Borsa İstanbul’da “Mart Sıkışması” Satışla Evrildi: Endeks 60 Günlük Ortalamanın Altında
Jeopolitik risklerin gölgesinde 12.600 – 13.400 bandına sıkışan BİST100, teknik görünümün bozulmasıyla kritik destek seviyelerine yöneldi.
Borsa İstanbul BİST100 endeksi, Mart ayı boyunca yaklaşık 800 puanlık dar bir bantta (12.600 – 13.400) yön arayışını sürdürürken, teknik görünümde kritik bir kırılma yaşandı. Ay başından bu yana orta vadeli trendin “son kalesi” olarak görülen 60 günlük hareketli ortalamanın (HO) üzerinde kalmaya çalışan endeks, jeopolitik gerginliklerin yarattığı belirsizlik dalgasıyla bu seviyenin altına sarktı. Geçtiğimiz haftayı 349 puanlık bir kayıpla kapatan endeks, şu an için 12.900 direncinin altında kalarak 12.600 ana desteğini test etme eğilimine girdi.
Yeni haftada yurt içi piyasaların birincil odağı enflasyon verileri olurken, teknik seviyeler de netleşmiş durumda. Endekste bugün TL bazında 12.710 seviyesi pivot noktası olarak izlenecek. Yukarı yönlü tepkilerde 12.815 – 12.930 – 13.040 dirençleri hedeflenirken; aşağı yönlü baskının sürmesi durumunda 12.590 – 12.485 – 12.370 seviyeleri destek olarak takip edilecek. Dolar bazlı grafikte ise 289,3 direnç ve 284,3 destek seviyeleri piyasanın ana koridorunu oluşturuyor.
Hisse bazlı hareketlerde teknik göstergeler (CCI ve RSI) RALYH, KCHOL, TKFEN ve KTLEV gibi payların “aşırı alım” bölgesinde olduğunu; buna karşın ECILC, ALTNY, EGEEN ve SOKM gibi hisselerin “aşırı satım” bölgesinde tepki alımı beklediğini gösteriyor. İşlem hacmi tarafında ise IZENR, TUPRS ve TKFEN yatırımcı ilgisinin en yoğunlaştığı kağıtlar olarak dikkat çekiyor.
Finans Hattı Yorum:
Borsa İstanbul’daki Mart ayı performansı, teknik analiz literatüründe “karar aşaması” olarak tanımlanan sancılı bir sıkışma sürecine işaret ediyor. Endeksin 60 günlük hareketli ortalamasının (12.900) altına sarkması, orta vadeli “boğa” iştahının ciddi bir yara aldığını ve piyasanın artık savunma moduna geçtiğini kanıtlıyor. 800 puanlık bu dar bant içindeki hareket, aslında piyasanın büyük bir haber katalizörü beklediğini gösteriyordu; ancak jeopolitik gerginliğin “süreç uzaması” şeklinde devam etmesi, beklenen o pozitif kırılmayı negatif yöne çevirmiş durumda.
Finansal perspektiften bakıldığında; KCHOL ve TKFEN gibi devlerin hala “aşırı alım” bölgesinde direnç gösteriyor olması, endeksin düşüşünü bir miktar frenleyen unsurlardır. Ancak hacim artış listesinde TUPRS ve SASA gibi devlerin yer alması, kurumsal yatırımcıların pozisyonlarını yeniden dengelediğini gösteriyor. Özellikle bu hafta açıklanacak olan Mart ayı enflasyon verisi, TCMB’nin faiz politikası ve piyasadaki reel getiri beklentileri açısından “yön tayin edici” olacaktır. Eğer enflasyon verisi beklentilerin üzerinde gelirse, faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı algısı Borsa İstanbul üzerindeki çarpan baskısını artırabilir.
Dolar bazında 284,3 desteği, yabancı yatırımcılar için bir “psikolojik baraj” niteliğindedir. Bu seviyenin altındaki kalıcı kapanışlar, küresel sermayenin riskten kaçışını hızlandırabilir. Yatırımcılar için şu an en rasyonel strateji; 12.900 pivot bölgesi hacimli bir şekilde yukarı yönlü geçilmedikçe, yeni alımlarda temkinli kalmak ve “aşırı satım” bölgesindeki defansif hisselerde kademeli maliyetlenme fırsatlarını izlemek olacaktır. Finans Hattı olarak öngörümüz; jeopolitik sis perdesi dağılmadan ve enflasyon verisiyle makro tablo netleşmeden, piyasadaki bu volatilite ve baskılı seyrin bir süre daha devam edeceği yönündedir.
