Savaşın 3. haftasında öngörülebilir sınırlar aşıldı; Birleşmiş Milletler “acil ateşkes” ve “diplomasi” çağrısını yineledi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla başlayan sürecin artık “yönetilebilir” sınırları aştığını belirterek, dünyanın yıkıcı bir küresel ekonomik şok ve insani felaket riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda en sert uyarısını yaptı. New York’taki BM Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen Guterres, saldırıların üzerinden üç haftadan fazla süre geçtiğini hatırlatarak, mevcut durumun siyasi liderlerin “hayal edilebilir” bulduğu tüm eşikleri geride bıraktığını vurguladı.
Guterres, askeri hareketliliğin sadece bölge halklarını değil, tüm dünya ekonomisini rayından çıkarabilecek bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. ABD ve İsrail’e seslenerek askeri operasyonların derhal durdurulması gerektiğini ifade eden Genel Sekreter, sivil kayıplarının ve insani ıstırabın telafisi güç bir noktaya ulaştığını altını çizerek hatırlattı. İran yönetimine yönelik mesajında ise komşu ülkelere karşı gerçekleştirilen saldırıların kabul edilemez olduğunu söyleyen Guterres, BM Güvenlik Konseyi’nin bu eylemleri kınadığını ve bölgesel gerilimin düşürülmesi için İran’ın askeri hamlelerine son vermesi gerektiğini kaydetti.
Krizin Lübnan ayağına da dikkat çeken Guterres, Hizbullah’ın saldırılarını, İsrail’in ise sivil halka büyük zarar veren Lübnan operasyonlarını durdurması çağrısında bulundu. “Gazze’deki trajik modelin Lübnan’da tekrarlanmaması gerektiğini” vurgulayan Genel Sekreter, kalıcı barışın tek çıkış yolunun uluslararası hukuka saygı ve diplomasi olduğunu savundu.
Finans Hattı Yorum:
BM Genel Sekreteri Guterres’in “küresel ekonomik şok” ifadesini kullanması, finansal piyasalar için en üst düzey “kırmızı alarm” niteliğindedir. Bu uyarı, savaşın sadece bölgesel bir çatışma olmaktan çıkıp, küresel ticaret yollarını, enerji arzını ve finansal istikrarı kalıcı olarak bozma aşamasına geldiğini teyit etmektedir. Üç haftadır süren operasyonların bir barış takvimine bağlanamamış olması, piyasalardaki “belirsizlik primini” en üst seviyeye taşımıştır.
Ekonomik açıdan en büyük tehdit, Guterres’in de işaret ettiği üzere, küresel bir arz şokudur. Orta Doğu’daki çatışmanın Hürmüz Boğazı ve Süveyş Kanalı gibi kritik lojistik geçişleri tehdit etmesi, petrol fiyatlarında yaşanabilecek parabolik bir yükselişin (150 dolar senaryosu) pimini çekebilir. Bu durum, dünya genelinde zaten kırılgan olan dezenflasyon sürecini tersine çevirerek merkez bankalarını yeniden “şahin” politikalara zorlayabilir. Guterres’in Lübnan için yaptığı “Gazze modeli tekrarlanmasın” uyarısı ise, savaşın yayılması durumunda İsrail’in kuzeyindeki sanayi bölgeleri ve bölgedeki enerji yataklarının tamamen devre dışı kalabileceği riskini barındırmaktadır.
Yatırımcı perspektifinden bakıldığında; BM’nin bu denli karamsar bir tablo çizmesi, güvenli liman arayışını (altın, ABD tahvilleri, İsviçre frangı) güçlendirecektir. Ancak BM’nin yaptırım gücünün sınırlı olması, piyasaların bu uyarıyı bir “barış müjdesi” olarak değil, “uzun süreli bir kriz” habercisi olarak okumasına neden olmaktadır. Guterres’in diplomatik çözüm vurgusu, piyasada henüz bir karşılık bulmuş değil; bu da önümüzdeki günlerde volatilitenin (oynaklık) artmaya devam edeceğini ve küresel borsalarda “riskten kaçış” (risk-off) modunun baskın kalacağını göstermektedir. Finans Hattı olarak analizimiz; Guterres’in bu uyarısının, büyük güçlerin (G7 ve Çin) devreye girmesi için yapılan son çağrı olduğu ve bu çağrının karşılıksız kalması durumunda küresel ekonomide “stagflasyonist” (durgunluk içinde enflasyon) bir sürecin tetiklenebileceği yönündedir.

