Sisteme giriş yaşı 28’e kadar düşerken, 18 yaş altı katılımcı sayısı 1,8 milyonu geçti; Katılım Emeklilik ise fon yönetiminde dikkat çekiyor.
Türkiye’de tasarruf alışkanlıklarının merkezinde yer alan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), büyüme ivmesini sürdürüyor. Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerine göre Kasım ayı itibarıyla BES katılımcı sayısı 10 milyonu aşarken, devlet katkısı dahil toplam fon tutarı 1 trilyon 881 milyar TL’ye ulaştı. Sistemin en dikkat çekici gelişimi ise demografik yapıda yaşanıyor. EGM verilerine göre, 2019 yılında 38,5 olan sisteme giriş ortalama yaşı, 2025 yılı başında 28,4’e kadar geriledi.
Özellikle 18 yaş altı grup, sisteme katılımda en hızlı artışın yaşandığı segment olarak öne çıkıyor. 2 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, BES sistemine dahil olan 18 yaş altı katılımcı sayısı 1 milyon 861 bini aştı. Sektör oyuncularından Katılım Emeklilik, 58 milyar lirayı aşan fon büyüklüğü ve %53 seviyesindeki ağırlıklı getiri oranıyla dikkat çekiyor. Şirket bünyesinde BES’e adım atan 18 yaş altı kişi sayısı son bir yılda yaklaşık %15 artarak 190 binin üzerine çıktı. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Birikimin yaşı yok, tasarruf gençleşiyor. Çocuklar BES ile büyüyor” ifadelerini kullandı.
Finans Hattı Yorumu:
BES verilerindeki en çarpıcı detay, fon büyüklüğünün 2 trilyon TL sınırına yaklaşmasından ziyade, sisteme giriş yaşının 38’den 28’e düşmesidir. Bu durum, BES’in sadece bir “emeklilik” aracı olmaktan çıkıp, ebeveynlerin çocukları için kurguladığı uzun vadeli bir “sermaye birikim modeli”ne dönüştüğünü kanıtlıyor. 18 yaş altı düzenlemesinin başarısı, 1,8 milyonu aşkın çocuk katılımcı ile tescillenmiş durumda.
Fon büyüklüğünün GSYH içindeki payının artması, Türkiye sermaye piyasaları için hayati bir önem taşıyor. 1,9 trilyon TL’ye ulaşan bu kaynak, Borsa İstanbul ve tahvil piyasaları için yerli, kurumsal ve uzun vadeli bir “çıpa” görevi görüyor. Katılım esaslı fonların enflasyon üzeri getiri sağlaması ise, faiz hassasiyeti olan tasarruf sahiplerinin sisteme entegrasyonunu hızlandıran ve finansal derinliği artıran önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

