2026 sonunda üretim hedefleyen Çinli devin arazisinde henüz şantiye kurulmadı; kârlılıktaki %33’lük düşüş “yatırım askıda mı?” sorularını gündeme getirdi.
Manisa’da 1 milyar dolarlık dev yatırımla elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil fabrikası kurmayı taahhüt eden Çinli otomotiv devi BYD cephesinde, sahadaki sessizlik endişe yaratıyor. Manisa’nın Yunusemre ilçesi Akgedik bölgesinde şirket için tahsis edilen ve yaklaşık 1,6 milyon metrekare büyüklüğündeki arazide şu ana kadar şantiye kurulumu, temel kazısı veya herhangi bir dikey inşaat faaliyetinin başlamadığı görüldü.
Geçtiğimiz yıl büyük umutlarla imzalanan anlaşmaya göre BYD; yıllık 150 bin araç üretim kapasiteli bir tesis ve Ar-Ge merkezi kurarak, 2026 yılı sonuna kadar üretime başlamayı hedefliyordu. Doğrudan 5 bin kişiye, yan sanayi ile birlikte ise 20 bine yakın kişiye istihdam sağlaması beklenen projenin, Türkiye’yi BYD’nin Avrupa pazarına yönelik ihracat üssü yapması planlanıyordu.
Ancak proje sahasındaki durgunluk ve hemen yan parselde yerli bir makine kalıp firmasının inşaatının hızla devam etmesi tezat oluşturuyor. Bu durum kamuoyunda “Çinli firma Türkiye’yi oyalıyor mu?” tartışmalarını alevlendirdi. Endişeleri besleyen bir diğer kritik veri ise şirketin mali tablolarından geldi. BYD’nin 2025 yılı net kârının, 2024 yılına göre yüzde 33 oranında gerilediği belirtiliyor. Finansal performanstaki bu düşüşün, şirketin denizaşırı yatırım iştahını frenlemiş olabileceği konuşuluyor.
Finans Hattı Yorumu:
BYD’nin Manisa arazisindeki sessizliği, sadece bürokratik bir gecikmeden ziyade, küresel otomotiv piyasasındaki stratejik bir bekle-gör politikasının yansıması olabilir. Bir otomobil fabrikasının inşaatından üretime geçmesi, en iyimser senaryoda bile 18-24 aylık bir süreç gerektirir. 2026 sonu hedefinin tutturulması için şu an sahadaki iş makinelerinin harıl harıl çalışıyor olması gerekirdi. Mevcut durum, takvimin sarkmasının neredeyse kesinleştiğini gösteriyor.
Şirketin kârlılığındaki %33’lük düşüş ise kritik bir sinyal. Çinli üreticiler, küresel pazar payı kapmak için agresif bir fiyat kırma politikası izliyorlardı. Ancak kârlılıktaki bu erime, bu stratejinin sürdürülebilirliğinin zorlaştığını ve şirketin nakit akışını korumak adına büyük CAPEX (sermaye harcaması) yatırımlarını öteleme yoluna gidebileceğini düşündürüyor. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin Çinli elektrikli araçlara yönelik tarife ve regülasyon baskılarının artması, BYD’nin Türkiye üzerinden Avrupa’ya açılma denklemini yeniden hesaplamasına neden olmuş olabilir. Yatırımcılar ve ekonomi yönetimi için bu sessizlik, projenin akıbeti konusunda “kırmızı alarm” seviyesine yaklaşmaktadır.

