Altın ve enerji hariç cari fazla 7 milyar doları aşarken, hizmetler dengesinden gelen 7,6 milyar dolarlık net giriş bilançoyu pozitife taşıdı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ekim 2025 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Verilere göre, Türkiye ekonomisinin dış dengesinde toparlanma eğilimi sürüyor. Cari işlemler hesabı, Ekim ayında 457 milyon ABD doları fazla verdi. Enerji ve altın ticareti hariç tutulduğunda hesaplanan çekirdek cari fazla ise 7 milyar 28 milyon dolar gibi yüksek bir seviyede gerçekleşti.
Yıllıklandırılmış bazda bakıldığında cari açık yaklaşık 22 milyar ABD doları seviyesine geriledi. Ekim ayındaki bu pozitif tabloda aslan payı hizmetler sektörünün oldu. Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 7 milyar 588 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bu kalemin altında yer alan seyahat (turizm) gelirleri 5 milyar 860 milyon dolar ile bilançoyu sırtladı. Taşımacılık gelirleri ise 2,46 milyar dolar katkı sağladı.
Finans hesabı tarafında ise sermaye hareketlerinde çıkış yönlü bir seyir izlendi. Ekim ayında portföy yatırımlarında 1 milyar 23 milyon dolarlık net çıkış yaşandı. Yurt dışı yerleşikler hisse senedi piyasasında 44 milyon dolar, devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) piyasasında ise 98 milyon dolar net satış gerçekleştirdi.
Doğrudan yatırımlarda da 838 milyon dolarlık net çıkış kaydedildi. Bu dönemde Merkez Bankası’nın resmi rezervlerinde 1 milyar 610 milyon dolarlık net azalış gözlendi.
Finans Hattı Yorumu:
Ekim ayı ödemeler dengesi verileri, Türkiye’nin “cari dengeyi sürdürülebilir bir zemine oturtma” hedefine doğru ilerlediğini teyit ediyor. Turizm sezonunun sonuna gelinmesine rağmen cari fazla verilmesi ve yıllık açığın 22 milyar dolara inmesi, makroekonomik istikrar açısından oldukça pozitif bir sinyal. Altın ve enerji hariç 7 milyar dolarlık fazla, ekonominin yapısal olarak döviz üretme kapasitesinin korunduğunu gösteriyor.
Ancak finansman kalitesi tarafında bazı uyarı işaretleri mevcut. Portföy yatırımlarından (sıcak para) çıkış yaşanması ve rezervlerin 1,6 milyar dolar erimesi, Ekim ayında küresel risk iştahındaki dalgalanmanın Türkiye’ye yansıması olarak okunabilir. Ayrıca doğrudan yatırımlarda “net çıkış” görülmesi, yani yabancıların gelişinden çok yerli sermayenin dışarıya yatırım yapması, uzun vadeli sermaye hareketleri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir trend. Kış aylarında enerji faturasının artmasıyla cari dengenin yeniden eksiye dönmesi beklense de, yıllık açığın yönetilebilir seviyelerde kalması, kur üzerindeki baskıyı hafifletici bir unsur olmaya devam edecektir.

