Trump’ın İran açıklamalarıyla küresel risk iştahı artarken, yurt içinde işsizlik verilerindeki iyileşme piyasayı destekledi.
Borsa İstanbul’da BİST100 endeksi, küresel piyasalardaki pozitif rüzgarları arkasına alarak günü yüzde 0,26 değer kazancıyla 12.963,87 puandan tamamladı. Gün boyu alıcılı bir seyir izleyen endeks, önceki kapanışa göre 33,71 puan artış kaydederken, toplam işlem hacmi 167,6 milyar lira seviyesinde gerçekleşti. Bankacılık endeksinin yüzde 0,94, holding endeksinin ise yüzde 1,04 yükseldiği günde, sektörel bazda en güçlü performans yüzde 2,89 artışla ticaret grubundan geldi. Öte yandan, petrol fiyatlarındaki geri çekilmenin etkisiyle petrol, kimya ve plastik sektörü yüzde 2,30 kayıpla günün en çok düşen grubu oldu.
Piyasalardaki bu iyimserliğin ana kaynağı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu’daki gerilimi bitirmeye yönelik “müzakereler sürüyor” mesajları oldu. Bölgedeki tansiyonun düşebileceğine dair artan umutlar, küresel risk iştahını tetikleyerek Avrupa ve ABD borsalarında rallilere neden olurken, Borsa İstanbul da bu pozitif havaya eşlik etti. Yurt içinde ise makroekonomik cepheden gelen veriler moralleri yükseltti; Türkiye’de işsizlik oranı 2025 yılında 0,4 puan azalarak yüzde 8,3 seviyesine geriledi. Analistler, teknik açıdan endekste 13.100 ve 13.200 seviyelerinin direnç, 12.800 ve 12.700 puanın ise destek konumunda olduğunu vurguluyor.
Finans Hattı Yorum:
Borsa İstanbul’un günü 13.000 puan sınırında kapatması, jeopolitik manşetlerin piyasa üzerindeki baskısının yerini temkinli bir “beklentiyi satın alma” stratejisine bıraktığını gösteriyor. Trump’ın İran ile müzakere masasında olunduğuna dair söylemleri, özellikle risk primini (CDS) düşürürken, bankacılık ve holding gibi endeks lokomotiflerine taze para girişini tetikledi. Ticaret sektörünün %2,89 ile pozitif ayrışması, azalan savaş riskinin iç tüketim ve perakende üzerindeki olumlu yansıması olarak okunabilir. Buna karşın, petrol ve kimya sektöründeki sert satışlar, küresel petrol fiyatlarının (Brent) 100 doların altına sarkmasıyla doğrudan ilintilidir; zira düşen petrol fiyatları bu sektördeki stok karlarını ve marj beklentilerini kısa vadede baskılamaktadır.
Makroekonomik tarafta işsizlik oranının %8,3’e gerilemesi, Türkiye ekonomisinin yüksek faiz ortamına rağmen istihdam yaratma kapasitesini koruduğuna dair önemli bir veridir. Ancak Uluslararası Yatırım Pozisyonu’nun (UYP) eksi 345,2 milyar dolar seviyesindeki seyri, Türkiye’nin dış yükümlülüklerindeki kırılganlığın devam ettiğini ve kalıcı bir ralli için daha fazla doğrudan yabancı sermaye (FDI) girişine ihtiyaç duyulduğunu kanıtlıyor.
Finans Hattı olarak analizimiz; BİST100’ün 13.000 psikolojik eşiğini aşabilmesi için ABD-İran hattından gelecek somut bir ateşkes belgesine veya 15 maddelik planın resmen kabulüne ihtiyaç duyduğu yönündedir. Yarın açıklanacak olan yurt içi para ve banka istatistikleri, yerli yatırımcının dövizden TL varlıklara geçiş hızını ölçmek adına kritik olacaktır. Teknik olarak 12.800 desteği üzerinde kalındığı sürece, hedefin 13.500 ana direnci olduğu söylenebilir; ancak petrol fiyatlarındaki oynaklık ve Trump’ın her an değişebilen retoriği, yatırımcıların stop-loss (zarar kes) seviyelerini sıkı tutmasını gerektiren bir “camdan köprü” piyasası yaratmaktadır.
