Enflasyonun beklenti altı kalmasına rağmen, ABD-İran hattındaki belirsizlik piyasada “temkinli” duruşu ön plana çıkardı.
Borsa İstanbul BİST100 endeksi, geçtiğimiz haftayı 238 puanlık net bir yükselişle kapatmayı başarsa da, haftanın son işlem gününde “hafta sonu riski” fiyatlamasıyla karşı karşıya kaldı. Cuma günü 115 puanlık bir geri çekilme yaşayan endeks, jeopolitik gerginliklerin azalabileceğine dair umutlar ile somut bir barışın henüz tesis edilememesi arasındaki belirsizliğe takıldı. Yurt içinde enflasyon verisinin beklentilerin altında kalması makro tarafta güçlü bir moral sağlasa da, yatırımcılar Orta Doğu eksenli olası bir askeri tırmanış ihtimaline karşı Cuma günü pozisyonlarını daraltmayı tercih etti.
Yeni haftada da ABD-İran arasındaki haber akışları endeksin ana yönünü belirlemeye devam edecek. Teknik açıdan BİST100 endeksinde 12.975 seviyesi pivot (denge) noktası olarak takip edilecek. Bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 13.035 – 13.135 ve 13.195 dirençleri gündeme gelebilir. Olası aşağı yönlü baskılarda ise 12.875 – 12.815 ve 12.715 seviyeleri destek olarak izlenecek. Dolar bazında ise piyasa, 293,5 pivotu üzerinde 297,1 direncine ulaşma çabasını sürdürecek. Hisse bazlı hareketlerde, GESAN, CWENE ve EREGL gibi enerji ve sanayi devleri “aşırı alım” bölgesindeki güçlü duruşlarıyla dikkat çekerken; CCOLA, MPARK ve DOHOL gibi kağıtlar “aşırı satım” bölgesinde tepki alımı potansiyeli barındırıyor.
Finans Hattı Yorum:
Borsa İstanbul’daki mevcut tablo, rasyonel ekonomik veriler ile irrasyonel jeopolitik risklerin çarpıştığı bir “fiyatlama karmaşasına” işaret ediyor. Normal şartlarda, enflasyonun beklentilerin altında gelmesi (dezenflasyon sürecinin teyidi), TCMB’nin faiz indirim alanını genişleteceği için borsada devasa bir ralliyi tetiklemeliydi. Ancak piyasa oyuncularının bu olumlu haberi satıp, Orta Doğu’daki “siyah kuğu” (beklenmedik risk) riskini satın alması, finansal sistemin şu an tamamen hayatta kalma moduna odaklandığını gösteriyor.
Teknik perspektiften, 12.975 pivot seviyesi piyasanın kaderini belirleyecektir. Bu seviyenin üzerindeki kapanışlar, enflasyon verisinin nihayet fiyatlara girmeye başladığının kanıtı olacaktır. Sektörel bazda GESAN ve CWENE gibi enerji şirketlerinin “aşırı alım” bölgesine girmesi, jeopolitik kriz ortamında yerli enerji kaynaklarına ve enerji dönüşümüne verilen stratejik önemin borsaya yansımasıdır. Öte yandan, EREGL tarafındaki hacimli yükseliş, küresel sanayi toparlanmasına dair bir öncü sinyal olarak okunabilir.
Ancak işlem hacmi en çok düşen kağıtlar listesinde THYAO, TUPRS ve ASELSAN gibi lokomotiflerin yer alması, kurumsal yatırımcıların “bekle ve gör” stratejisini en büyük kağıtlarda uyguladığını kanıtlıyor. Bu devlerdeki hacim düşüşü, piyasadaki yükselişin henüz kalıcı bir para girişiyle desteklenmediğini, daha çok tepki alımlarıyla yürüdüğünü fısıldıyor. Finans Hattı olarak analizimiz; bu hafta Trump’ın (TSİ 04:00) yapacağı açıklamaların 13.000 psikolojik sınırının kalıcı olarak aşılıp aşılmayacağını belirleyeceği yönündedir. Yatırımcıların “aşırı satım” bölgesindeki KONTR ve HALKB gibi kağıtlardaki tepki potansiyelini izlerken, nakit dengesini jeopolitik manşetlere göre dinamik tutmaları en sağlıklı yol olacaktır.










