Bütçe krizinde vites yükselten Trump yönetimi, federal kurumlardan toplu işten çıkarma planları hazırlamalarını istedi. Bu hamle, Demokratlar üzerinde baskı kurmayı hedefliyor.
ABD’de federal hükümetin 30 Eylül’den sonra kapanma riski artarken, Beyaz Saray bütçe müzakerelerinde eşi benzeri görülmemiş bir kozu masaya sürdü. Politico’nun haberine göre, Yönetim ve Bütçe Ofisi (OMB), federal kurumlara olası bir kapanma durumunda sadece geçici izinler için değil, kalıcı işten çıkarmaları da içerebilecek “iş gücü azaltma” planları hazırlamaları talimatını verdi.
Kapanma Krizinin Künyesi
| Kategori | Detay |
| Kriz | Federal Hükümetin Bütçesinin Onaylanmaması |
| Taraflar | Trump Yönetimi (OMB) vs. Demokratlar |
| Son Tarih | 30 Eylül (Mali Yıl Sonu) |
| Yeni Tehdit | Kalıcı İşten Çıkarma (Sadece geçici izin değil) |
| Amaç | Müzakerelerde Demokratlar üzerinde baskı kurmak |
| Devam Edecek Hizmetler | Sosyal Güvenlik, Medicare, Askeri hizmetler, Hava trafik kontrolü vb. |
Önceki Kapanmalardan Farklı: Bu Kez Geri Dönüş Olmayabilir
Politico’nun ele geçirdiği bir bilgi notuna göre, OMB kurumlardan 1 Ekim’de finansmanı kesilecek programları belirlemelerini ve bu programlardaki bazı işleri kalıcı olarak ortadan kaldıracak planlar hazırlamalarını istedi.
Bu hamle, önceki hükümet kapanmalarından köklü bir şekilde ayrılıyor. Geçmişteki kapanmalarda, federal çalışanlar genellikle geçici olarak ücretsiz izne (furlough) çıkarılır ve bütçe onaylandıktan sonra geri ödemeli olarak işlerine geri dönerlerdi. Bu yeni talimat ise, on binlerce federal çalışanın işini kalıcı olarak kaybetmesi riskini masaya getiriyor.
Müzakerelerde “İşten Çıkarma” Tehdidi
Haberde, OMB Direktörü Russ Vought’un, Demokratlarla harcamalar konusunda yaşanan anlaşmazlıkta, kalıcı işten çıkarma tehdidini bir pazarlık kozu olarak kullandığı belirtiliyor.
Kapanma durumunda Sosyal Güvenlik, Medicare, gazilere sağlanan yardımlar, askeri hizmetler, kolluk kuvvetleri ve hava trafik kontrolü gibi temel ve zorunlu hizmetlerin ise devam edeceği raporda yer aldı.
Finans Hattı Yorumu:
Bu, son derece yüksek riskli bir siyasi kumardır ve piyasaların en sevmediği şeyi, yani belirsizliği ve aşırı siyasi kutuplaşmayı zirveye taşıyor. Bu hamlenin finansal piyasalar ve ekonomi için anlamı çok derindir:
-
Ekonomik Şok Riski: Geçici bir kapanma bile ekonomik aktiviteyi yavaşlatır. Ancak kalıcı işten çıkarmalar, doğrudan bir ekonomik şok etkisi yaratır. On binlerce insanın gelirini kalıcı olarak kaybetmesi, tüketici harcamalarını ve hane halkı güvenini anında aşağı çeker. Bu, “yumuşak iniş” senaryosunu tehlikeye atarak ekonomiyi resesyona bir adım daha yaklaştırır.
-
Piyasa Volatilitesi: Bu haber, piyasalardaki riskten kaçış eğilimini (risk-off) körükleyecektir. Hisse senedi piyasalarında (özellikle S&P 500) satış baskısının artması, Bitcoin gibi riskli varlıklarda düşüşün devam etmesi ve yatırımcıların ABD Hazine tahvilleri gibi daha güvenli limanlara yönelmesi beklenebilir.
-
“Blöf mü, Gerçek mi?” İkilemi: Piyasalar şimdi, Trump yönetiminin bu tehdidinin bir müzakere taktiği mi yoksa gerçek bir niyet mi olduğunu anlamaya çalışacak. Bu belirsizlik, 30 Eylül’deki son tarihe kadar piyasalarda yüksek volatilitenin devam etmesine neden olacaktır.
-
Yönetişim Zafiyeti: En önemlisi, bu durum ABD’nin en temel fonksiyonu olan bütçeyi onaylama konusundaki yönetişim zafiyetini gözler önüne seriyor. Bu tür siyasi kilitlenmeler, uzun vadede ABD’nin küresel yatırımcılar nezdindeki kredibilitesini ve öngörülebilirliğini zedeler.
Sonuç olarak, Washington’daki bu bütçe krizi, sadece bir siyasi çekişme olmaktan çıkıp, reel ekonomi ve finansal piyasalar için somut bir tehdit haline gelmiştir. 30 Eylül’e kadar bir uzlaşma sağlanamazsa, piyasaların sert bir negatif tepki vermesi kaçınılmaz olacaktır. Yatırımcılar, bu siyasi poker oyununun sonucunu nefeslerini tutarak bekleyecektir.

