Savaş Stresi Piyasaları Vurdu, Gözler Savunma ve Enerjide
ABD-İran geriliminin sıcak çatışmaya dönüşmesiyle risk iştahı sıfırlanırken, Hürmüz Boğazı ve petrol fiyatları üzerinden küresel enflasyon endişeleri yeniden alevlendi.
Borsa İstanbul’da BİST100 endeksi, zorlu geçen bir dönemi geride bıraktı. Endeks geçtiğimiz haftanın son işlem gününü 161 puan, haftayı 216 puan ve Şubat ayını ise toplamda 120 puanlık düşüşle tamamladı. Ancak asıl sınav yeni haftanın başlangıcında verilecek.
Yeni haftanın ilk işlem gününde piyasaların tek ve en önemli gündem maddesi Orta Doğu’da patlak veren çatışmalar. Hafta sonu ABD ile İran arasındaki gerilimin fiziki boyutlara taşınması ve savaş haberlerinin gelmesiyle birlikte, BİST100 endeksinin yeni güne sert bir negatif başlangıç yapması bekleniyor. Küresel çapta riskli varlıklardan kaçış hızlanırken, yurt içinde regülatörler tarafından atılabilecek olası destek adımlarının bu ilk panik satışlarını sınırlandırma ihtimali bulunuyor.
Krizin makroekonomik boyutu da fiyatlamalara hızla girmeye başlıyor. Olası bir Hürmüz Boğazı’nın kapanma senaryosu, küresel petrol fiyatlarında sert yükselişleri tetikleme potansiyeli taşıyor. Analistler, bu durumun küresel enflasyonu yeniden yukarı itebileceğini ve başta Fed olmak üzere Merkez Bankalarının faiz indirimi alanlarını daraltacağı beklentisinin hisse senedi piyasaları üzerinde ekstra ve ağır bir baskı yaratacağını değerlendiriyor.
Olağanüstü fiyatlamaların yaşanacağı bugün özelinde klasik destek ve direnç seviyelerinin sağlıklı çalışmayacağı öngörülüyor. Sektörel bazda ciddi ayrışmalar beklenirken; artan jeopolitik tansiyonun savunma sanayi ve kısmi enerji paylarında pozitif ayrışma, buna karşılık havacılık ve bankacılık sektörlerinde ise negatif ayrışma yaratmasına kesin gözüyle bakılıyor. Teknik olarak büyük resimde endeksin 60 günlük hareketli ortalaması ise 12.885 seviyesinde bulunuyor.
| Destek Seviyeleri | Direnç Seviyeleri |
| 13.620 | 13.830 |
| 13.512 | 13.918 |
| 13.400 | 14.060 |
Finans Hattı Yorumu:
Borsa İstanbul ve küresel piyasalar, uzun zamandır korkulan “en kötü senaryo” ile yüzleşiyor. ABD ve İran arasındaki sıcak çatışma, piyasalardaki tüm temel analizleri ve teknik beklentileri bir anda rafa kaldırdı. Savaş gibi olağanüstü şok durumlarında piyasalar ilk reaksiyon olarak “önce sat, sonra düşün” stratejisini uygular. Bu nedenle bugün tabloda verilen teknik seviyelerin, desteklerin veya dirençlerin bir anlam ifade etmeyeceği; tamamen manşetlere, haber akışına ve yatırımcı psikolojisine (paniğe) dayalı bir piyasa izleyeceğiz.
Asıl tehlike sadece sıcak çatışma değil, olayın tetikleyeceği makroekonomik zincirleme reaksiyondur. Hürmüz Boğazı’nın tehlikeye girmesi riski, petrol fiyatları üzerinden tüm küresel dezenflasyon sürecini altüst edebilir. Piyasaların aylardır ralli yapmasına neden olan “Merkez Bankaları faiz indirecek” beklentisi, yerini “enflasyon yeniden patlayacak, faizler yüksek kalacak” kabusuna bırakırsa, hisse senetlerindeki satış baskısı kalıcı ve derin bir trende dönüşebilir.
Bugün hayatta kalmanın ve portföyü korumanın anahtarı sektörel rotasyon olacak. Havacılık (artan jet yakıtı maliyetleri ve düşen seyahat güvenliği nedeniyle) ve bankacılık (artan ülke risk primi/CDS nedeniyle) ilk satış yiyecek ve en ağır darbeyi alacak sektörlerin başında geliyor. Buna karşılık savunma sanayi şirketleri ve petrol fiyatlarındaki yükselişten fayda sağlayacak enerji şirketleri portföylerde defansif bir kalkan görevi görebilir. Yatırımcıların bu kaos ve panik ortamında kredili işlemlerden kesinlikle uzak durması, “düşen bıçağı tutmaya” çalışmaması ve nakit pozisyonlarını koruyarak suların durulmasını beklemesi en rasyonel yaklaşım olacaktır.
