Perakende devi, hizmet çeşitliliğinin kısıtlı olması nedeniyle dijital banka planından vazgeçti; daha geniş yetkiler sağlayan geleneksel lisans için bugün BDDK’ya başvuruyor.
Türkiye perakende sektörünün lideri BİM Birleşik Mağazalar A.Ş., finans sektörüne giriş stratejisinde önemli bir makas değişikliğine gitti. Şirket, Ekim 2024’te duyurduğu “dijital katılım bankası” kurma planını revize ederek, geleneksel katılım bankası lisansı almak üzere Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) başvurma kararı aldı.
Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamaya göre, yapılan fizibilite çalışmaları sonucunda geleneksel bankacılık lisansının izin verdiği hizmet çeşitliliğinin, dijital banka lisansına göre çok daha zengin olması, bu stratejik kararın temel gerekçesi oldu. BİM, yeni kurulacak bankanın faaliyetlerini yine çoğunlukla dijital kanallar üzerinden kurgulayacak ancak geleneksel lisansın sağladığı geniş operasyonel yetkilerden faydalanacak.
Yönetim Kurulu’nun 23 Aralık 2025 tarihli kararı doğrultusunda, BİM’in çoğunluk payına sahip olacağı ve bağlı ortaklıklarıyla kuracağı banka için kuruluş izni başvurusu bugün (24 Aralık 2025) BDDK’ya yapılacak. Şirket, bu hamleyle perakende sektöründeki güçlü konumunu finansal teknolojilerle birleştirerek müşterilerine yenilikçi çözümler sunmayı hedefliyor.
Finans Hattı Yorumu:
BİM’in “dijital” lisans yerine “geleneksel” lisansa yönelmesi, bankacılık mevzuatındaki sınırlamaları aşmak ve oyun alanını genişletmek adına atılmış son derece rasyonel bir adımdır. Dijital bankacılık lisansı, kredi verme limitleri ve fiziksel şube açma yasağı gibi kısıtlamalar içerir. BİM gibi devasa nakit akışı ve müşteri tabanı olan bir yapı için bu kısıtlamalar, büyüme potansiyelini frenleyebilirdi.
Geleneksel lisans, BİM’e hem kurumsal/ticari bankacılıkta (tedarikçi finansmanı gibi) hem de bireysel bankacılıkta sınırları olmayan bir hareket alanı sağlıyor. “Faaliyetlerin çoğunlukla dijital kanallardan yürütüleceği” vurgusu ise BİM’in hantal şube masraflarına girmeden, yeni nesil bankacılık (Neobank) mantığıyla çalışacağını, ancak gerektiğinde yasal olarak fiziksel temas noktalarını da kullanabileceğini gösteriyor. Türkiye’nin her mahallesinde 11 binden fazla mağazası bulunan BİM, bu fiziksel ağı bankacılık hizmetleri için (para yatırma/çekme noktası vb.) bir “avantaj” olarak kullanabilirse, sektördeki diğer oyuncular için çok ciddi bir rakip haline gelecektir.

