Küresel risk iştahındaki bozulma ve Orta Doğu belirsizliğiyle haftayı negatif kapatan borsada, gözler gelecek haftanın yoğun veri gündemine çevrildi.
Borsa İstanbul’da BİST100 endeksi, küresel piyasalardaki satış baskısı ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin “çözüm” beklentilerini ötelemesiyle haftanın son işlem gününü yüzde 0,23 değer kaybıyla tamamladı. Günü 12.698,19 puandan kapatan endeks, önceki kapanışa göre 28,87 puan azalırken; piyasadaki toplam işlem hacmi 121,2 milyar lira seviyesinde gerçekleşti. Yatırımcıların “bekle-gör” stratejisine geçtiği günde, bankacılık endeksi yüzde 0,32 gerilerken, holding endeksi yüzde 0,23 oranında sınırlı bir artışla pozitif ayrışmayı başardı.
Sektörel bazda bakıldığında, haftanın son gününde en güçlü performans yüzde 1,35 artışla metal ana sanayi grubundan gelirken, en sert düşüş ise yüzde 3,19 kayıpla madencilik sektöründe yaşandı. Küresel piyasalarda yüksek seyreden petrol fiyatları ve enerji arz güvenliğine dair endişeler risk algısını yüksek tutmaya devam ediyor. Analistler, teknik açıdan BİST100 endeksinde 12.600 ve 12.500 puanın kritik destek bölgeleri olduğunu, yukarı yönlü bir toparlanma için ise 12.800 ve 12.900 direnç seviyelerinin hacimli geçilmesi gerektiğini vurguluyor. Gelecek hafta piyasalar, yurt içinde enflasyon ve dış ticaret verilerini, yurt dışında ise ABD istihdam raporu gibi majör verileri takip edecek.
Finans Hattı Yorum:
Borsa İstanbul’un haftayı 12.700 puanın hemen altında kapatması, piyasadaki “kararsızlık ve temkinli duruşun” teknik bir teyidi niteliğindedir. Hafta boyunca Trump’ın barış mesajlarıyla umutlanan ancak Tahran’dan gelen “müzakere yok” çıkışıyla sarsılan piyasalar, jeopolitik risklerin bir süre daha fiyatlamaların içinde kalacağını kabullenmiş görünüyor. Madencilik sektöründeki %3,19’luk sert düşüş, muhtemelen sektör özelindeki (Vişne Madencilik gibi) bedelsiz haberleri veya kâr realizasyonlarıyla tetiklenmiş olsa da, küresel emtia fiyatlarındaki oynaklığın da payı büyüktür. Metal ana sanayiindeki yükseliş ise, sanayi şirketlerinin jeopolitik türbülansa karşı daha dayanıklı (defansif) algılanmasından kaynaklanıyor olabilir.
Finansal perspektiften bakıldığında; 121,2 milyar TL’lik işlem hacmi, piyasadaki “büyük oyuncuların” henüz tam kapasiteyle oyuna girmediğini ve bir “yön belirleyici katalizör” beklediğini gösteriyor. Gelecek hafta açıklanacak olan yurt içi enflasyon verisi, TCMB’nin faiz indirim takvimi üzerindeki sis perdesini aralayacağı için BİST100’ün Nisan ayı performansını doğrudan tayin edecektir.
Özellikle ABD’den gelecek olan tarım dışı istihdam verisi, küresel dolar likiditesini (DXY) etkileyerek gelişmekte olan piyasalar üzerindeki baskıyı artırabilir veya azaltabilir. Teknik olarak 12.600 desteği üzerinde kalındığı sürece “yatay-negatif” bir konsolidasyon beklenebilir; ancak bu seviyenin altındaki kapanışlar satışların 12.200 ana desteğine kadar derinleşmesine yol açabilir. Yatırımcıların, gelecek haftanın yoğun veri trafiği öncesinde nakit oranlarını optimize etmeleri ve yüksek volatiliteye karşı korunaklı (döviz fazlası olan veya ihracat odaklı) şirketlerde kalmaları rasyonel bir tercih olacaktır. Finans Hattı olarak öngörümüz; jeopolitik manşetler durulmadan kalıcı bir rallinin başlamayacağı, ancak 12.500 seviyelerinin orta vadeli yatırımcılar için kademeli bir maliyetlenme bölgesi olarak izlenebileceği yönündedir.

