkol ve tütün ürünlerindeki vergi ayarlamalarının TCMB’nin hedefleriyle uyumlu yapılmasının, yüzde 27’lik asgari ücret artışından kaynaklanan baskıları kısmen dengeleyebileceğini belirtti. Buna rağmen enflasyon beklentilerinin, Merkez Bankası’nın 2026 sonu için öngördüğü yüzde 16’lık medyan ve yüzde 19’luk üst bandın üzerinde seyrettiği uyarısı yapıldı. Banka, yıl sonu için piyasa ortalamasının üzerinde olan yüzde 25’lik enflasyon tahminini koruduğunu bildirdi.
Finans Hattı Yorumu:
BBVA’nın raporu, piyasaların TCMB’den beklediği “gevşeme döngüsü”nün devamı niteliğinde güçlü bir sinyal veriyor. 150 baz puanlık indirim beklentisi, reel sektörün yüksek finansman maliyetleri altında ezildiği bir dönemde piyasaya bir nebze nefes aldırabilir. Ancak raporun satır aralarındaki uyarılar, bu indirimin “rahat bir ortamda” yapılmayacağını gösteriyor.
Özellikle mevsimsellikten arındırılmış verilerdeki yükseliş ve hizmet enflasyonundaki katılık, TCMB’nin faiz indirirken bile “şahin” söylemini (sıkı duruş vurgusunu) korumak zorunda kalacağını işaret ediyor. Asgari ücret zammının talep üzerindeki etkisinin henüz tam görülmediği bir ortamda yapılacak faiz indirimi, bir risk unsuru taşıyor. BBVA’nın yıl sonu için %25’lik enflasyon tahmini (TCMB hedefinin oldukça üzerinde), yabancı kurumların dezenflasyon sürecinin hızı konusunda hala temkinli olduğunu ve “bekle-gör” politikasını sürdürdüğünü kanıtlıyor.

