BİST 100 endeksi yüzde 3,28 gerilerken, bankacılık ve sanayi hisselerindeki kayıplar derinleşti. Altın, dolar ve avro ise haftayı yükselişle tamamladı.
Borsa İstanbul’da BİST 100 endeksi, satış baskısı altında geçen bir haftayı daha geride bıraktı. Hem küresel hem de yurt içi gündemdeki gelişmelerin etkisiyle yönünü aşağı çeviren endeks, haftayı yüzde 3,28 oranında değer kaybıyla 10 bin 565,74 puandan tamamladı. Hafta içinde volatil bir seyir izleyen endeks, en düşük 10 bin 373,75, en yüksek ise 11 bin 044,47 puan seviyelerini gördü.
Satışlar endeksin geneline yayılırken, ana sektör endekslerinde de sert düşüşler yaşandı. Geçen hafta bankacılık endeksi yüzde 3,85, sanayi endeksi yüzde 3,89 ve holding endeksi de yüzde 3,66 oranında değer kaybetti.
Hisse senedi piyasasında yaşanan bu negatif ayrışmaya karşın, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü varlıklarda yükseliş hakimdi. 24 ayar külçe altının gram fiyatı haftayı yüzde 1,69 artışla 5 bin 519 liradan kapattı. Doların satış fiyatı yüzde 0,28 artarak 42,3320 liraya, avronun satış fiyatı ise yüzde 0,80 yükselerek 49,3040 liraya ulaştı. İsviçre frangı ise haftayı yüzde 2,17’lik kazançla tamamladı.
Finans Hattı Yorumu:
Geçen haftanın piyasa özeti, yatırımcı psikolojisindeki değişimi ve artan risk algısını net bir şekilde ortaya koyuyor. Hisse senedi piyasasındaki sert ve genele yayılan satışlar ile altın ve döviz gibi güvenli liman varlıklarındaki eş zamanlı yükseliş, klasik bir “riskten kaçış” (risk-off) senaryosudur. Bu tablo, yatırımcıların belirsizlik ortamında hisse senedi gibi riskli varlıklardan çıkarak, servetlerini korumak amacıyla daha güvenli olarak algılanan enstrümanlara yöneldiğini gösteriyor.
Satışların sadece belirli bir sektörde yoğunlaşmayıp, bankacılık, sanayi ve holding gibi endeksin bel kemiği olan tüm ana sektörlere yayılması, sorunun sektörel değil, piyasanın geneline yönelik bir güven azalmasından kaynaklandığına işaret ediyor. Küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve yurt içindeki siyasi/ekonomik gündem, bu risk iştahındaki düşüşün ana tetikleyicileri olarak öne çıkıyor.
Bu ortamda altının ve güçlü para birimlerinin (dolar, avro, İsviçre frangı) yükselmesi son derece doğal bir reflekstir. Altın, bu tür belirsizlik dönemlerinde tarihsel “güvenli liman” rolünü oynarken, dövizdeki artış ise yatırımcıların hem küresel risklere hem de TL’deki potansiyel değer kaybına karşı bir “korunma” (hedge) arayışında olduğunu gösteriyor. Piyasaların önümüzdeki hafta yönünü bulabilmesi için bu belirsizlik bulutunun dağılmasını sağlayacak yeni bir pozitif hikayeye veya katalizöre ihtiyacı olacaktır. Aksi takdirde, yatırımcıların temkinli duruşunu koruması ve güvenli limanlara olan talebin devam etmesi beklenebilir.

