Hedef 2026 Sonu: Daha Hızlı Nakit, Daha Az Risk, Küresel Piyasalarla Tam Uyum
Borsa İstanbul, Türk sermaye piyasalarının verimliliğini ve küresel rekabet gücünü artıracak tarihi bir adım için yol haritasını açıkladı. ABD’nin ardından Avrupa’nın da geçmeye hazırlandığı daha hızlı takas döngüsüne uyum sağlamak amacıyla, pay piyasasında “T+1” (İşlem + 1 Gün) takas sistemine geçiş için tüm hazırlıkların 31 Aralık 2026 tarihine kadar tamamlanması hedefleniyor.
Borsa İstanbul’dan yapılan açıklamaya göre, bu stratejik dönüşümün temel amaçları şunlar:
İşlem Sonrası Riskleri Azaltmak: Takas süresinin kısalması, karşı taraf riskini ve piyasadaki genel sistemik riski düşürecek.
İşlem Maliyetlerini Düşürmek: Daha hızlı sermaye dönüşü, yatırımcılar ve aracı kurumlar için daha az teminat ihtiyacı ve daha düşük maliyet anlamına gelecek.
Uluslararası Standartlara Uyum: Küresel finans piyasalarıyla aynı takas döngüsünde olmak, yabancı yatırımcıların Türk piyasalarına erişimini kolaylaştıracak ve entegrasyonu artıracak.
Yol Haritası Belli Oldu
Borsa İstanbul, bu önemli geçiş sürecini tüm paydaşlarla (aracı kurumlar, bankalar, saklama kuruluşları vb.) iş birliği içinde ve planlı bir şekilde yürütecek. Bu kapsamda, 5 Ocak 2026 tarihinden itibaren, tüm sistemlerin yeni yapıya uyumunu test etmek amacıyla uçtan uca test ortamları faaliyete geçirilecek. Tüm piyasa üyelerinin bu test sürecine aktif katılımı, geçişin sorunsuz bir şekilde tamamlanması için kritik önem taşıyor.
Açıklamada, “Bu süreç, yalnızca teknik bir dönüşüm değil, aynı zamanda sermaye piyasamızın uluslararası standartlara uyumunu güçlendiren stratejik bir adımdır. Başarıyla tamamlanması, piyasamıza güvenilirliği ve yatırımcı ilgisini artıracaktır,” denildi.
Finans Hattı Yorum:
Borsa İstanbul’un T+1’e geçiş kararı, görünürde teknik bir altyapı değişikliği olsa da, aslında Türk sermaye piyasalarının geleceği için atılmış devrim niteliğinde bir adımdır. Bu değişimin piyasa ve yatırımcılar için anlamı şudur:
1. Yatırımcı İçin Anlamı: “Paran Bir Gün Önce Cebinde”
Bu değişikliğin bireysel yatırımcı için en somut ve en basit anlamı budur. Mevcut T+2 sisteminde, bugün sattığınız bir hissenin parası hesabınıza iki iş günü sonra geçer. T+1 sistemine geçildiğinde ise bu süre sadece bir iş gününe inecek. Bu durum;
Nakit Akışını Hızlandırır: Yatırımcılar, sattıkları hissenin parasıyla daha hızlı bir şekilde yeni bir yatırım yapabilir veya nakit ihtiyaçlarını karşılayabilirler.
Sermaye Verimliliğini Artırır: Paranın daha kısa süre takasta beklemesi, sermayenin daha verimli kullanılması anlamına gelir.
2. Piyasalar İçin Anlamı: Daha Az Risk, Daha Fazla Güven
Takas süresinin bir gün kısalması, o bir günlük sürede piyasada oluşabilecek beklenmedik bir olaya (bir aracı kurumun batması, büyük bir piyasa şoku vb.) karşı karşı taraf riskini (counterparty risk) yarı yarıya azaltır. Daha az risk, daha güvenli bir piyasa demektir. Bu durum, özellikle büyük kurumsal ve yabancı yatırımcıların Türk piyasalarına olan güvenini artıracak ve sermaye girişini teşvik edebilecek en önemli yapısal reformlardan biridir.
3. “Küresel Lige” Uyum Zorunluluğu:
ABD’nin T+1’e geçmesi ve Avrupa’nın da bu yolda ilerlemesiyle, bu artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline gelmiştir. Küresel sermayenin sorunsuz bir şekilde akabilmesi için, tüm büyük piyasaların aynı dili konuşması ve aynı kurallarla çalışması gerekir. Borsa İstanbul’un bu adımı, Türk piyasalarının bu küresel entegrasyonun dışında kalmayacağını ve uluslararası sermaye için cazip bir merkez olma hedefini koruduğunu gösteren güçlü bir irade beyanıdır.
4. Zorlu Bir Teknik Süreç:
Bu geçiş, Borsa İstanbul, Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu ve yüzlerce aracı kurumun teknolojik altyapılarında, yazılımlarında ve operasyonel süreçlerinde köklü değişiklikler yapılmasını gerektiren, son derece karmaşık ve zorlu bir projedir. Borsa’nın 2026 sonuna kadar bir takvim belirlemesi ve test sürecini bir yıl önceden başlatması, bu sürecin ne kadar titizlikle ve ciddiyetle yönetildiğini göstermektedir.