Ciroda Düşüşe Rağmen Güçlü Kârlılık Devam Ediyor, Ancak Nakit Akışı Negatife Döndü
Türk Prysmian Kablo ve Sistemleri A.Ş. (PRKAB), 2025 yılının ilk dokuz aylık konsolide finansal sonuçlarında cirosunda bir gerileme yaşamasına rağmen, maliyet yönetimindeki başarısı sayesinde brüt kârlılığını korumayı başardı. Ancak, artan işletme sermayesi ihtiyacı şirketin nakit akışını negatife çevirirken, geçen yılki yüksek baz etkisi nedeniyle net kârda düşüş yaşandı.
Öne Çıkan Finansal Veriler
| Kalem (TL) | 01.01.2024 – 30.09.2024 | 01.01.2025 – 30.09.2025 | Değişim (%) |
| Hasılat | 14.145.209.341 | 11.496.734.666 | %-18,72 |
| Brüt Kâr | 1.708.297.400 | 1.152.458.275 | %-32,54 |
| Esas Faaliyet Kârı/(Zararı) | -1.042.968.152 | -19.818.149 | Zarar Azalışı |
| Net Dönem Zararı | -766.470.249 | -262.128.393 | %-65,80 (Zarar Azalışı) |
Bilanço Analizi
Türk Prysmian’ın 2025’in ilk dokuz ayındaki konsolide hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre %18,72’lik bir düşüşle 11,5 milyar TL’ye geriledi. Cirodaki bu düşüşe paralel olarak brüt kâr da %32,54’lük bir gerilemeyle 1,15 milyar TL olarak gerçekleşti. Brüt kâr marjı %12,1’den %10’a gerileyerek maliyet baskısının ve azalan cironun etkisini yansıttı.
Operasyonel tarafta ise geçen yılın aynı dönemine göre bir toparlanma görüldü. Geçen yıl 1,88 milyar TL olan esas faaliyetlerden diğer giderlerin bu yıl 761,5 milyon TL’ye gerilemesiyle, şirketin esas faaliyet zararı 1 milyar TL’den 19,8 milyon TL’ye inerek önemli ölçüde azaldı. Finansman tarafında ise geçen yılki yüksek gelirlerin bu yıl oluşmaması ve devam eden finansman giderleri net sonucu baskıladı. Tüm bu gelişmelere rağmen, esas faaliyet zararındaki belirgin iyileşme sayesinde şirketin dokuz aylık net zararı, geçen yılki 766 milyon TL’den bu yıl 262 milyon TL’ye geriledi.
Bilançonun en dikkat çekici unsurlarından biri, işletme sermayesi kalemlerindeki değişim oldu. Ticari alacaklar 2,4 milyar TL’den 2,8 milyar TL’ye yükselirken, şirketin nakit pozisyonunda bir miktar iyileşme görüldü ve dönem başındaki 396 milyon TL olan nakit ve nakit benzerleri 469 milyon TL’ye çıktı. Diğer yandan, ilişkili taraflara olan 2,1 milyar TL’lik diğer uzun vadeli borç kalemi dikkat çekti.
Nakit akış tablosu, şirketin operasyonel olarak zor bir dönemden geçtiğini teyit etti. Geçen yıl 242 milyon TL negatif olan işletme faaliyetlerinden nakit akışı, bu yıl 1,52 milyar TL negatife dönerek ciddi bir bozulma gösterdi. Bu negatif dönüşün arkasındaki ana nedenler, işletme sermayesindeki bozulmalar ve operasyonel kârlılığın henüz nakit akışına pozitif yansımaması oldu.
Finans Hattı Yorumu:
Türk Prysmian’ın 2025 yılı dokuz aylık finansal sonuçları, cirodaki düşüşe rağmen operasyonel kontrolün sağlanmasıyla zararın azaltıldığı ancak nakit akışı tarafında ciddi zorlukların devam ettiği karmaşık bir tablo sunuyor. Hasılat ve brüt kârdaki gerileme, sektördeki talep koşullarının ve/veya rekabetin bir yansıması olarak okunabilir.
Ancak şirketin esas faaliyet zararını 1 milyar TL’den 20 milyon TL’nin altına indirmesi, operasyonel gider kontrolü ve verimlilik artışı konusunda önemli bir adım atıldığını gösteriyor. Bu durum, zararın azaltılmasındaki ana katalizör olmuştur ve gelecek için olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir.
Bununla birlikte, bilançonun en kritik ve endişe verici sinyali nakit akışından geliyor. İşletme faaliyetlerinden nakit akışının -1,5 milyar TL gibi yüksek bir seviyede gerçekleşmesi, şirketin ana faaliyetlerinden ciddi anlamda nakit tükettiğini ve likidite baskısı altında olduğunu gösteriyor. Artan ticari alacaklar ve diğer işletme sermayesi kalemlerindeki bozulma, yaratılan operasyonel iyileşmenin henüz nakde dönmediğini ortaya koymaktadır.
İlişkili taraflara olan 2,1 milyar TL’lik uzun vadeli borcun varlığı da şirketin finansman yapısının yakından izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Sonuç olarak, Türk Prysmian operasyonel olarak toparlanma sinyalleri verse de, bu toparlanmayı henüz güçlü bir nakit akışına çevirebilmiş değil. Yatırımcılar için önümüzdeki dönemde ciro trendinin yeniden pozitife dönmesi ve en önemlisi işletme faaliyetlerinden yaratılan nakit akışının sürdürülebilir bir şekilde pozitife geçmesi, takip edilecek en hayati göstergeler olacaktır. Aksi takdirde, şirketin likidite ve borçluluk yönetimi üzerindeki baskı artabilir.

