Kara ve Hava Kuvvetleri’nden gelen çifte sözleşme, üretim sorunlarıyla boğuşan havacılık devi için kritik bir finansal can suyu oldu.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), havacılık devi Boeing ile toplam değeri 7 milyar doların üzerinde olan iki kritik sözleşmeye imza attığını duyurdu. Son dönemde ticari uçak kanadında yaşadığı krizlerle gündemde olan şirket, savunma sanayiinden gelen bu dev siparişlerle nefes aldı.
Pentagon’un açıklamasına göre, aslan payını Kara Kuvvetleri oluşturdu. Yaklaşık 4,7 milyar dolarlık sözleşme, yeni nesil Apache AH-64E taarruz helikopterleri, Longbow mürettebat simülatörleri ve ilgili destek ekipmanlarının tedariki için imzalandı.
Hava Kuvvetleri kanadında ise Boeing’e Lot 12 üretim uçakları ve 15 adet KC-46A Pegasus havadan yakıt ikmal tankerinin üretimi için toplamda 2,4 milyar doları aşan ek sözleşmeler verildi. Şirket, geçen yıl da benzer bir paketle 15 tanker için 2,38 milyar dolarlık anlaşma sağlamıştı.
KC-46A programı, geçmişte yabancı cisim kalıntıları, tedarikçi kalite sorunları ve çeşitli üretim hataları nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşamış ve teslimatlarda gecikmeler olmuştu. Ancak 2019’dan bu yana ABD Hava Kuvvetleri’ne 98 adet tanker teslim edilmesi ve geçtiğimiz Ağustos ayında İsrail’in de bu uçaklardan almak için 500 milyon dolarlık planını açıklaması, programa olan güvenin sürdüğünü gösteriyor.
Finans Hattı Yorumu:
Boeing için bu 7 milyar dolarlık sipariş, sadece bir gelir kalemi değil, aynı zamanda bir “güvenoyu” niteliği taşıyor. Ticari havacılık tarafında (737 MAX krizi, grevler ve kalite kontrol sorunları) tarihinin en zorlu dönemlerinden birini geçiren şirket için savunma sanayii, nakit akışını dengeleyen en önemli “çıpa” görevi görüyor. Pentagon’un, geçmişte kalite sorunlarıyla gündeme gelen KC-46A tanker programına sadık kalarak yeni sipariş vermesi, Boeing’in stratejik önemini ve savunma kanadındaki vazgeçilmezliğini teyit ediyor.
Yatırımcılar açısından bu gelişme, şirketin sadece sivil havacılık döngülerine bağlı olmadığını hatırlatması bakımından pozitif. Ancak, sözleşmelerin kârlılığı (sabit fiyatlı kontratların enflasyonist ortamda yarattığı marj baskısı) ve Boeing’in bu siparişleri zamanında, hatasız teslim edip edemeyeceği, hisse performansı üzerindeki ana belirleyici olmaya devam edecektir.

